Röportaj

ZMO Başkanı Doğan: Hunharca tükettiğimiz hayat kaynağı toprağı korumak zorundayız

Ziraat Mühendisleri Odası Batman Şube Başkanı Ebubekir Doğan, toprağın ekosistemin ve insan yaşamının temelini oluşturduğunu belirterek, yaşamın yüzde 95'inin toprağa bağlı olmasına rağmen bu hayati kaynağın hunharca ve bilinçsizce tüketildiğine dikkat çekerek korunması çağrısında bulundu.

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Batman Şube Başkanı Ebubekir Doğan, toprağın ekosistemdeki rolü ve insan yaşamı üzerindeki hayati etkilerine ilişkin İLKHA muhabirine önemli değerlendirmelerde bulundu.

Ziraat Mühendisleri Odası Batman Şube Başkanı Ebubekir Doğan

Toprağın yaşam için vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurgulayan Doğan, "Şimdi, toprak çok önemli bir faktördür. Her şeyin başında topraksız bir yaşam, bir dünya düşünülmesi söz konusu değildir. Nasıl ki omurgası olan bir canlının yüzeyindeki, yani o kemiklerin, omurganın üzerindeki deri, omurgayı tamamen kaplayıp bütün yaşamsal faaliyetlerin o deri içerisindeki damarlarda meydana gelmesini sağlıyorsa; toprak da dünya için, yaşam için, insanlık ve bütün canlılar için öyle bir fonksiyona sahiptir." dedi.

"Yaşamsal fonksiyonların merkezi ilk 15–20 santimetredir"

Toprağın özellikle yer kabuğunun üst katmanlarında yoğun bir yaşam döngüsüne ev sahipliği yaptığını belirten Doğan, "Yani yer kabuğunun özellikle ilk 15–20 santimetresi içerisinde bütün yaşamsal fonksiyonların etkileştiği, gerçekleştiği bir materyaldir. Toprak aslında canlıdır; yani milyonlarca, belki diyeceğimiz milyarlarca biyolojik, mikrobiyal faaliyetin devam ettiği ve bunun esasında atmosferin, dünyadaki ekolojinin, ekosistemin varlığının, döngüsünün gerçekleştirildiği, dönüştürüldüğü bir materyaldir." ifadelerini kullandı.

"Bütün canlı yaşamının temeli topraktadır"

Toprağın yalnızca bitkiler için değil, tüm canlı yaşamı için temel bir kaynak olduğunu söyleyen Doğan, şunları kaydetti:

"Yani diyebiliriz ki yaşam fonksiyonunun; yeryüzündeki bütün yaşam fonksiyonunun; işte ekosistemin, ekolojinin, ormanların, mikroorganizmaların, belki tek hücrelilerin, alglerin tamamının yaşamsal faaliyetinin dönüştüğü ve bizim de dahil olmak üzere yüksek boylu ve yürüyen, hareket eden bütün canlıların esasında temelini teşkil eden yaşam kaynağının temeli toprağın içerisinde, toprak ekosisteminde gerçekleştiği bir yerdir. Dolayısıyla toprak bizim için bu kadar önemlidir."

"Hayati elementlerin döngüsü toprakta gerçekleşiyor"

Toprağın, yaşamsal öneme sahip elementlerin dönüşüm merkezi olduğunu ifade eden Doğan, özellikle azotun altını çizerek şöyle konuştu:

"Yaşamsal fonksiyonlara sahip olan özellikle fosfor, kalsiyum, azot gibi –hele hele azot gibi– yaşamsal döngüye çok büyük oranda etki eden bir elementin yine toprakta dönüştüğünü; toprağın içinde çeşitli mikrobiyal faaliyetler sonucunda yarayışlı hale geldiğini, hem bitkiler için hem insanlar için mutlak derecede önemli olan böyle bir elementin de yine toprak içerisinde yaşandığını biliyoruz."

"Organik ve kimyasal maddeler toprakta dönüşüyor"

Toprağın aynı zamanda organik maddelerin ve zararlı kimyasalların dönüşümünde de kritik bir rol üstlendiğini dile getiren Doğan, şu değerlendirmede bulundu:

"Şimdi organik olarak biyo-genetik kaynaklı; işte bitkiler, canlıların ölmesi ve sonrasından yine toprak içerisindeki mikroorganizmalar tarafından dönüştürülmesinden sonra bunların yine insan beslenmesi, insan hayatı için yarayışlı hale getirildiği; özellikle kimyasalların, kimyasal atıkların, toksik ve pestisit gibi insan sağlığına zararlı olan birçok maddenin yine toprakta ayrışarak insanlara, canlılara yarayışlı hale geldiğini biliyoruz."

"Ekonomik ve doğal zenginliklerin kaynağı toprak"

Toprağın yalnızca ekolojik değil, ekonomik açıdan da vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Doğan, "Dolayısıyla toprak bu derece önemlidir. Tabii organik, inorganik olarak çeşitli madenler, elementler; bunlar yine dönüşüm halinde insan hayatında ve canlılar hayatında son derece önemlidir. Aynı şekilde biz ekonomik olarak yine topraktan istediğimiz gibi faydalanabiliyoruz." dedi.

"Toprağın kıymetini bilmiyoruz"

Toprağa yeterince sahip çıkılmadığını belirten Doğan, mevcut durumu eleştirerek şunları söyledi:

"Ama maalesef ki biz bu toprağa, o kadar faydalanmamıza rağmen –yani yaşam şeklimizin, yeryüzündeki canlıların yaşam şeklinin neredeyse yüzde 95’inin toprağa bağlı olması ve topraktan kaynaklı olarak yaşamsal fonksiyonunun döngüsünü döndürmesine rağmen– biz onun kıymetini bilmiyoruz. Maalesef çok hunharca, çok usulsüzce biz toprağı heba etmekten kaçınmıyoruz."

"Toprak gelecek nesillerin mirasıdır"

Toprağın korunmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Doğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Bu noktada işte toprağın korunmasının bu kadar önemli olduğunu düşünüyoruz. Yine yer altı kaynakların, yer üstü kaynakların, zenginliklerin tamamının yine topraktan geldiğini ve toprakla iştigal sonucunda bunu biz kendi hayatımızda idame ettirmek için yine faydalandığımız yer topraktır.

Atmosferinden tut, belki de uzayda bizim yaşam için mücadele ettiğimiz, çalıştığımız çalışmalarda yine orada bir toprak olgusuna yine ihtiyaç duyacağız. Dolayısıyla toprak; bunun için hem dünya için hem atmosfer için hem de gelecek için; nasıl ki tarihte bize atalarımız miras bırakmışsa, biz de gelecekte çocuklarımıza miras bırakacağımız, belki de bulamayacağımız ve binlerce yılda ancak bir santimetresi oluşabilecek bir materyaldir. Dolayısıyla bizim için çok önemli bir materyaldir." (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }