Şahinbey Ziraat Odası Başkanı Ali Çolak, tarım arazilerinin korunmasının yalnızca çiftçilerin değil, ülkenin gıda güvenliği açısından da hayati önem taşıdığını belirterek, miras yoluyla bölünmenin önlenmesi, verimli tarım arazilerinin imara kapatılması ve üreticiyi destekleyecek politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Çolak, atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması ve sulu tarım yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini söyledi.
'Arazi bölünmesi üretimi ve verimliliği olumsuz etkiliyor'
Çolak, tarım arazilerinin giderek küçülmesinin modern tarım uygulamalarını zorlaştırdığını belirterek şunları söyledi: 'Araziler bölündükçe işletmeler küçülüyor. Küçük parsellerde tarım yapmak ekonomik açıdan zorlaşıyor. Modern tarım uygulamalarını gerçekleştirmek güçleşiyor, verim düşüyor ve gençler tarımdan uzaklaşıyor. Bizim beklentimiz, arazilerin daha da büyütülmesidir. Ancak arazi toplulaştırmaları yapıldığında, beklediğimizin aksine daha büyük parseller yerine daha küçük parseller ortaya çıktı.
Örneğin, bir çiftçinin toplulaştırma öncesinde 10 parça arazisi varken, sonrasında bu sayı 15'e hatta 20 parçaya kadar çıktı. Bu nedenle Tarım ve Orman Bakanlığımızın miras yoluyla arazilerin bölünmesini önlemesi ve mevcut arazileri daha büyük parseller hâline getirmesi gerektiğini düşünüyoruz.'
'Betonlaşma üretimi ve gıda güvenliğini tehdit ediyor'
Tarım arazilerinin imara açılmasının uzun vadede telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını vurgulayan Çolak, 'Tarım arazilerinin imara açılması ve sanayi alanlarına dönüştürülmesi, tarıma verilmiş en büyük zararlardan biridir. Tarım arazileri imara açıldığında üretim azalır, üretim azaldıkça gıda fiyatları yükselir, çiftçi üretimden uzaklaşır ve doğal denge bozulur. Böyle devam ederse gelecek nesiller için üretim imkanı kalmayacaktır.
Gaziantep'teki tüm ziraat odaları olarak bu konuda sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Bugün baktığımızda neredeyse içinde inşaat olmayan tarım arazisi kalmamıştır. Toprağın üzerine dökülen her bir metre beton, tarım toprağımızın azalması anlamına geliyor. Çünkü tarım toprağı kendiliğinden artmıyor. Bu nedenle toprağımıza ve tarımımıza sahip çıkmamız gerekiyor.' dedi.
'Atıl araziler üretim yapan çiftçilere tahsis edilmeli'
Atıl durumdaki tarım arazilerinin üretime kazandırılmasının hem çiftçiye hem de tüketiciye katkı sağlayacağını dile getiren Çolak, 'Yeni çıkan düzenlemeler kapsamında tapusuz alanların durumu da gündeme geliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yapılan görüşmelerde bu arazilerin satışının gündemde olduğu ifade edildi. Biz ise atıl durumdaki tarım arazilerinin üretim yapan çiftçilere tahsis edilmesini, tapulandırılmasını ve gerekiyorsa üretim şartıyla satışının yapılmasını doğru buluyoruz. Çünkü üretim arttıkça piyasadaki gıda fiyatları düşer ve vatandaşlarımız gıdaya daha kolay ulaşabilir.' ifadelerini kullandı.

'Kuraklık ve susuzluk tarımı tehdit ediyor'
Son yıllarda yaşanan kuraklığın tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çeken Çolak, doğal dengenin korunmasının zorunlu olduğunu belirterek şunları kaydetti: 'Bilim insanları uzun zamandır önümüzdeki yıllarda gıda krizi yaşanacağı konusunda uyarılarda bulunuyor. Bölgemizde de son on yıla baktığımızda, yalnızca bir yılı istisna tutarsak, ciddi kuraklıklar yaşandı. Bunun önüne geçebilmek için doğal dengenin korunması, betonlaşmanın önlenmesi ve mutlaka sulu tarıma geçilmesi gerekiyor.
Ben Şahinbey Ziraat Odası Başkanı olarak bölgemizde yaklaşık 55 bin hektarlık alanda tarım yapıldığını ve 10 bin kayıtlı üyemizin bulunduğunu belirtmek isterim. Ancak bu arazilerin yüzde 82'si kıraç durumdadır. Fırat Nehri'nin suyu burnumuzun dibinden akmasına rağmen fıstık ve zeytin bahçelerimiz kuruma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu soruna mutlaka çözüm bulunmalı ve çiftçinin önü açılmalıdır.'
'Çiftçi nüfusu hızla yaşlanıyor, gençler tarıma kazandırılmalı'
Çiftçi nüfusunun hızla yaşlandığını ifade eden Çolak, üretimin sürdürülebilirliği için gençlerin tarıma yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, 'Bugün TÜİK verilerine göre çiftçilerin yaş ortalaması 59,5'e ulaşmıştır. Eğer 59 yaşındaki çiftçiler 10 yıl sonra üretimden çekildiğinde onların yerini alacak gençler olmazsa bu tarım arazilerini kim işleyecek? Bu nedenle gençlerimizi yeniden köylere ve tarıma yönlendirmemiz gerekiyor. Bunun için de köylerde sağlık, eğitim ve yaşam şartlarının iyileştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu noktada hükümetimize önemli görevler düşüyor.' şeklinde konuştu.
'Gıda savaşları yaşanmadan önlem alınmalı'
Çolak, tarımın stratejik bir alan olduğuna işaret ederek gerekli tedbirlerin vakit kaybedilmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulunarak, 'Tarım bizim için vazgeçilmezdir. Önümüzdeki yıllarda gıda krizleri ve gıda savaşlarının yaşanabileceği ifade ediliyor. Bu nedenle vakit kaybetmeden gerekli tedbirler alınmalı, tarım arazilerimiz korunmalı ve gıda güvenliğimiz güvence altına alınmalıdır. Geç kalmış olabiliriz ama zararın neresinden dönülürse kârdır.' dedi. (İLKHA)




