İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde düzenlenen basın açıklamasını Eğitim Bir-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Ramazan Tekdemir okudu.

Açıklamanın başında İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucu ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden okul müdürü İbrahim Oktugan için taziyelerini ileten Tekdemir, eğitim çalışanlarına ve kamu personeline yönelen her türlü şiddet eylemini kınadıklarını ifade etti.

Kanayan bir yara hâline gelen şiddet olaylarına dikkat çektiklerini ve tedbir alınması için yetkililere çağrıda bulunduklarını sözlerine ekleyen Tekdemir, "Bu çağrımızı yıllardır yapıyoruz. Sesimize kulak verilseydi, gereken önlemler zamanında alınmış olsaydı belki de bugün başka şeyler konuşurduk. Ancak ne yazık ki birçok konuda olduğu gibi bu konuda da geç kalınmıştır." dedi.

"Ölümle sonuçlanmaya başlayan saldırıların son bulması için gereken adımlar ivedilikle atılmalı"

Ankara'da 4-6 yaş Kur’an kursu çocukları için yıl sonu etkinliği düzenlendi Ankara'da 4-6 yaş Kur’an kursu çocukları için yıl sonu etkinliği düzenlendi

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin'in daveti üzerine bakanlıkta bir görüşme gerçekleştirdiğini ve görüşme sonrası yapılan ortak basın açıklamasını hatırlatan Tekdemir, Milli Eğitim Bakanının eğitimcilere şiddeti önlemek üzere yapılacağı ifade edilen çalışmaları önemli ve kıymetli bulduklarını vurguladı.

Tekdemir, "Bakanlıkta yapılan ortak basın açıklamasının ardından, genel başkanımızın katılımıyla TBMM önünde gerçekleştirdiğimiz geniş katılımlı eylem, eğitimcilere şiddeti önlemeye dönük kararlılığımızın ve şiddet olaylarının oluşturduğu büyük üzüntünün bir tezahürüdür. Dün Ankara'da TBMM önünde yaptığımız çağrıyı bugün burada bizler de yapıyoruz: Ölümle sonuçlanmaya başlayan saldırıların son bulması için gereken adımlar ivedilikle atılmalı; eğitimcilere yönelik şiddeti önleme yasası artık çıkarılmalıdır." ifadelerini kullandı.

Bugüne kadar kamu görevlilerine yönelik gerçekleştirilen tüm şiddet olaylarında tepkilerini en sert şekilde ortaya koyduklarını ifade eden Tekdemir, "Sendika olarak, geçen yıl hayata geçirilen Öğretmenlik Meslek Kanunu tartışmalarında şiddete yönelik düzenlemeyi talep edip son ana kadar sergilediğimiz ısrarın gereği yapılmadı. O gün gereği yapılsaydı belki bugün daha farklı konuşmak mümkün olacaktı." şeklinde konuştu.

"Bugün yaşadığımız acılar, dünün ihmal ve umursamazlığının neticesidir"

Eğitim çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarını önleyecek, caydırıcı olacak, failleri cezalandıracak ve mağdur eğitim çalışanlarına hukuki koruma sağlayacak bir yasal düzenlemenin yapılmasının sağlanması için iş bırakma eylemiyle beraber ülke genelinde basın açıklamaları düzenlediklerini belirten Tekdemir, iş bırakma eylemiyle eş zamanlı olarak, bir hafta sürecek dilekçe kampanyası da başlattıklarını açıkladı.

Son birkaç yılda yaşanan hadiselere bakıldığında şiddet olaylarının münferit eylemler olmaktan çıktığını söyleyen Tekdemir, "Ne yazık ki yaygın bir toplumsal sorun hâline gelmiş; eğitim ve öğretim hizmetlerinin yürütülmesini sekteye uğratacak boyuta ulaşmıştır. Bugün yaşadığımız acılar, dünün ihmal ve umursamazlığının neticesidir. Yarın yaşanmasını istemediğimiz acılar da bugünkü ilgisizliğin sonucu olmamalıdır. Şiddetin, eğitimi tehdit eder boyuta ulaşması, geleceğimizi tehlikeye sokacak boyuta varması, acil ve köklü çözüm bulmayı zaruri hâle getirmektedir." diye belirtti.

Devletin kasıtlı şekilde ölüme, yaralanmaya ve zarara sebebiyet verilmesini önlemekle mükellef olduğunu hatırlatan Tekdemir, konuşmasını şu ifadelerle noktaladı:

"Devletin bu yükümlülük çerçevesinde, suç işlemekten caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis ederek yaşam hakkını koruma ve ayrıca buna ilişkin ihlalleri önleyici, bastırıcı ve cezalandırıcı bir infaz mekanizması geliştirme ödevinin hukuk devleti olmanın gereği olduğunu bugün burada bir kere daha hatırlatmak istiyoruz. Bu doğrultuda, eğitim çalışanlarına karşı eğitim ve öğretim hizmetinin sunumundan kaynaklı şiddet eylemlerine yönelik cezai ve hukuki tedbirlerin alınması elzemdir. Eğitim çalışanları olarak, şiddete karşı caydırıcı nitelikte münhasıran bir cezai müeyyide getirilmesini, şiddete uğrayana, çalışana da hukuki koruma sağlayacak türden yasal düzenlemelerin acilen yapılmasını istiyor ve bekliyoruz." (İLKHA)

Kaynak: ilkha