Günümüzde akıllı telefonların yatak odasında giderek daha fazla yer kaplaması, evlilik ilişkileri üzerindeki etkileriyle ilgili tartışmaları da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, uyku öncesi ekran kullanımının sadece uyku düzenini değil, çiftler arasındaki duygusal bağı da zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
Uyku uzmanlarına göre özellikle akşam saatlerinde ekranlardan yayılan mavi ışık, biyolojik saati etkileyerek uyku hormonu melatonin salgısını baskılıyor. Bu durum uykuya dalmayı geciktirirken, ertesi gün yorgunluk ve dikkat dağınıklığına yol açabiliyor. Uzmanlar, bu tablonun zamanla ruh hali değişimlerine ve eşler arası iletişimde zayıflamaya neden olabileceğini belirtiyor.
Psikiyatri uzmanları ise kısa video içeriklerinin (Reels gibi) beynin sürekli yüksek uyarana alışmasına yol açtığını, bunun da uzun süreli dikkat gerektiren konuşmalarda odaklanmayı zorlaştırdığını ifade ediyor. Bu durumun, çiftlerin fiziksel olarak aynı ortamda olsalar bile zihinsel olarak birbirlerinden uzaklaşmalarına neden olabileceği değerlendiriliyor.
Araştırmalar ayrıca, uyku düzeninin bozulmasının hormonal dengeyi de etkileyebileceğini ortaya koyuyor. Özellikle erkeklerde testosteron seviyesinin uyku eksikliğiyle birlikte düşebildiği ve bunun genel yaşam kalitesinin yanı sıra ilişki dinamiklerine de yansıyabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, çözüm için teknolojiden tamamen uzaklaşmak yerine kullanımın sınırlandırılmasını öneriyor. Yatmadan en az bir saat önce telefon kullanımının bırakılması, yatak odasında ekran kullanımının azaltılması ve çiftlerin günlük olarak telefonsuz iletişim zamanları oluşturması tavsiye ediliyor.
Genel değerlendirmeye göre, evlilik ilişkilerinde temel unsur yalnızca duygusal bağ değil aynı zamanda karşılıklı dikkat, iletişim ve 'anlık dijital dikkat dağıtıcılarından uzak kalabilme' becerisi olarak öne çıkıyor. (İLKHA)