15 Temmuz Milli İrade Şehit Ali Alıtkan Konferans Salonu'nda düzenlenen programda konuşan Arpaguş, 2011 yılından bu yana Camiler ve Din Görevlileri Haftası'nın belirli bir tema çerçevesinde ihya edildiğini, bu yılki temanın ise 'Cami ve Sosyal Hayat' olduğunu söyledi.

Hafta kapsamında gerçekleştirilecek programlarla camilerin bireysel ve toplumsal hayattaki yerinin yeniden tefekkür edileceğini belirten Arpaguş, Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) örnekliğinden hareketle camilerin temsil ettiği değerlerin günümüz şartlarında hayata taşınmasının yollarının aranacağını ifade etti.

'Camiler birlik, beraberlik, dostluk ve kardeşlik duygularını pekiştiren mekanlardır'

Camilerin inancın en görkemli sembollerinden olduğunu dile getiren Arpaguş, şöyle konuştu:

'Her bir cami, bir ibadet mekânı olmanın yanında, bir istikamet pusulasıdır. Bir tevhit nişanesi ve bir vahdet merkezidir. Birlik, beraberlik, dostluk ve kardeşlik duygularını pekiştiren, gönülleri kaynaştıran ülfet ve muhabbet mekânıdır. Bu yönüyle camiler, sahip oldukları manevi atmosferin de etkisiyle, tarih boyunca sosyalleşmenin en güçlü zemini olmuşlardır.'

'Camiler, birleştirici ve bütünleştirici mekanlardır'

Meteoroloji uyardı: Batı Karadeniz, Marmara ve Güney Ege'de fırtına bekleniyor
Meteoroloji uyardı: Batı Karadeniz, Marmara ve Güney Ege'de fırtına bekleniyor
İçeriği Görüntüle

İslam medeniyetinde toplumsal düzen ve şehirleşmenin mabet merkezli geliştiğine işaret eden Arpaguş, Mescid-i Nebevi ve Medine örneğinden hareketle Müslümanların geçmişten bugüne evlerini camilerin çevresine ve ezan sesinin işitildiği menzillere inşa etmeye gayret ettiğini belirtti.

Camilerin hayatın merkezinde yer aldığını vurgulayan Arpaguş 'Böylece camiler, hayatın tam kalbinde yer alan, tüm sosyal hayatı kuşatan, birleştirici ve bütünleştirici konumlarıyla temayüz etmiş mekanlardır.' dedi.

Camilerin çevresindeki arasta, bedesten ve dükkânların yüzyıllar boyunca ticaretin merkezleri olduğunu aktaran Arpaguş, bu durumun ticaretin camilerin temsil ettiği ahlaki sınırlar içerisinde yürütülmesine katkı sağladığını ifade etti.

'Sosyal sorumluluklar camilerin topluma kazandırdığı ruh ile hayat bulmuştur'

Camilerin sosyal sorumluluk açısından da önemli işlevler üstlendiğini belirten Arpaguş, yoksulların gözetilmesi, yetim ve kimsesizlerin himaye edilmesi gibi sorumlulukların camilerin topluma kazandırdığı ruhla hayat bulduğunu söyledi.

Arpaguş 'Bir düğünün sevinci, bir cenazenin hüznü, bir hastanın duası ve bir yoksulun umudu, daima camilerimizin çevresinde toplumsal bir karşılık bulmuştur.' ifadelerini kullandı.

Camilerin aynı zamanda yaygın din eğitimi kurumu olarak faaliyet gösterdiğini belirten Arpaguş, İslam medeniyetinde bu işlevin Hz. Peygamber'in mescidindeki Suffe örneğiyle görüldüğünü kaydetti.

'Camilerimiz, bütün bir hayatın ulvi bir gaye üzere yaşanmasına katkı sunmuştur'

Kur'an'ın ahkâm ve ahlakının camilerden hayata taşındığını dile getiren Arpaguş, camilerin inancı ahlaka, ibadeti bilince, kulluğu sorumluluğa ve bilgiyi amele dönüştüren bir işlev üstlendiğini belirtti.

Arpaguş 'İnancı ahlaka, ibadeti bilince, kulluğu sorumluluğa, bilgiyi amele ve toplumsal faydaya dönüştüren yönüyle camilerimiz, bütün bir hayatın ulvi bir gaye üzere yaşanmasına önemli katkılar sunmuştur, sunmaya da devam edecektir inşallah.' diye konuştu.

Günümüzde hızlı kentleşme ve bireyselleşme eğilimlerinin sosyal bağları zayıflatabildiğine dikkat çeken Arpaguş, insanların kalabalıklar içerisinde dahi yalnızlık yaşayabildiğini ifade etti.

'Müslümanın camiye yabancılaşması, kendi kimliğine yabancılaşması demektir'

İnanç, kimlik ve aidiyet gibi değerlerin muhafazasının önemine değinen Arpaguş, bunun cami, cemaat ve ibadet bilincinin güçlendirilmesiyle mümkün olacağını söyledi.

Arpaguş 'Zira bir Müslümanın camiye yabancılaşması, kendi kimliğine ve değerlerine yabancılaşması demektir. Namazdan uzaklaşması, hayata anlam veren ruh ve mihveri kaybetmesi demektir.' ifadelerini kullandı.

Vatandaşlara camiyi hayatın merkezinde tutma çağrısında bulunan Arpaguş, çocukların ve gençlerin namazlarını camilerde cemaatle kılmaya ve cami merkezli etkinliklere katılmaya teşvik edilmesini istedi.

'150 bine yakın meslektaşımız hizmet üretmektedir'

Din görevlilerinin doğumdan ölüme kadar hayatın farklı dönemlerinde vatandaşların yanında yer aldığını belirten Arpaguş, özellikle hastalık, yas, kriz ve afet dönemlerinde manevi destek sağladıklarını ifade etti.

Arpaguş 'Bugün 150 bine yakın meslektaşımız, ülkemiz genelinde ve dünyanın farklı bölgelerinde ibadetten eğitime, aileden gençliğe, manevi rehberlikten dini danışmanlığa kadar pek çok alanda hizmet üretmekte ve Başkanlığımızın kuşatıcı perspektifini temsil etmektedir.' dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığının tüm mensuplarıyla üstlendiği çok boyutlu rolün bireysel huzur ve toplumsal barış açısından önem taşıdığını belirten Arpaguş, teşkilat mensuplarının kimseyi ötekileştirmeden ve ayrıştırmadan hizmet üretmeye devam edeceğini söyledi.

'Milletimizin aklına, kalbine ve manevi hayatına rehberlik ediyoruz'

Arpaguş 'Çünkü bizler, milletimizin aklına, kalbine ve manevi hayatına rehberlik eden bir teşkilatın mensuplarıyız.' ifadelerini kullandı.

Camilerin temsil ettiği değerlerin hayata taşınması halinde toplumun kalbinin camilerde atmaya devam edeceğine inandığını belirten Arpaguş, imam, müezzin, Kur'an kursu öğreticisi, eğitim görevlisi, vaiz, müftü ve Başkanlığın farklı kademelerinde görev yapan personele teşekkür etti.

Arpaguş, konuşmasının sonunda tüm Diyanet personelinin ve milletin Camiler ve Din Görevlileri Haftası'nı tebrik ederek çalışmaların hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

Programa Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet İshak Demir, Dr. Hüseyin Hazırlar, Dr. Hafiz Osman Şahin, Diyanet İşleri Başkanlığının üst düzey yöneticileri ile Başkanlık personeli katıldı. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA