Güncel

HAKSİAD 6. İş Adamları Buluşması sonuç bildirgesi açıklandı

HAKSİAD tarafından Ankara'da 'Ahlaklı Ticaret, Güçlü Türkiye' temasıyla düzenlenen 6. İş Adamları Buluşması yayımlanan sonuç bildirgesiyle sona erdi. Bildirgede üretim, ihracat, istihdam, faizsiz finans modelleri, mesleki eğitim, savunma sanayii ve küresel ticarette yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerin yanı sıra hükümete yönelik çeşitli öneriler de yer aldı.

HAKSİAD tarafından 25-28 Haziran'da Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde düzenlenen 6. İş Adamları Buluşması, sonuç bildirgesinin kamuoyuyla paylaşılmasıyla tamamlandı.

HAKSİAD Genel Başkan Yardımcısı ve Kızılcahamam Buluşması Organizasyon Ekibi Başkanı Şükrü Aksoy tarafından açıklanan bildirgede, üretim ve ihracatın güçlendirilmesi, faizsiz ve ahlak temelli ticaret anlayışının yaygınlaştırılması, mesleki eğitimin yeniden yapılandırılması, reel sektörün desteklenmesi ve uluslararası ticareti etkileyen bölgesel gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmeler ile önerilere yer verildi.

Okunan sonuç bildirgesi şu şekilde:

'2026 HAKSİAD 6. İş Adamları Buluşması sonuç bildirgesi

Geleneksel hale getirdiğimiz HAKSİAD Buluşmaları'nın 6'ncısını Ankara Kızılcahamam'da başarıyla tamamladık. Türkiye'nin farklı bölgelerinden ve yurt dışından gelen girişimciler, sanayiciler ile iş insanlarının katılımıyla gerçekleştirdiğimiz 4 günlük geleneksel istişare programımızı nihayete erdirdik. 20 şube başkanı, 40 il temsilcisi, 10 yurt dışı temsilcisi ve toplamda 500 seçkin katılımcıyı ağırladığımız organizasyonumuz büyük bir coşkuyla gerçekleşti.

Bu yıl 'Ahlaklı Ticaret, Güçlü Türkiye' sloganıyla düzenlenen programımızda, küresel ve bölgesel ekonomik gelişmeler analiz edilmiş, iş dünyamızın geleceğine yön verecek stratejik kararlar alınmıştır.

Toplantılarımız neticesinde ortaya çıkan ortak irade ve kararları kamuoyunun ve üyelerimizin bilgilerine sunarız.

Alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen oturumlarda, enflasyon gerçeğine karşı işletmelerimizin finansal dirençlerini artıracak stratejik planlama yöntemleri belirlenmiştir.

Mevcut faizli finansal sistemin getirdiği zorluklara karşı alternatif, sürdürülebilir ve ahlaki ticaret modelleri masaya yatırılmıştır.

Tarihimizdeki tüccar sahabelerin ilkeli duruşu rehber edinilerek, ticari hayatta dürüstlük ve güven ilkelerinin tavizsiz uygulanacağı vurgulanmıştır.

Sanayici ve iş insanları derneklerinin önemi ile HAKSİAD'ın toplumsal misyonu doğrultusunda, gençlerimizin geleceğe hazırlanması ve girişimcilik ekosistemine kazandırılması için kurumsal desteklerin artırılması kararlaştırılmıştır.

Bölgesel ve küresel ölçekte yeni ihracat kapılarının açılması amacıyla yurt içi ve yurt dışından gelen iş insanları arasında verimli köprüler kurulmuş, yeni ortaklıkların ve yatırımların temelleri atılmıştır.

Katılımcıların kendi aralarında yürüttüğü yoğun B2B (şirketler arası) görüşmeler ile somut ticari bağlantılar sağlanmıştır.

Sektör ve bölge bazlı yapılan toplantılarda, üyelerimizin kendi aralarında ticaret yapmalarını teşvik edecek mekanizmaların kurulması ve güç birliği yapılarak daha büyük pazarlara ortak hareketle ulaşılması yönünde kararlılık beyan edilmiştir.

İş dünyasının motivasyonunu artırmak amacıyla bu yıl ilk kez üyelerimizin ailelerine ve çocuklarına yönelik özel sosyal etkinlikler başarıyla gerçekleştirilmiştir.

HAKSİAD, kuruluşunun 14. yılında da ticaretin ahlaki değerlerine bağlı kalarak çalışmalarına daha güçlü ve kararlı bir şekilde devam etmektedir. 14 yıllık köklü geçmişiyle üretimin ve helal kazancın savunucusu olan HAKSİAD Türkiye ekonomisinin daha fazla büyümesine katkı sunmaya devam edecektir.

Türkiye ekonomisinin yapısal olarak güçlenmesi için ithal edilen ürünlerin yerli imkanlarla katma değerli hale getirilmesi gerektiği savunulmuştur. Üretim kapasitesinin artırılması, yeni pazarların keşfedilmesi ve ihracat odaklı büyüme stratejisine kesintisiz devam edilmesi gerektiği hususunda tam mutabakat sağlanmıştır.

ABD ve israilin Orta Doğu'da tırmandırdığı ve Filistin, Lübnan, Suriye, Irak, Yemen ve İran gibi bölge ülkelerini hedef alan provokatif ve saldırgan politikalarının, küresel tedarik zincirini ve ticaret koridorlarını derinden sarstığı tespit edilmiştir. Kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte bu durumun makroekonomik riskleri artırdığı görülmektedir.

Hürmüz Boğazı gibi kritik lojistik hatlarda yaşanan istikrarsızlık navlun ve sigorta maliyetlerini tavan yaptırmış, enerji maliyetlerini artırarak küresel enflasyonu körüklemiş ve halkın alım gücünü doğrudan olumsuz etkilemiştir.

Dış ticaret dengemizde daralmalara yol açan bu bölgesel risklerin bertaraf edilmesi ve küresel ticaret yollarının güvenliği adına, hükümetimizin uluslararası kamuoyunda saldırgan politikalara karşı daha güçlü bir baskı mekanizması oluşturması gerektiği çağrısında bulunulmuştur.

Yurt içinde kararlılıkla yürütülen 'Terörsüz Türkiye' vizyonu iş dünyamız tarafından tam destekle karşılanmıştır. Türkiye'nin geçmişte terörle mücadeleye harcamak zorunda kaldığı milyarlarca dolarlık bütçenin, kalıcı bir toplumsal mutabakatla ekonomik kalkınmaya aktarılmasının tarihi bir fırsat olduğu vurgulanmıştır.

Güvenlik risklerinin tamamen ortadan kalkmasıyla birlikte, başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz olmak üzere yerel yatırımların, sınır ticaretinin, turizmin ve istihdamın hızla canlanacağı öngörülmektedir. İçeride inşa edilecek bu sarsılmaz huzur ve istikrar ortamı, Türkiye ekonomisini küresel şoklara karşı korunaklı hale getirecek ve ülkemizi çok daha üst bir lig seviyesine taşıyacaktır.

Jeopolitik ve jeostratejik küresel dengeler göz önüne alındığında, Türkiye'nin savunma sanayii alanında attığı adımlar, ülkemizin tam bağımsızlığı ve küresel gücü açısından hayati önem taşımaktadır.

Bu alandaki çalışmaların kararlı bir şekilde sürdürülmesini son derece olumlu buluyor ve destekliyoruz.

Uluslararası ticaretin önündeki en büyük engellerin başında siyasi krizler ve bölgesel çatışmalar gelmektedir. Küresel ticari koridorlarımızın ve ihracat pazarlarımızın korunması adına, devletimizin ve hükümetimizin tüm diplomatik imkanlarını seferber etmeye devam etmesi büyük önem arz etmektedir.

Son dönemde küresel ölçekte ve ülkemizde hem nitelikli hem de niteliksiz mavi ve beyaz yaka iş gücü temininde derin bir kriz yaşanmaktadır. Üretim başta olmak üzere pek çok sektör, çalıştıracak personel bulamadığı için küçülme ve kapanma riskiyle karşı karşıyadır. Bu durumun sürmesi, Türkiye ekonomisini üretim odaklı yapıdan tamamen tüketime dayalı bir sisteme sürükleme ve ekonomimize telafi edilemez zararlar verme riski taşımaktadır.

İstihdam krizinin aşılması için mesleki ve teknik liseler ile üniversitelerin yapısında acil ve ciddi reformlara ihtiyaç vardır. Eğitim kurumlarımızın, reel sektörün ve üretimin dinamiklerine uygun, doğrudan sektöre eleman kazandırma odaklı çalışmaları planlı bir şekilde hayata geçirmesi artık bir zorunluluktur.

Yeniden düzenlenmesi gündemde olan anayasa çalışmalarının ve yargı paketlerinin, tüm vatandaşlarımızın haklarını güvence altına alacak, adalete olan güveni pekiştirecek ve doğrudan toplum yararına olacak şekilde tasarlanması gerektiğine inanıyoruz.

Artan vergiler, yükselen maliyetler, navlun ve lojistik sorunları iş dünyamızın önündeki en büyük engellerdir. Hükümetimizin üretici firmalara yönelik finansal ve kredi desteklerini artırması aciliyet taşımaktadır.

Bununla birlikte, haksız rekabetin önlenmesi için 'Kayıt dışı' ekonomiyle mücadele edilmeli. Mali denetimlerin adil ve şeffaf bir şekilde yapılması, özellikle yolsuzlukla mücadelede cesur ve sürdürülebilir adımların atılması temel beklentimizdir.

Derneğimiz, son dönemde gerçekleştirdiği stratejik ticari girişimlerle yatırımlarını Türkiye sınırlarının dışına taşımıştır. İhracat ağımızı Orta Doğu, Avrupa, Asya, Afrika ve Amerika kıtalarına yayarak genişletmiş bulunuyoruz. Dünyanın farklı bölgelerinde açtığımız temsilcilikler vasıtasıyla küresel ticari faaliyetlerimizi sürdürüyor, ülkemize döviz girdisi ve ciddi ekonomik kazanımlar sağlamaya devam ediyoruz.

Hükümet tarafından önceki yıllarda otoyol gibi ulaşım projelerine ayrılan bütçe, gelinen aşamada haklı ve öncelikli bir kararla deprem konutlarının inşasına aktarılmıştır. Büyük bir gayretle inşa edilen deprem konutlarının tamamlanma aşamasına gelmesi, devletimizin üzerindeki mali yükü yakın zamanda önemli ölçüde azaltacaktır.

Deprem konutlarının tamamlanmasıyla boşa çıkacak olan bütçe kaynaklarının, ekonomik ve stratejik alanlara yönlendirilmesi çok önem taşımaktadır. Gelecek dönemde bu bütçenin, reel sektörü destekleyecek ve ekonomiyi yeniden canlandıracak ciddi teşvik paketlerinin oluşmasına ve hibe desteklerinin artırılmasına katkı sağlaması gerekmektedir.

Türkiye ekonomisinin her yıl bütçeden milyarlarca lirayı sırf faiz ödemelerine ayırmak zorunda kalması, hükümetin üzerinde durduğu orta vadeli programa yani üretimin, istihdamın ve yeni yatırımların önündeki en büyük yapısal engeldir. Ülkemizin kalkınması ve sanayicimizin küresel alanda rekabet edebilmesi için bu faiz sarmalından acilen çıkılması bir zorunluluktur.

HAKSİAD olarak, ülkemiz ekonomisinin daha güçlü hale gelebilmesi, vatandaşlarımızın onurlu bir yaşam sürdürebilmesi ve daha bereketli bir dünya oluşması için ahlaklı, ilkeli ve dürüst ticari çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.

Bu vesileyle Genel Başkanımız Sayın Vedat Turgut'a, yönetim kurulu üyelerimize, il başkanları ve temsilciliklerimize, yurt içi ve yurt dışından gelen değerli misafirlerimize, Haksiad'ın genç üyelerine, programa sunumları ile katkı sağlayan konuşmacılarımıza ve tüm üyelerimize teşekkür ederiz.

Ayrıca programın hazırlanmasında emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza ve program boyunca bizleri yalnız bırakmayan basın emekçilerine şükranlarımızı sunarız.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.' (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }