Röportaj

Sağ-Çev Başkanı Dursun: Uyuşturucuya sessiz kalmak bu yıkıma ortak olmaktır

Batman Sağlık ve Çevrecilik Derneği (Sağ-Çev) Başkanı Ömer Faruk Dursun, yaptığı açıklamada, uyuşturucunun gençleri, aileleri ve toplumu çürüten büyük bir tehdit olduğunu belirterek, bu tehlikeye karşı sessiz kalmanın yıkıma ortak olmak anlamına geldiğini vurguladı.

Uyuşturucu ile Mücadele Günü dolayısıyla İLKHA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Batman Sağlık ve Çevrecilik Derneği (Sağ-Çev) Başkanı Ömer Faruk Dursun, uyuşturucu madde kullanımı ve satışının toplum için artık ertelenemez bir sorun haline geldiğini söyledi.

Dursun, uyuşturucuya karşı topyekûn ve samimi bir mücadelenin şart olduğunu vurguladı.

"Uyuşturucu geleceğimizi karanlığa sürüklüyor"

Uyuşturucunun sadece bireysel bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Dursun, tehlikenin boyutlarına dikkat çekerek şunları söyledi:

"Uyuşturucu madde kullanımı ve ticareti, artık görmezden gelinecek bir sorun değil; toplumumuzun geleceğini tehdit eden açık bir felakettir. Bu karanlık tehdide karşı sessiz kalmayacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz."

"Bu bir alarmdır"

Uyuşturucunun gençler üzerindeki yıkıcı etkilerine vurgu yapan Dursun, sorunun sokaklara kadar indiğini belirtti.

Dursun, "Uyuşturucu; gençlerimizi hayattan koparan, aileleri parçalayan, suçu ve şiddeti besleyen bir zehirdir. Bugün sokaklarımızda, okul çevrelerinde ve mahalle aralarında bu zehir rahatça dolaşıyorsa, bu hepimiz için ciddi bir alarmdır." dedi.

Bağımlılığın yalnızca bireysel bir tercih olmadığını söyleyen Dursun, bunun ihmal ve denetimsizliğin sonucu olduğunu ifade etti.

"Zarar sadece insan sağlığıyla sınırlı değil"

Uyuşturucunun çevreye ve toplumsal yapıya da ciddi zararlar verdiğini dile getiren Dursun, şu değerlendirmede bulundu:

"Uyuşturucunun verdiği zarar sadece insan sağlığıyla sınırlı değildir. Bu bataklık çevreyi, toplumsal düzeni ve ahlaki değerleri de yok etmektedir. Uyuşturucu üretimi ve ticareti doğayı tahrip etmekte, suç örgütlerini güçlendirmekte ve toplum güvenliğini derinden sarsmaktadır."

"Göstermelik değil, kararlı mücadele şart"

Uyuşturucu ile mücadelenin söylemde kalmaması gerektiğini vurgulayan Dursun, alınması gereken önlemleri sıraladı:

"Uyuşturucu ile mücadele göstermelik açıklamalarla değil, kararlı ve sürekli adımlarla yürütülmelidir. Okul çevreleri ve riskli bölgelerde denetimler artırılmalı, uyuşturucuya göz yumanlara karşı sıfır tolerans uygulanmalıdır."

Ailelere ve topluma çağrı

Ailelerin sorumluluğuna dikkat çeken Dursun, gençlerin boşlukta bırakılmaması gerektiğini ifade etti.

Dursun, şöyle devam etti:

"Aileler 'benim çocuğum yapmaz' rehavetinden çıkmalı; çocuklarının kimlerle, nerede ve ne yaptığını bilmelidir. Gençlerimizi boşlukta bırakan sosyal çöküşe son verilmeli; spor, sanat, çevre ve eğitim alanlarında güçlü alternatifler sunulmalıdır."

"Bağımlılar kaderine terk edilmemeli"

Bağımlı bireylerin tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Dursun, kurumlar arası iş birliğinin önemine vurgu yaptı.

"Bağımlı bireyler kaderine terk edilmemeli; tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri erişilebilir, ücretsiz ve etkin hale getirilmelidir." diyen Dursun, "Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasında gerçek bir mücadele iradesi ortaya konulmalıdır." ifadelerini kullandı.

"Uyuşturucuya sessiz kalan bu yıkımın ortağıdır"

Açıklamasının sonunda sert uyarılarda bulunan Dursun, mücadelede herkesin sorumluluk alması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Uyuşturucuya sessiz kalan herkes bu yıkımın ortağıdır. Geleceğimizi karartan bu tehdide karşı bugün harekete geçilmezse, yarın çok geç olacaktır. Gençlerimizi kaybetmeye, aileleri dağıtmaya ve toplumumuzu çürütmeye tahammülümüz yoktur." (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }