Alimler ve Medreseler Birliği (İTTİHADUL ULEMA), yerel seçimler başta olmak üzere oluşan gündemler içerisinde Gazze meselesinin unutulmaya çalışıldığı bu günlerde İzzettin El Kassam Tugaylarının yaptığı küresel çağrıya diplomatik ve ekonomik boykot çağrısıyla destek verdi.

Yapılan açıklamayı İTTİHADUL ULEMA Sözcüsü Molla Süleyman Kızılçınar okudu.

Mardin’de elektrik direğinin altından akan su hattı ölüm tehlikesi saçıyor Mardin’de elektrik direğinin altından akan su hattı ölüm tehlikesi saçıyor

"Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor." ayeti ile konuşmasına başlayan Kızılçınar, bugün Filistin topraklarında yaşanan acıların yüreğimizi dağladığını, işgal rejiminin Müslümanlara yönelik zulmünün kabul edilemez boyutlarda olduğunu ve yaşanan bu soykırım, işgal, zulüm ve katliamların masum insanların temel haklarını ellerinden almakta, açlık ve yokluğa terk etmekte olduğuna vurgu yaptı.

"Katliamın durması için tepkimizi ortaya koymamak en hafif tabirle büyük bir gaflettir, acziyettir"

Filistin topraklarında yaşanan bu zulme karşı sessiz kalmanın, bu zulmü onaylama anlamına geldiğini ifadelerine ekleyen Kızılçınar, "Peygamber Efendimiz biz müminlerin birbirinin derdi ile dertlenmesi gerektiğini 'Müminler; birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.' hadisiyle ortaya koymuştur." şeklinde konuştu.

Kızılçınar, "Bugün Gazze'deki yaşanan bu katliama karşı sesimizi yükseltmemiz, meydanlara inerek tepkimizi ortaya koymamız, sözde insan hakları kuruluşlarının ve devletlerin aldığı kararlar eğer israil terörünü durduramıyorsa, genelde bütün insanlık özelde Müslümanlar olarak kendimizi sorgulamamız gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle merhametin, birbirini anlamanın, birbirinin derdi ile iştigal edip mağdur ve muhtaç olanlara yardım elini ulaştırmanın adı olan bu Ramazan Ayı'nda hiçbir şey yokmuş gibi davranmak, lüks iftar menüleri ile iftar açmak, Gazze'deki katliamın durması için tepkimizi ortaya koymamak en hafif tabir ile büyük bir gaflettir. Büyük bir acziyettir." dedi.

Tüm tepkilere rağmen siyasi, diplomatik ve ekonomik olarak olumlu ciddi adımlar atılmadığını ve hala hiçbir şey yokmuş gibi işgal rejimiyle ilişkilerin devam ettiğini, ticaret yapıldığını belirten Kızılçınar, bu da yetmiyormuş gibi bu seçim atmosferinin Gazze meselesini tamamen unutturduğuna dikkat çekti.

"Zalimlerin zulmüne karşı durmak, adaletin tesisi için bir gerekliliktir"

İTTİHADUL ULEMA olarak halka ve devlet yetkililerine seslenen Kızılçınar, şu ifadelere yer verdi:

"En önemli meselemiz Gazze olmalıdır. Lütfen suni gündemlerin bu meseleyi unutturmasına müsaade etmeyelim. israil terör şebekesine yönelik boykotu her haliyle devam ettirelim. Hiç şüphesiz halkın kaşıkla sakındığını büyük şirketler ve devletler kepçe ile veriyorsa boykotun etkisi istenen seviyede olmayacaktır. Bu sebeple herkesi el ele vererek bu katliamı durdurmaya, Gazze halkının yanında durmaya ve destek vermeye, israilin zulmüne karşı çıkmaya ve terör şebekesini yok olana kadar siyasi, diplomatik ve ekonomik olarak boykot etmeye çağırıyoruz. Unutmayalım ki, zalimlerin zulmüne karşı durmak, adaletin tesisi için bir gerekliliktir. Bu nedenle, herkesi israilin Filistinli kardeşlerimize yönelik zulmüne son vermek için mücadele etmeye çağırıyoruz."

Kızılçınar, "Buradan şunu açıkça ifade ediyoruz ki, Filistinli kardeşlerimizin yaşadığı tüm bu acıları paylaşıyor, onların yaşadığı zulmü herkesin duymasını sağlamak için elimizden gelen her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Bundan daha fazlasını yapabilecek güç ve kudreti Rabbimizden niyaz ediyoruz." diye belirtti.

Kaynak: ilkha