Üniversite tercihlerinde gençler genellikle tek bir kritere göre değil, birden fazla faktörü birlikte değerlendirerek meslek seçiyor. Bu kriterlerin başında gelecek kaygısı ve iş bulma imkânı geliyor. Öğrenciler, mezun olduktan sonra kolay iş bulabilecekleri ve geçimlerini sağlayabilecekleri alanlara yöneliyor. Bunun yanında gelir düzeyi, kariyer fırsatları ve mesleğin itibarı da önemli rol oynuyor.

Üniversite tercihlerinde öğrencilerin dikkat ettiği ve dikkat etmesi gereken hususlara ilişkin İLKHA muhabirine konuşan Eğitimci Fermani Özçelik, üniversite tercih sürecinde öğrencilerin yalnızca puan odaklı değil, mutluluk, ekonomik kazanç ve kariyer imkânlarını birlikte değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Gençler arasında artan gelecek kaygısının meslek seçiminde belirleyici olduğunu ifade eden Özçelik, tercihlerin reklam ve tanıtımlara göre değil, sahadaki gerçek ihtiyaçlara bakılarak yapılması gerektiğini vurguladı.

Üniversite–sektör iş birliğinin yetersiz kaldığını dile getiren Özçelik, öğrencilerin en az 1 yılını aktif olarak iş alanında geçirmesi gerektiğini vurgulayarak sektördeki ara eleman boşluğunun doldurulabilmesi adına da liseye geçen öğrenci ve ailelere de meslek lisesi tercih etmeleri çağrısında bulundu.

Tercih yaparken ekonomik kazanç, kariyer ve sevebilecekleri meslekler ön plana çıkıyor

Özçelik, Öncelikle bir öğrenci tercih yaparken kendisine, 'ben bu işi büyük bir zevkle, keyifle, mutlu bir şekilde ve huzurlu olarak bir ömür boyu yapabilecek miyim?' sorusunu sormalıdır. İlk kriteri bu olmalıdır. Şu anda da bu minvalde tercihler yapılıyor ama sadece bu yetmez… Bunun dışında, 'ben bu işten para kazanabilecek miyim? Bu işten hayatımı idame edebilecek miyim? Kariyer basamaklarında bu işle ilerleyebilir miyim? İtibarım, statüm olacak mı?' diye düşünmelidir. Bu kriterleri göz önünde bulundurarak, aldığı puan ile birlikte değerlendirerek tercih yapmalıdır. Şu anda gençler buna göre tercihlerini yapıyorlar. Biz de bunları doğru şekilde yönlendirmeye çalışıyoruz.' dedi

'Tercihlerde reklam ve tanıtımlar değil realite esas alınmalı'

Gelecek kaygısının meslek seçiminde en önemli etken olduğunu vurgulayan Özçelik, 'Gençler şu anda gelecek kaygısı yaşıyorlar. 'Ben bu işi bitirdikten sonra geçimimi sağlayabilecek miyim? Bu işten para kazanabilecek miyim?' diye düşünüyorlar. Bitirdikten sonra işsiz kalma korkusu olduğundan dolayı iş bulabilme imkânı şu an birinci sırada yer alıyor. Bu konuda da gençlere, 'Sadece reklamlara, sadece tanıtımlara bakmayın' uyarısında bulunuyoruz. Hangi mesleği tercih edecekseniz o alandaki firmalara, kurumlara, gerçek yaşamda hizmet veren kurumlara gidin, telefonla arayın ve sosyal medyadan okuyun. Eleman ihtiyacı var mı? Yok mu? Ne oranda? Bunu düşünerek karar vermelerini tavsiye ediyoruz.' diye konuştu.

'Üniversite ve sektör işbirliği yetersiz… Her meslek için en az bir yıl alanda eğitim alınmalı'

Üniversiteler ile iş sektörleri arasında bir iletişim olduğunu ancak bunun çok sınırlı ve yetersiz kaldığını aktaran Özçelik, 'Özellikle reel yaşamdaki firmalarla ÖSYM'nin yönlendirdiği okullar ve firmalar arasında bir iş birliği var. Fakat bunlar genelde staj seviyelerinde ya da geçici olarak yaz dönemlerinde 30-30 gün, birkaç ay gibi sınırlı bir şekilde iş birliği var. Ben bunları yetersiz görüyorum. Çünkü öğrenci bunları formalite, mezuniyet için doldurulması gereken kısa süreli bir faaliyet olarak görüyor. Aslında orada işi tam öğrenemiyor. Kanaatimce tam verimliliğin olması için, tıpkı tıp fakültelerinde olduğu gibi her sektörde öğrenci en az 1 yılını komple iş alanlarında geçirmelidir. O yılın geçme notunu tamamen iş alanındaki uzmanlar, o sahada bizzat işverenlerin yönlendirdiği ya da yönetici konumundaki insanlar, öğrencinin çalışma performansına bakarak vermelidir. Böylelikle öğrenci üniversiteden mezun olunca gerçekten alanı bilen, sistemi tanıyan, programları bilen bir birey olarak mezun olur. Bu da bitirdikten sonra hızlı bir şekilde iş bulmasını sağlar ve iş gücü kaybımızı da engeller. Aksi takdirde öğrenci bitiriyor, başladığı kurumda 1 yıl deneyimsiz bir şekilde, zaman kaybederek bu süreyi geçiriyor. Özellikle son yılın mutlaka iş alanında geçirilmesini tavsiye ediyorum.' şeklinde konuştu.

'Yeterliliği olan ara eleman bulmak çok zor… Meslek liselerini tercih edin'

Siirt'te camiler çocukların Kur'an sesiyle şenleniyor
Siirt'te camiler çocukların Kur'an sesiyle şenleniyor
İçeriği Görüntüle

Sektördeki ara eleman sorununun çözüme kavuşturulabilmesi ve gençlerin bir an önce iş sahibi olabilmesi adına ailelere ve öğrencilere meslek liselerini tercih etme çağrısında bulunan Özçelik, son olarak şu ifadeleri kullandı:

'Tüm veli ve öğrencilerimize daha liseye geçmeden önce ortaokulun bitiminde LGS sürecinde, meslek liselerine yönlenmelerini tavsiye ediyorum. Çünkü meslek liseleri Meselesi bir memleket meselesidir. Şu anda en büyük sıkıntımız kanaatimce bu. Öğrenciler maalesef tüm veliler, öğrenciler masa başı bir iş aradıkları için herkes illa akademik kariyer yapacak psikolojiyle hareket ettiği için bizler liseyi bitirdikten sonra memlekette okuduklarımız, gördüklerimiz Takip ettiklerimizden anlıyoruz ki tekniker, ara eleman mesleki anlamda yeterliliği olan elemanları bulmak çok zor. Ben tüm veli ve öğrencilerime, kendi yeteneklerine uygun, ileride para da kazanabilecekleri kariyer elde edebilecekleri, mesleklere yönelmelerini tavsiye ediyorum. Yani bütün gel Her şeyi illa da 4 yıllık bir lisans bölümünde görmelerine gerek yok. Evet, onu isteyenler, yeteneği, sabrı olanlar yapsın ama gerçekten mesleki anlamda bir yeterliliğiniz varsa öncelikli olarak lisede, meslek lisesi okumanızı tavsiye ediyorum. Akabinde yine istediğinizde mesleğinizde üniversiteye devam edebiliyorsunuz. Bu noktada meslek liselerine yönlenmelerini ve akabinde 2 yıllık ön lisansları da ciddi bir şekilde değerlendirmelerini tavsiye ediyorum. Takip edenler bilir. Gerçekten bu alanda işverenler, tekniker ve ön lisans mezunu eleman bulamıyorlar. Bu konu bence çok ciddi değerlendirilebilecek bir alandır.' (İLKHA)

Kaynak: İLKHA