Röportaj

Dr. Özçelik: Başıboş köpekler halk sağlığı ve çevre güvenliği açısından ciddi risk oluşturuyor

Yerel Yönetimler Uzmanı Dr. Ercan Özçelik, başıboş köpeklerin saldırılar, zoonotik hastalıklar (özellikle kuduz) ve çevresel etkiler yoluyla halk sağlığını tehdit ettiğini belirtti.

Başıboş köpeklerin halk ve çevre sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yerel Yönetimler Uzmanı Ercan Özçelik, sokak köpeklerinin kontrolsüz artışının ciddi bir halk sağlığı problemine dönüştüğünü söyledi.

İlke Haber Ajansı (İLKHA) muhabirine konuşan Özçelik, özellikle saldırı vakaları, kuduz riski ve ekinokokkozis gibi hastalıkların yayılımına dikkat çekerek, durumun hem sağlık hem de ekonomik açıdan önemli bir yük oluşturduğunu ifade etti.

Özçelik ayrıca, mevcut yasal düzenlemelerin etkin uygulanması gerektiğini vurguladı.

'Başıboş köpeklerin ülkemizdeki varlığı yürüyen birer 'canlı bomba'ya dönüşmüştür'

Özçelik, 'Başıboş köpeklerin ülkemizdeki varlığı, sayı anlamında artık kontrol edilebilir makul sınırları çoktan aştığı için her yerde adeta yürüyen birer 'canlı bomba'ya dönüşmüştür. Çok sayıda başıboş köpeğin ülkemizde gelişigüzel dolaşması, en başta halk sağlığı açısından çok önemli etkilere neden olmaktadır. Bunların başında, doğrudan saldırarak insanları özellikle hassas grup dediğimiz yaşlıları, kadınları, çocukları ve engellileri yaralamaları ve öldürmeleri gelmektedir. Hemen hemen her hafta acı bir olayla karşılaşıyoruz. Bunun dışında korkutma etkisiyle yaylaları trafik kazalarına maruz bırakmaları; bisiklet ve motosiklet sürücülerini bir düşman algısıyla saldırarak onların kaza yapmalarına neden olmaları; trafikte araçların önüne aniden çıkarak trafik kazalarına sebep olmaları gibi doğrudan varlıklarıyla sebep oldukları birçok sıkıntı vardır.' dedi.

'2025 yılında Türkiye'de 570 bin insan kuduz şüpheli temasa maruz kalmıştır'

Konuşmasının devamına Özçelik, şunları aktardı: 'Taşıdıkları hastalıklar, bugün tıp biliminin ortaya koyduğu üzere 60'tan fazla zoonoz (zoonotik) hastalığa doğrudan kaynaklık ettiklerini taşıdıklarını Bunlar içinde en bilinen ve en öldürücü olan hastalık kuduzdur. 2025 yılında Türkiye'de 570 bin insan kuduz şüpheli temasa maruz kalmıştır. Bunun çok büyük bir kısmı köpeklerle, bir kısmı ise kediler ve diğer evcil hayvanlarla ilgilidir. Dünyada her yıl yaklaşık 59 bin insan kuduz hastalığından hayatını kaybetmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre bu ölümlerin yüzde 99'u köpek ısırmalarından kaynaklanmaktadır. Kuduz hastalığı, belirtileri ortaya çıktıktan sonra geri dönüşü olmayan, tedavi edilemeyen son derece ölümcül bir hastalıktır. Ülkemizde geçen yıl 570 bin insan kuduz riski temasa maruz kalmış ve bunların büyük bir kısmı 3 ila 4 doz aşı olmak zorunda kalmıştır. Maalesef bir kısmı da kurtarılamadık vefat etti. Kuduz olduğu kesinleşen insanlarımızı kaybettik.'

'Köpeklerle doğrudan teması olmayan insanlar bile, bu hastalığa farkında olmadan maruz kalabilmektedir'

Köpeklerle doğrudan teması olmayan kişilerin bile artık risk altında olduğunun altını çizen Özçelik, 'Bunun dışında kistik hastalık (ekinokokkozis) olarak bilinen sinsi bir hastalık da bulunmaktadır. Köpeklerle doğrudan teması olmayan insanlar bile, temas ettikleri yüzeyler veya tükettikleri gıdalar aracılığıyla bu hastalığa farkında olmadan maruz kalabilmektedir. Yıllar içinde sinsi bir şekilde ilerleyerek beyaz kanser dediğimiz köpek kistine neden oluyor. Son derece ağır ameliyatlarla kişilerin hayatını cehenneme sürüyor. Kamuoyunda yapılan bazı araştırmalarda, bazı bölgelerde insanların yüzde 11 ila yüzde 20'sinin bu köpek kisti enfeksiyonu farkında olmadan taşıdığı ortaya konulmuştur. Bunun dışında, mevsimsel olarak görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığını taşıyan keneler de özellikle köpekler üzerinde tutunarak hızla yayılabilmektedir. Ayrıca köpeklerin dışkıları ve taşıdıkları mikroplar nedeniyle su kaynaklarından tarım topraklarına kadar birçok alan kirlenmekte, doğanın kimyası bozulmaktadır. Bunlar doğrudan kendi zararları bir de ülkemize neden olduğu ekonomik açıdan da ciddi zararlar söz konusudur. Belediyeler tarafından yapılan ihalelerle her ay milyonlarca liralık köpek yemi alımı yapılmakta, kamu kaynakları bu alana aktarılmaktadır. Vatandaşlar temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, önemli bir bütçe bu alana yönlendirilmektedir. Başıboş köpeklere milyonlarca lira aktarıyoruz ve besliyoruz. Ayrıca kuduz şüphesi ve diğer hastalıklar nedeniyle yapılan tedavi ve aşı masrafları da ciddi ekonomik yük oluşturmaktadır.' ifadelerine yer verdi.

'Turistlere Türkiye'ye gelmeden kuduz aşısı olmayı öneriyorlar'

Son olarak Özçelik, 'Bunun yanında ülkemizin uluslararası prestiji de olumsuz etkilenmektedir. Türkiye'ye gelen turistler ve yabancı ziyaretçiler, başıboş köpeklerle ilgili uyarılarda bulunmakta, bazı bölgelerde dikkatli olunması gerektiği yönünde tavsiyeler vermektedir. Kuduz riski konusunda vatandaşlarını uyarıyorlar. Türkiye'ye gelmeden kuduz aşısı olmayı öneriyorlar. Afrika'ya giden insanlarımıza sıtma aşısı olun diyorsak onlarda Türkiye'ye gelince böyle uyarılıyor. Ülkemizin prestijini yerle bir ediyorlar. Dünya çapındaki ünlü seyyahlar her yerde güzellikler anlatırken Türkiye'de nasıl köpek saldırılarına maruz kaldıklarını anlatıyorlar. Bunun gibi çok fazla sorunları var. Başıboş köpek meselesi aynı zamanda birer biyolojik terör unsuruna döndü. Bu köpekler yüzünden çıkacak hastalılar, bulaşıcı hastalıklar adını bilmediğimiz yeni saldırılar ne zaman nasıl olur gerçekten tahammül sınırlarını aştı. Çok şükür 2024 yılında kanunlarımız değişti. Bu kanunun uygulamasında uyumsuzluklar isteksizlikle olduğu görüyoruz. Bunların bir an önce yapılması uygulanması için yetkilileri ilgilileri kamuoyunun dikkatlerini çekmeye çalışıyoruz.' şeklinde belirtti. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }