Son olarak yapay zekâ güvenliği araştırmacısı Mrinank Sharma, görevinden ayrıldığını sosyal medya üzerinden duyurarak “dünya tehlikede” uyarısında bulundu. Sharma, tehdidin yalnızca yapay zekâdan değil, biyolojik silahlar ve birbiriyle bağlantılı küresel krizlerden kaynaklandığını belirtti. Araştırmacı, teknolojik kapasitenin insanlığın bilgelik seviyesini aşma riski taşıdığını ifade etti.
Aynı hafta içinde bir diğer dikkat çeken istifa ise OpenAI araştırmacısı Zoe Hitzig’den geldi. Hitzig, yayımlanan yazısında, ChatGPT’ye reklam entegre edilmesi planlarına derin çekinceler duyduğunu açıkladı. Kullanıcıların sohbet botlarına son derece kişisel bilgiler verdiğini hatırlatan Hitzig, bu verilerin reklamcılıkta kullanılmasının manipülasyon riskini artırabileceği uyarısında bulundu.
Öte yandan, Elon Musk’ın yapay zekâ şirketi xAI’de de iki kurucu ortak ve çok sayıda çalışan görevinden ayrıldı. Şirketin geliştirdiği Grok sohbet botu, rızası olmayan kadın ve çocuklara ait cinselleştirilmiş görseller üretebilmesi nedeniyle küresel tepki çekmişti. Şirket, sistemde önemli değişiklikler yapıldığını açıkladı.
Uzmanlara göre bu ayrılıklar tek bir nedene dayanmıyor. Kimi araştırmacılar etik değerler, kimi veri güvenliği, kimi ise şirket içi yeniden yapılanmalar nedeniyle görevlerinden ayrılıyor. Ancak tüm vakalar, yapay zekânın hızla büyümesinin yarattığı baskı ve tartışmaların arttığına işaret ediyor.
“Yapay zekânın vaadi büyük olduğu kadar riski de büyük.” diyen bilim iletişimcisi Liv Boeree, teknolojiyi biyoteknolojiye benzeterek hem tıbbi atılımlar hem de tehlikeli patojen üretimi gibi çift kullanımlı risklere dikkat çekti.
Son dönemde yapay zekâ; deepfake dolandırıcılıkları, siber saldırılar, intihara teşvik eden sohbet botları ve askerî kullanım iddialarıyla da gündeme geliyor. Uzmanlar, özellikle “süper zekâ” seviyesine ulaşabilecek sistemlerin kontrolünün zorlaşabileceği uyarısında bulunuyor.
Ekonomik etkiler de tartışma konusu. Microsoft AI CEO’su Mustafa Süleyman, beyaz yaka işlerin büyük bölümünün 12–18 ay içinde otomasyonla yapılabileceğini öne sürdü. Raporlara göre gelişmiş ekonomilerde işlerin yaklaşık yüzde 60’ı yapay zekâdan etkilenme riski taşıyor.
Buna karşın düzenlemelerin teknoloji hızına yetişemediği belirtiliyor. Avrupa Birliği’nin geliştirdiği AI Act gibi girişimler küresel ölçekte henüz sınırlı kalırken, uzmanlar hükümetlerin iş gücünü dönüşüme hazırlaması ve daha güçlü denetim mekanizmaları kurması gerektiğini vurguluyor.
Cambridge Üniversitesi’nden Dr. Henry Shevlin’e göre, yapay zekâ şirketlerinden ayrılıklar yeni değil; ancak teknolojinin etkisi büyüdükçe bu ayrılıklar daha fazla dikkat çekiyor ve sektör içinde hararetli etik tartışmaları körüklüyor. (İLKHA)