Gündem

Ziraat Odası Başkanı Çolak: Çiftçi üretiyor ama kazanamıyor

Gaziantep Şahinbey Ziraat Odası Başkanı Ali Çolak, artan girdi maliyetleri ve yetersiz ürün fiyatları nedeniyle çiftçinin üretimden uzaklaştığını belirterek, tarımda acil yapısal düzenleme çağrısında bulundu.

Gaziantep Şahinbey Ziraat Odası Başkanı Ali Çolak, tarım sektöründe yaşanan sorunların her geçen gün derinleştiğini belirterek çiftçinin üretim gücünü kaybetme noktasına geldiğini ifade etti.

İLKHA muhabirine konuşan Çolak, özellikle girdi maliyetlerindeki artışa dikkat çekerek, 'Çiftçimizin karşılaştığı en büyük sorun girdi maliyetlerinin sürekli yükselmesidir.' dedi.

'Girdi maliyetleri yüzde 100 oranında artmıştır'

Çolak, girdi maliyetlerindeki artışın çiftçinin üretim yapmasının önündeki en büyük engel olduğuna değindi.

Çolak, 'Çiftçilerimizin karşılaştığı sorunların başında girdi maliyetlerinin aşırı derecede yüksek olması gelmektedir. Girdi maliyetleri her ay, bakın her ay söylüyorum, yükselmektedir. Ancak çiftçilerimizin sattığı ve ürettiği ürünler nedense hiçbir şekilde aynı oranda zamlanmamakta, çok düşük oranlarda artmaktadır. Örneğin, son olarak Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından buğday fiyatları açıklandı. Açıklanan fiyat, çiftçileri gerçekten hayal kırıklığına uğratmış durumdadır. Neden diye sorarsak, yaklaşık yüzde 15 ila 20 oranında bir artış yapılmıştır. Ancak çiftçinin mazot, gübre ve tohum gibi girdi maliyetleri yüzde 100 oranında artmıştır. Bu nedenle açıklanan taban fiyat, çiftçileri memnun etmemiştir.' dedi.

'Girdi maliyetlerinin ne kadar olduğu net şekilde ortaya konulmalıdır'

Çiftçinin gelir ve gider dengesini kurabilmesi için desteklenmesi gerektiğine değinen Çolak, 'Dönemin Başbakanı Sayın Binali Yıldırım, 'Mazotun yarısı bizden, tohumun yarısı bizden.' demişti. Ancak bu hesaplamaların nasıl yapıldığını hiçbir şekilde bilmiyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen destekler, temel destek adı altında değiştirilmiştir. Daha önce mazot ve gübre desteği olarak verilen destekler, bugün farklı bir uygulamayla sürdürülmektedir. Ancak bu destekler kesinlikle yüzde 50'ye tekabül etmemekte ve yeterli seviyeye ulaşmamaktadır. Bu hesabın nasıl yapıldığını anlayamıyoruz. Gerçekten çiftçiye, üreticiye ve ilgili kuruluşlara sorularak bu hesabın yapılması gerekmektedir. Girdi maliyetlerinin ne kadar olduğu net şekilde ortaya konulmalıdır. Buna göre bir destekleme modeli oluşturulursa daha faydalı olacağını düşünüyoruz.' ifadelerini kullandı.

'Çiftçinin önünü görebilmesi gerekmektedir'

Çiftçilikle uğraşanların yaş ortalamasının yükseldiğine dikkat çeken Çolak, 'Çiftçi, pazarını bilmeli, ürettiği ürünü nerede satacağını önceden görebilmelidir. Biz, çiftçi üretim yaparken girdi maliyetlerini hesaplayarak üretim planlamasının buna göre yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Çiftçiye güvence sağlanmalı, destekler yeterli düzeyde verilmelidir. Girdi maliyetleri mutlaka dikkate alınmalıdır. Gençler uzun yıllardır tarıma ilgi göstermemektedir. Bunun nedeni, tarımdan yeterli kazanç elde edilememesi ve insanların geleceğini görememesidir. Nitekim Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre çiftçi yaş ortalaması 59'a ulaşmış durumdadır. Peki, bugün 59 yaşındaki çiftçimiz Ahmet amca 10 yıl daha tarım yapabilse bile ondan sonra genç nesil yetişmezse, tarımın önü kapanmış olacaktır.' şeklinde konuştu.

'Dünyanın birçok ülkesinde en kıymetli mesleklerden biri çiftçilik ve üreticiliktir'

Gençlerin köylerine dönerek çiftçilikle uğraşması gerektiğini dile getiren Çolak, 'Ancak ne yazık ki ülkemizde çiftçiler üçüncü ya da dördüncü plana atılmış durumdadır. Bu tablo, tarıma yeterince önem verilmediğini ve çiftçinin göz ardı edildiğini göstermektedir. Bunun önüne bir an önce geçilmeli, çiftçiye değer verilmeli ve çiftçi köyünde tutulmalıdır. Genç nesiller mutlaka köylerine döndürülmeli, tarım iyileştirilmeli ve kırsalda istihdam artırılmalıdır. Şunu da özellikle belirtmek istiyorum, pandemi döneminde sokağa çıkma yasakları ilan edildiğinde insanlar bir gömlek ya da ayakkabı almak için değil, gıda temin etmek için marketlere ve satış noktalarına yöneldi. Çünkü hayatta kalabilmek için gıdaya ihtiyaç vardı. O dönemde herkes, 'Çiftçinin kıymetini biz bugüne kadar bilememişiz.' dedi. Bundan sonra çiftçinin değerinin bilinmesi gerektiği sıkça dile getirildi. Biz de buna gerçekten inanmış ve heyecanlanmıştık. Ancak bu anlayış maalesef o dönemde kaldı.' dedi.

'Bugün çiftçiye hak ettiği değer verilmemektedir'

Çolak, tarımsal ürünlerin yeteri kadar üretilmemesinin ileride çok ciddi sorunlara yol açacağını kaydederek, 'Ülkemizin dışa bağımlı bir şekilde yaşamaması gerekmektedir. Türkiye, tarımda kendi kendine yetebilecek topraklara ve potansiyele sahiptir. Bu nedenle çiftçiyi köyde tutmak, üretimi artırmak, girdi maliyetlerini düşürmek ve üreticiyi desteklemek zorundayız. Aksi durumda önümüzde ciddi bir tehlike bulunmaktadır. Gelecek yıllarda gıda savaşlarının yaşanabileceği ifade edilmektedir. Öyle ki ne kadar paranız ya da döviziniz olursa olsun, bir kilogram buğday bulamayabilirsiniz. Bu nedenle çiftçilere gereken desteklerin verilmesi ve hak ettikleri değerin gösterilmesi zorunludur. Aksi halde çiftçiyi ve köylüyü üretimde tutamadığımız takdirde, ülkemizi çok büyük bir tehlike beklemektedir.' şeklinde konuştu. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }