Ekran bağımlılığının sebepleri ve olumsuz sonuçlarına ilişkin İLKHA muhabirine konuşan Klinik Psikolog Ömürcan Bozkuş, ekran sürelerinin korkunç düzeylere ulaştığını, 10 saatin üzerinde olan ekran süreleri için uzman desteği alınmasının faydalı olacağını söyledi.

Ekran Bağımlılığının kişilerin uzun süre ekrana, özellikle akıllı telefonlara bakma durumu olarak değerlendirildiğini söyleyen Bozkuş, 'Biz burada bağımlılıktan ziyade maruziyet kavramını kullanıyoruz. Kişi maruz kaldıkça ekrandan uzaklaşmaya meylediyor ve bunu başaramıyor. Başardığında ise genellikle kötü hislerle karşı karşıya kalıyor. İçerisinde yalnızlık veya boşluk hissi olan bir birey, ekrandan uzaklaştığında yeniden yalnızlık ve boşluk hissi ile yüzleşmek istemiyor ve tekrar ekranlara yönelip kaydırmaya başlıyor.' diye konuştu.

'Ekranda ne kadar kaldığımızdan çok uzaklaştığımızda ne hissettiğimiz önemli'

Avukat Özdemir, trafik kazalarında bilinmeyen hakları anlattı
Avukat Özdemir, trafik kazalarında bilinmeyen hakları anlattı
İçeriği Görüntüle

Günümüzde ekran bağımlılığının çoğunlukla teknoloji sorunu değil artık bir kaçınma davranışı olduğunu aktaran Bozkuş, 'Kişiler genellikle yalnızlıklarını, içerisinde bulundukları boşluk durumunu bastırmak amacıyla ekranlara yönelebiliyorlar. Günümüzde bu çok ciddi bir alışkanlığa dönüştü. Aslında ekran bağımlılığı, ekran maruziyeti demek. Ekranda ne kadar kaldığımızdan çok uzaklaştığımızda ne hissettiğimiz önemli. Ekranlara bakmadığımızda neler hissettiğimizi anlamalıyız. Örneğin gün içerisinde 5 saat boyunca telefona baktınız ve bakmadığınızda ne hissediyorsunuz? Bağımlılık ve maruz kalma biraz da burada başlıyor.' şeklinde konuştu.

'Beynimiz ödüllendikçe bağımlılığa yaklaşıyor'

Ekranların yalnızca bilgi veya eğlence sunmadığını, ödül etkisi de oluşturduğunu hatırlatan Bozkuş, 'Gelen her bildirim, her beğeni, kişinin zihninde ödül etkisi de oluşturur. Aslında bağımlılık bu şekilde gelişiyor. Beynimiz ödüllendikçe bağımlılığa yaklaşıyor. Tıpkı alkol, madde, sigara bağımlılığında olduğu gibi…' ifadelerini kullandı.

'Ekran süreleri korkunç düzeylere ulaştı'

Ekranlara çok bakan kişilerin gelecekte sadece psikolojik sorunlar değil nörolojik sorunlarla da karşı karşıya kalabileceklerini vurgulayan Bozkuş, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

'Niyetim korkutmak değil ama dikkat etmek gerekir. Biz daha ötesini bilmiyoruz. Belki bu konuda kendinize özel tavsiyeler almanız gerekebilir. Ekranlara az bak! Şeklinde değil de sizin için uygun olan nedir? Diye bakmak gerekir. Ekranlar bazı kişileri çok etkilerken kimisini de hiç etkilemiyor. Aradaki bu etkiyi de bilimsel olarak şu anda tam açıklayamıyoruz. Kendinize uygun olan modeli uygulamanız gerekir. Aslında parmaklarımız ekranı kaydırırken zaman da sessizce akıp gidiyor. Gerçekten bunun sosyal yıkımı çok yüksek. Biz yetişkinler için de durum aynı. Aslında biz ekranlara baktıkça sosyal becerilerimiz azalıyor. Tabi sosyalleşme alanı da var ama bu çocuklar için geçerli değil. İnanın biz yetişkinler için de eğer becerilerimiz zayıfsa daha da zayıflıyor. Ekran sürelerini azaltmamız gerekir. Gerçekten korkunç düzeylere geldi. Özellikle 10 saatin üzerindeyse ve kişi odaklanma sorunu yaşıyorsa burada ters giden bir şeyler var. Bunun çözümü ekran süresini azaltmaktır.

'İş kontrolden çıktıysa uzman desteği alınmalı'

Kişinin ekran süresinin depresyonla ilişkili de olabileceğini hatırlatan Bozkuş, 'Kişi ekran süresi yüksek olduğu için mi depresyonda yoksa depresyonda olduğu için mi ekran süresi fazla… Bu bizim için önemli bir tartışma. Her ne olursa olsun her iki durumda da müdahale şart. Eğer süreyi azaltmak elinizdeyse muhakkak azaltın. Ancak eğer iş kontrolünüzden çıkmışsa bu konuda uzman desteği almakta fayda var.' dedi. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA