Her yıl milyonlarca çocuğun katıldığı Yaz Kur'an Kursları, Türkiye genelinde olduğu gibi Mardin'de de büyük bir coşku ve heyecanla başladı.
Yaz Kur'an Kursu kapsamında Şakir Nuhoğlu Camii'nde eğitim gören çocuklar, duygularını İLKHA ile paylaştı. Altı hafta sürecek kurslarda Kur'an-ı Kerim ve temel dini bilgilerin yanı sıra çeşitli etkinliklerle eğlenerek öğrenme imkanı bulan çocuklar, camiyle buluşmanın sevincini yaşıyor.
Duygularını paylaşan çocuklar, tatillerini evde teknolojik aletlerle geçirmek yerine camide arkadaşlarıyla birlikte Kur'an-ı Kerim öğrenmenin ve Hazreti Muhammed'in (Sallallahu Aleyhi Vesellem) hayatını tanımanın kendileri için çok daha güzel bir duygu olduğunu ifade etti.
Filistin ve Gazze'de yaşananları da unutmayan çocuklar, saldırılara maruz kalan masum insanların bir an önce huzura kavuşmasını ve savaşın sona ermesini temenni ettiklerini dile getirdi.
Şakir Nuhoğlu Camii İmamı Abdullatif Bilgin, yaz Kur'an kurslarının manevi açıdan önemli bir fırsat sunduğunu belirterek 'Manevi iklimin hüküm sürdüğü bir döneme geldik. Bu manevi atmosferin yoğun yaşandığı bir dönemde okullar tatil edildi ve yaz Kur'an kurslarımız başladı. İnşallah 6 Temmuz ile 14 Ağustos tarihleri arasında toplam 6 haftalık bir programımız olacak. Hafta içi her gün sabah saat 09.00'da başlıyor, öğle namazını kıldıktan sonra saat 13.00'e kadar devam ediyor. Böylece çocuklarımızla yaklaşık dört saat birlikte olmayı hedefliyoruz.' şeklinde konuştu.
'Asıl hedefimiz çocuklarımızın dinini öğrenmesi'
Kur'an-ı Kerim'in dışında da birçok dersler verildiğini ifade eden Bilgin 'Çocuklarımız okullarda da din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri alıyor. Biz burada 22 yaş altındaki tüm öğrencilerimizi kabul ediyoruz. Ancak kursa gelen öğrencilerimizin öncelikle seviyelerini belirliyoruz. Kur'an-ı Kerim bilgilerini, daha önce kurslarımıza katılıp katılmadıklarını tespit ediyoruz. Ardından yeni başlayanlar, temel seviyede bilenler ve Kur'an okumaya geçmiş olanlar şeklinde gruplandırıyoruz. Hem kız hem de erkek öğrencilerimize eğitim vermeye çalışıyoruz. Asıl hedefimiz çocuklarımızın dinini öğrenmesi, Allah'ı ve Peygamberini tanıması, namaz kılmayı öğrenmesi ve namaz surelerini ezberlemesidir. Altı haftalık süreçte onlara Kur'an-ı Kerim okumayı öğretmeye çalışıyoruz. Bu süre içerisinde tam anlamıyla öğrenemeyen öğrencilerimiz olabiliyor. Ancak en azından Kur'an okuyabilecek seviyeye ulaşmalarını hedefliyoruz.' şeklinde aktardı.
Bilgin 'Bunun yanında namaz surelerini, namazın nasıl kılındığını, caminin özelliklerini ve ibadetlerin nasıl yerine getirildiğini de anlatıyoruz. Biz onlara bir başlangıç anahtarı veriyoruz. Sonraki yıllarda da yaz Kur'an kurslarına devam etmelerini teşvik ediyoruz. Bazı öğrencilerimiz sadece yaz aylarında değil, yılın diğer dönemlerinde de haftanın belirli günlerinde eğitim almak istiyor. Bu nedenle belirli bir seviyeye ulaşan çocuklarımızın camiden kopmaması için yıl boyunca da belirli günlerde bir araya gelmeye gayret ediyoruz.' dedi.
'İnsanlık olarak ciddi bir ahlak ve maneviyat krizi yaşıyoruz'
Günümüzde maneviyat krizinin yaşandığını vurgulayan Bilgin, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bugün insanlık olarak ciddi bir ahlak ve maneviyat krizi yaşıyoruz. Bu nedenle çocuklarımıza 'Dinimi nasıl yaşayabilirim? Nasıl doğru ve güzel bir Müslüman olabilirim?' sorularının cevaplarını vermek zorundayız. Maalesef günümüz çocukları teknolojinin yoğun etkisi altında büyüyor ve onları bu konuda dengede tutmak kolay olmuyor. Biz sadece Kur'an-ı Kerim öğretmekle yetinmiyoruz. Camimizde bulunan projeksiyon sistemiyle dini içerikli tarihî filmler, çizgi filmler ve belgeseller de izletiyoruz. Böylece çocuklarımızın camide daha fazla vakit geçirmelerini ve manevi yönden desteklenmelerini amaçlıyoruz.'
'İnşallah bütün duaları ve Kur'an-ı Kerim'deki sureleri öğreneceğiz'
İlk kez Kur'an öğrenmek için camiye geldiğini belirten İbrahim Enes Olgaç 'Kur'an-ı Kerim öğrenmek için ilk defa camiye geliyorum. Camiye geldiğimde ve Kur'an öğrenmeye başladığımda kendimi temiz ve huzurlu hissediyorum. Hocalarımız bize büyük gayret gösteriyor, öğrenmemiz için her konuda yardımcı oluyorlar. Önce Elif-Ba'yı öğreniyoruz, ardından yavaş yavaş Kur'an okumaya geçiyoruz. İnşallah bütün duaları ve Kur'an-ı Kerim'deki sureleri öğreneceğiz. Burada çok güzel bir altı hafta geçireceğiz. Ortam çok güzel. Arkadaşlarımızla iyi anlaşıyoruz ve hocalarımızı dikkatle dinliyoruz.' dedi.
Olgaç, yaşıtlarına da şu çağrıda bulundu:
'Camiye gelmeyenler büyük bir hata yapıyor. Burada Kur'an öğrenmek yerine evde oturup telefonla vakit geçiren ve zararlı oyunlar oynayan insanlar var. Bence bu doğru bir şey değil. Buraya gelip Kur'an öğrenmek, güzel vakit geçirmek ve arkadaşlarımızla kaynaşmak çok daha güzel. Hocalarımızdan güzel dersler almak da çok önemli. Ahlaklı nesiller; sosyal medyadaki kötü ve küfürlü içeriklerden uzak duran, ailesi tarafından güzel yetiştirilen, arkadaşlarıyla saygı ve hoşgörü içerisinde yaşayan çocuklardan oluşur.'
Gazze'de yaşananlara ilişkin düşüncelerini paylaşan Olgaç, en sonunda Gazze'nin kazanacağını söyleyerek 'Gazze'de öldürülen insanların hiçbir suçu yok. Neden böyle savaşlar oluyor? İnsanlar barış içinde yaşayabilecekleri halde savaşın ortasında kalıyorlar. Silahlar ve savaşlar çok kötü şeyler. Dışarıdan bakıldığında İsrail kazanıyormuş gibi görünebilir ancak bizim gönlümüzde ve manevi anlamda Gazze kazanmıştır.' diyerek ifadelerini ekledi.
'Sokaktan ve teknolojiden uzak kalıyoruz'
Mustafa Çoktan, yaz Kur'an kursuna katılmakla teknolojik aletlerle oynamaktan uzak durduklarını ifade ederek 'İki yıldır Kur'an kursuna geliyorum. Kur'an-ı Kerim okumayı öğrenmiştim ancak zamanla unuttum. Bu yüzden yeniden geldim. Birçok harfi biliyorum. Hocalarımız Kur'an-ı Kerim'i öğrenmemiz için büyük emek veriyor. Burada sadece Kur'an öğrenmiyoruz; Peygamber Efendimizin sünnetlerini de öğreniyoruz. Hocalarımız bize edep ve terbiye kazandırıyor. Sokaktan ve teknolojiden uzak kalıyoruz. Bu bizim için daha iyi oluyor. Tatilimi burada geçirmek çok güzel bir duygu. Evde küçük çocuklara sürekli telefon verildiğini görüyorum. Ben bunu doğru bulmuyorum. Onların da telefonu bırakıp buraya gelmeleri gerekiyor. Burada Peygamberimizin hayatını ve Allah'ın kitabını öğreniyoruz. Hocalarımız bize saygıyı, sevgiyi ve güzel ahlakı öğretiyor. Ahlaklı bir Müslüman, yalan söylemeyen, doğru konuşan, saygılı ve edepli olandır. Tüm arkadaşlarımı da kursumuza davet ediyorum.' şeklinde konuştu.
'En büyük hedefim hafız olmak'
Münevver Kan
Yedinci sınıf öğrencisi Münevver Kan, yıllardır geldiği Kur'an kursunda en büyük hedefinin hafız olmak olduğunu vurgulayarak 'Daha önceki yıllarda da Kur'an kursuna gitmiştim. Kur'an okumayı ve camide bulunmayı çok seviyorum. Buraya geldiğimde içimi derin bir huzur kaplıyor ve mutlu oluyorum. Allah'ın bize emrettiği ibadetleri yerine getirmeye çalışmak beni mutlu ediyor. Hocalarımız Kur'an öğretmenin yanında paylaşmayı, arkadaşlarımıza yardım etmeyi ve hayvanlara iyi davranmayı da öğretiyorlar. Ahirette cennet ve cehennem olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle ailelerin çocuklarını dini ve ahlaki değerlerle yetiştirmesi çok önemlidir. Camide bulunmak anlatılması zor bir huzur veriyor. Allah'ın emirlerini yerine getirdiğini bilmek, sevap kazanmayı umut etmek ve cenneti arzulamak insanı mutlu ediyor. Her yıl kursa gelmeyi hedefliyorum. Şu anda Elif-Ba öğreniyorum. İnşallah bu yıl Kur'an-ı Kerim okumaya geçeceğim. En büyük hedefim ise hafız olmak.' diye belirtti.
Gazze'de yaşananlara ilişkin de konuşan Kan, şunları aktardı:
'Filistin ve Gazze'deki insanların masum olduğuna inanıyorum. Gazze'de yaşananlar çok acı bir durum. İnsanlar aç ve susuz kalıyor, bazıları dışarıda yaşamak zorunda kalıyor ve her gün insanlar hayatını kaybediyor. Bu durum gerçekten çok üzücü. Ben her zaman barışın hakim olmasını diliyorum.'
'Evde telefonla vakit geçirmekten çok daha güzel'
Ecem Evin Akman
Ecem Evin Akman ise daha önce de farklı Kur'an kurslarına katıldığını belirterek 'Daha önce üç-dört kez farklı Kur'an kurslarına gittim. Burada olduğum için çok mutluyum. Şu anda Elif-Ba öğreniyorum. Kur'an-ı Kerim'in yanı sıra Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in (Aleyhisselam) hayatını, doğumunu ve ailesini de öğreniyoruz. Hocalarımı ve arkadaşlarımı çok seviyorum. Camiye gelerek hem Kur'an öğreniyoruz hem de arkadaşlarımızla güzel vakit geçiriyoruz. Bu, evde telefonla vakit geçirmekten çok daha güzel.' şeklinde ifade etti.
'Kazanan Gazze olacak'
Kutade Katoya
Kutade Katoya ise şu ifadeleri aktardı:
'Yaz Kuran kursuna üç yıldır geliyorum. Burada Kur'an-ı Kerim, peygamber kıssaları, kısaca dinimizi öğreniyoruz. Kur'an-ı Kerim okumak inanın içini ferahlatıyor. Çok güzel bir duygu. Evdeyken telefonda gözümüzü yorarken camide ise Allah ile iletişim kuruyor, daha çok sevap kazanıyoruz. Burası daha iyi. Camiye gelmeyenlerin sevap kazanması için mutlaka derse gelmeleri lazım. Telefon basşında oturacaklarına camiye gelmeleri lazım. Kur'an-ı Kerim'i hatmetmeyi hedefliyorum. İnşallah Gazze'de barış olur. Onlar da bizim gibi bir ortamda yaşmaları lazım. Bu minvalde kazanan Gazze olacak.' (İLKHA)