İzmir'in Buca ilçesinde yer alan Karabağlar Sanayi Mobilya Sitesi'nde uzun süredir devam eden çöp sorunu tepkilere neden oluyor. Bölge sakinleri, yaklaşık 5-6 yıldır giderek büyüyen çöp yığınının artık futbol sahası büyüklüğüne ulaştığını belirtiyor.
Çöplerin sık sık yakıldığını ifade eden vatandaşlar, ortaya çıkan yoğun duman nedeniyle hem sağlıklarının hem de günlük yaşamlarının olumsuz etkilendiğini dile getiriyor. Esnaf ise yangınlar ve yoğun duman nedeniyle iş kaybı yaşadıklarını, zaman zaman iş yerlerini kapatmak zorunda kaldıklarını söylüyor.
Mahallede yaşayan vatandaşlar ve bölgede faaliyet gösteren esnaf, yetkililerden soruna kalıcı çözüm bulunmasını talep ediyor.
'Belediyenin asli görevi çöpleri toplamak'
Halil İbrahim Nazlı
Sorunun yıllardır çözülemediğini belirten vatandaşlardan Halil İbrahim Nazlı, belediyenin görevini yerine getirmediğini savunarak şunları söyledi:
'Buradaki sorun, Buca Belediyemizin asli görevlerini yapmamasıdır. Asli görev nedir? Belediyenin çöpleri toplamak, altyapıyı sağlamak, halkın temizliği ile ilgili ihtiyaçlarını gidermektir. Bunların hiçbirini yapmıyorlar. Yaklaşık beş senedir belediyeyi kazanan adam gelir, çalar çırpar gider. Şurada gördüğünüz spotlar var. Burası normalde top sahasıydı. Senelerce burada top oynadık, 93-94 yıllarında, daha öncesinde. Ben burada doğdum. Şurasını görüyor musunuz? Burası devletin arazileri. Herkes peşkeş çekmiş. Elektrik, su yok; alamıyorlar, kaçak kullanıyorlar. Buradaki bütün insanlara, Türkiye'deki herkese söylüyorum; gelsinler şu çöpün içinde yaşasınlar. Çöpleri görüyorsunuz. Bir belediyenin asli görevi çöpleri toplamaktır. Sen bu çöpü toplayamıyorsan bu işi yapma. Ben bu belediyeye kızıyorum ama devletin de suçu var. Belediye yapmıyorsa devlet gelecek yapacak. Başımızda duranlar kimse, bu belediye yapamıyorsa devreye girecek. Türkiye Cumhuriyeti devletinin başındaki insanlar bu çöplüğü kaldıracak. Bak şu spotlar atıl durumda, ne masraf yapıldı buralara. Şu an burası bizim top sahamızdı. Vatandaşlar şikayetçi. Yazın buraya bir gelin görün; burada duramazsınız, bir saat duramazsınız. Şurada bir büfe var, ağaçların orada. Bu adam orada yaşıyor, çoluk çocuğu var. Her gün dumanın içinde, sineğin içinde, mikrobun içinde. Biz de hastayız. Her sabah işe giderken şu dumanı görüyor musunuz? Bunun 10 katı oluyor. Sabah sekizde işe giderken dumanın içinden gidiyoruz. Bak şu evleri görüyorsunuz, insanlar oturuyor. Hepsi şikayetçi. Zabıtalar geliyor, buradaki esnafı tehdit ediyorlar. Eğer bir tanesi 'ben şikayetçiyim' derse, 'seni kapatırım, açığını bulurum, ceza keserim' diyorlar. Yani konuşmayacaksın diyorlar, bu çöp böyle kalacak, bu çöple yaşayacaksınız diyorlar. Böyle bir eziyet olabilir mi? Ben buradan Cumhurbaşkanına sesleniyorum, bunlar yapamıyorlar. Vatandaş olarak benim talebim bu kadar.'
'Camları açamıyoruz, çamaşırları tekrar yıkıyoruz'
İsmail Yılmaz
Bölgede yaşayan vatandaş İsmail Yılmaz ise çöp sorununun yıllar içinde büyüdüğünü belirterek şöyle konuştu:
'Son 5-6 yıldır böyle. Pandemiden önce ufak ufak başladı, sonra gördüğün gibi dağ oldu. Benim evim burada. Camları açamıyoruz. Çamaşırları yıkıyoruz, iki saat sonra tekrar yıkamak zorunda kalıyoruz. Esnaf da mağdur. Onlar da aynı şekilde. Duman yayıldığı zaman koca siyah duman oluyor. Biz burada birkaç defa dükkanı kapatmak zorunda kaldık, birkaç saat çalışamadık, mağdur olduk. Gördüğün gibi her yerde çöp var. Fotoğraf da çekersen görürsün, arabalar da geçemiyor artık. Belediye mi sorumlu, valilik mi bilmiyorum. Buraya bir çözüm arıyoruz en kısa zamanda. Burada oturan ve çalışan olarak mağduruz. En kısa zamanda yetkililer buraya bir çözüm bulursa seviniriz. Sorunumuz çöp, toplamıyorlar.'
'Her gün 3-4 itfaiye geliyor'
Alpaslan Salancı
Sanayi esnafından Alpaslan Salancı da yaşanan duruma tepki göstererek şunları söyledi:
'İşin neresinden tutarsan tut, çözüm bulamıyoruz. Belediye, belediye değil; bunu açıkça söyleyeyim. Şu ileride okul var. Her gün burası yanıyor. Her gün 3-4 tane itfaiye geliyor. Yazık, günah. Araç geçmiyor, bu yol kapanıyor. Yaz olduğu zaman sinekten geçilmiyor buralar. Bizim devlet büyüklerimizden buraya bir el atmalarını rica ediyoruz. Nasıl olacak ben de bilmiyorum, çözemedik buraları. Bundan bir bir buçuk ay önce burada bir araç yandı. Sabah bir abiyle konuştum; hanımı astım hastası, çocukları da öyle. Pencerelerini açamıyorlar. Budur yani, ne diyeyim ki.' (İLKHA)