Batman'ın Gercüş İlçesi Ziraat Odası Başkanı Şefik Öner, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada ilçedeki tarımsal üretimin son durumu, iklim değişikliğinin etkileri, ürünlerde beklenen rekolte ve üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Geçen yıl yaşanan kuraklığın çiftçiyi ciddi şekilde mağdur ettiğini belirten Öner, bu yıl ise yağışların beklentilerin çok üzerinde gerçekleştiğini ifade etti.
Ziraat Odası Başkanı Şefik Öner
Öner 'Geçen sene ülke genelinde ve bölgemizde ciddi iklim krizleri yaşadık. Kimi yerde don, kimi yerde sel yaşanırken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ise aşırı kuraklık meydana geldi. Çiftçimiz bu kuraklıktan dolayı büyük zarar gördü. Devlet büyüklerimizden, Tarım ve Orman Bakanımızdan ve Sayın Cumhurbaşkanımızdan kuraklık desteklemelerinden bizim çiftçilerimizin de faydalandırılmasını talep ediyoruz. Bu yıl ise tam tersine son 60 yılın en yüksek yağışını aldık. Suya ihtiyacımız vardı ancak aşırı yağışlar bazı ürünlerde ciddi zararlara neden oldu.' dedi.
'Kırmızı mercimek ve fıstıkta ciddi kayıplar yaşandı'
Aşırı yağışların özellikle kırmızı mercimek ve fıstık üretimini olumsuz etkilediğini söyleyen Öner 'Özellikle kırmızı mercimekte çiçek dökülmelerine neden olduğu için ciddi kayıplar yaşadık. Zaman zaman etkili olan dolu yağışları da fıstıkta büyük hasara yol açtı. Bu nedenle bu yıl fıstık rekoltesi oldukça düşük olacak.' diye konuştu.
'Bağcılıkta umutluyuz, tek korkumuz temmuz ve ağustos yağışları'
İlçede en umut verici ürünün üzüm olduğunu ifade eden Öner, şöyle konuştu:
'Şu an ilçemizde bağcılık yapan çiftçilerimiz adına umutluyuz. Bağlarda yaptığımız incelemelerde rekoltenin yüksek olacağını görüyoruz. Ancak en büyük korkumuz iklim değişikliği nedeniyle temmuz ve ağustos aylarında yaşanabilecek olası yağışlardır. Bu aylarda yağacak yağmur bağcılarımızın rekoltesini ciddi şekilde düşürür. Umarız bu aylarda yağış olmaz.'
'Mazrone üzümü çok hassas bir yapıya sahip'
Coğrafi işaret tescilli Mazrone üzümünün en küçük nemden bile olumsuz etkilendiğini belirten Öner, şöyle devam etti:
'Coğrafi işaretli 'Mazrone' üzümümüz çok hassas bir yapıya sahiptir. Hem sofralık hem de şirelik olarak kullanılıyor. Pekmez, pestil ve cevizli sucuk yapımında değerlendiriliyor ve bölgemizde oldukça rağbet görüyor. Ancak çok küçük bir neme maruz kaldığında mantari hastalıklara ve külleme hastalığına yakalanabiliyor. Şu an en büyük korkumuz budur. Bir dönem yağmur duasına çıkarken, şimdi ise yağmur yağmaması için dua ediyoruz.'
'Buğdayda rekolte yüksek ama kalite düştü'
Buğday üretiminde miktar olarak yüksek verim elde edildiğini ancak kalite açısından ciddi kayıplar yaşandığını belirten Öner, açıklanan TMO alım fiyatının üreticiyi memnun etmediğini söyledi.
Öner 'Aşırı yağışlar buğdaydaki protein oranını düşürdü. Rekolte yüksek olmasına rağmen kalite maalesef düşük kaldı. Toprak Mahsulleri Ofisinden ton başına 24-25 bin lira civarında bir fiyat bekliyorduk ancak 16 bin 500 liralık fiyat büyük hayal kırıklığı oluşturdu. Bu fiyat, girdi maliyetlerini karşılamıyor ve çiftçiyi kurtarmıyor. Mazot, ilaç ve gübre fiyatları yüzde 60, yüzde 70 hatta yüzde 100 oranında artarken, buğday fiyatında sadece yüzde 19-21 civarında artış yapıldı. Bu şartlarda üretici önümüzdeki yıl hububat ekiminden uzaklaşacaktır.' dedi.
'Üretici büyük tüccarın insafına bırakılmamalı'
Piyasada buğdayın açıklanan fiyatın da altında satıldığını belirten Öner 'Çiftçi ürününü devletin belirlediği fiyatın da altında satmak zorunda kalıyor. Buğday piyasada ton başına 14-14,5 bin lira seviyelerine kadar geriledi. Çiftçinin büyük tüccarların insafına bırakılmaması gerekiyor. Fiyatlar revize edilmeli ve üretici mutlaka ek destek paketleriyle desteklenmelidir.' ifadelerini kullandı.
'Üzümde yüksek rekolte bekliyoruz'
İlçedeki ekili alanlara ilişkin bilgi veren Öner, şunları söyledi:
'Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı 124 bin dönüm ekilebilir arazimiz bulunuyor. Bunun yaklaşık 80 bin dönümünde bahçe tarımı yapılıyor. Yaklaşık 45 bin dönümü bağ, 15-20 bin dönümü ise fıstıklık alanlardan oluşuyor. ÇKS'ye kaydını yaptırmayan üreticiler nedeniyle fıstık alanlarımız aslında daha da fazladır. Fıstıkta verim düşük olsa da üzümde, herhangi bir külleme veya mantar hastalığı yaşanmadığı takdirde oldukça iyi bir rekolte bekliyoruz.'
'Tarım arazilerinde yüzde 45'in üzerinde daralma yaşandı'
Çiftçilerin artan maliyetler nedeniyle üretimden çekildiğini belirten Öner, konuşmasını şöyle tamamladı:
'Bir ülkenin temel direği tarımdır. Güçlü olmak için üretmemiz gerekiyor. Ancak bugün çiftçi kendi imkanlarıyla üretimini sürdüremiyor. Zarar ettiği için birçok üretici tarımdan çekiliyor. İlçemizde normalde 220-230 bin dönüm tapulu alan bulunmasına rağmen üretimden çekilmeler nedeniyle tarım arazilerinde yüzde 45-46 oranında daralma yaşandı.' (İLKHA)