Ekonomi̇

ZMO Başkanı Doğan: Yüksek rekolteye rağmen çiftçi hak ettiği kazancı elde edemedi

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Batman Şube Başkanı Ebubekir Doğan, bu yıl hububat rekoltesinin yüksek olmasına rağmen açıklanan alım fiyatlarının çiftçinin beklentisini karşılamadığını belirterek, üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği bir fiyat politikası uygulanması gerektiğini söyledi.

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Batman Şube Başkanı Ebubekir Doğan, İLKHA muhabirine yaptığı değerlendirmede, bu yıl Batman'da hububat rekoltesinin uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini ancak açıklanan buğday alım fiyatlarının çiftçinin beklentisini karşılamadığını belirtti.

Doğan, tarım politikalarının uzun vadeli planlarla yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

Ebubekir Doğan, Batman'da kuru tarım yapılan alanlarda hububat hasadının büyük ölçüde tamamlandığını belirterek, bu yıl yağışların etkisiyle verimli bir sezon geçirildiğini söyledi.

Ebubekir Doğan

Doğan 'Bu sene kuru tarım şartlarında, özellikle hububat üretiminde hasat dönemimiz bitti. Çok az bir yerde tek tük kalmış; bugün yarın oralarda da bitecek. Bu sene yeterli ve güzel bir yağış almamız nedeniyle rekolte iyiydi. Batman genelinde buğdayda tahminimize göre aşağı yukarı ortalama 240 bin ton rekolte elde ettik. Bu iyiydi; uzun yılların ortalamasının üzerinde olan bir rekolteydi. Yine arpada 80 bin tona yakın bir rekolte aldık. Aynı şekilde kuru şartlarda bölgede iyi bir ürün olan ve bölgeye has olan kırmızı mercimekte de 30 bin ton civarı bir rekolte elde ettik.' dedi.

'Rekolte çiftçiyi sevindirdi ancak fiyatlar yetersiz kaldı'

Elde edilen yüksek verimin üreticiyi memnun ettiğini ancak açıklanan alım fiyatlarının aynı memnuniyeti oluşturmadığını ifade eden Doğan, şöyle konuştu:

'Bu durum, uzun yılların ortalamasına göre Batman'daki kuru tarım üretiminin üzerinde yer aldı ve bu anlamda çiftçinin yüzünü güldürdü. Yalnız, özellikle buğdayda yıl başından beri açıklanan fiyatlar yetersizdi. Haziran ayında açıklanan fiyatların yetersiz olduğunu o zaman da söylemiştik, yine söylüyoruz. Çünkü 16 bin 750 TL baş fiyat açıklandı. Ancak Toprak Mahsulleri Ofisinde vergiler, kiralar derken bunlar düşünce çiftçinin eline ton başına 14 bin 500 TL kalıyor. Bu da tabii ki çiftçinin tarımsal üretimdeki kâr marjını yeterince elde edememesine yol açıyor. Çiftçinin zarar etmemesinin yanında yeterli kâr da etmesi lazım; çünkü onunla yaşamını idame ettirmesi gerekiyor.'

'Alım fiyatları belirlenirken sektörün tüm paydaşlarının görüşü alınmalı'

Tarım ve Orman Bakanlığının alım fiyatlarını belirlerken sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini de dikkate alması gerektiğini belirten Doğan, şunları söyledi:

'Yetkililerin fiyatları açıklarken buna dikkat etmesi lazım. Özellikle Tarım ve Orman Bakanlığının bu fiyatları oluştururken ve açıklarken sektördeki bütün aktörleri ele alması gerekir. Ziraat odaları, ziraat mühendisleri odaları gibi sivil toplum kuruluşlarının da fikrini aldıktan sonra nasıl bir fiyat verileceğini ve nasıl bir müdahale alım fiyatı açıklanacağını belirtmesi lazım. Bunu tek başına yapmaması gerekir. Dolayısıyla burada çiftçilerin yaşamlarını idame ettirebilmeleri için, yani sadece zarardan kurtulmaları değil, yaşamlarını sürdürebilmeleri için daha farklı bir fiyat verilmesi gerekir. Bütün bu STK'larla danışılarak bir fiyat belirlenmesi gerektiğini düşünüyoruz.'

'Mısır alım fiyatlarında da aynı yaklaşım benimsenmeli'

Batman'da mısır ekimlerinin tamamlandığını ve sulama çalışmalarının sürdüğünü belirten Doğan 'Bu sene mısır ekimlerimiz de yapıldı; şu anda mısır sulaması devam ediyor. Henüz hasat için erken bir dönem. Umarım hububatta gördüğümüz rekolteyi mısırda da görürüz. Çiftçilerimiz için mısır alım fiyatları açıklanırken belirttiğim yolun izlenmesinin uygun olacağını düşünüyoruz. Böylece çiftçinin sesinin ve sorunlarının daha net duyulabileceğine inanıyoruz.' diye konuştu.

'Çiftçinin yaş ortalaması 60'a dayandı, bu ciddi bir tehlikedir'

Türkiye'de tarımla uğraşan nüfusun giderek yaşlandığına dikkat çeken Doğan, mevcut gidişatın kırsal üretim açısından önemli riskler barındırdığını belirterek şunları kaydetti:

'Bugün Türkiye'de çiftçinin yaş ortalaması neredeyse 60'a dayandı. Bu, tarımsal üretim yapan insanlarımızın kırsalda tutulabilmesi adına çalan tehlike çanlarıdır. Yani bir tehlike arz etmektedir. Bu gidişle çiftçiyi kırsalda tutamayız. Dolayısıyla bu noktada tarım politikalarının yeniden değerlendirilmesini ve gözden geçirilmesini talep ediyoruz. Tarımsal üretimin sorunlarının bugünün sorunu olmadığını, yüzyıllık bir süreç olduğunu kabul ediyoruz. Ancak daha uzun vadeli politikalar ve planlarla bu sorunların çözülmesi, çiftçilerimize bu noktada destek olunması gerektiğini düşünüyoruz.' (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }