Röportaj

Prof. Dr. Akpınar: İnsan, en güzel ve mükemmel ibadeti gençliğinde yapar

Prof. Dr. Ali Akpınar, gençlik yıllarının, Allaha sağlam bir kullukla geçirilmesi gerektiğinin önemine değinerek, Hz. Muhammed döneminde Mekke de, Medine de ilk İslam toplumlarının ve ilk İslam devletinin gençler tarafından inşa edildiğini söyledi.

Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde görev yapan Prof. Dr. Ali Akpınar, gençlik yıllarına ilişkin bazı tavsiyelerde ve değerlendirmelerde bulunarak, gençlerin zamanını en iyi şekilde değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.

Allah'ın, biz kullarına sunduğu gençlik yıllarını rızası doğrultusunda kullanılmasına değinen Prof. Dr. Akpınar 'Allah'a kullukta gençliğini değerlendiren gençler Allah'ın koruması altında olacaktır' ifadelerini kullandı.

Hz. Muhammed'in (Sallallahu Aleyhi Vesellem) gençlere verdiği değere de vurgu yapan Prof. Dr. Akpınar, 40 bin kişilik islam ordusunun başına henüz 20'li yaşlarda bile olmayan bir genç sahabeyi komutan olarak tayin ettiğinden bahsetti.

Akpınar gençlik kavramının sadece 20-25 yaşındakiler için değil, kendini genç ve dinamik hisseden tüm Müslüman bireyler için geçerli olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Ali Akpınar

Gençlik yıllarının bir hazine olduğunu ve Allah'ın rızası doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini belirten, Prof. Dr. Ali Akpınar, 'Gençlik, hazine anlamına gelir. Dolayısıyla insan için en önemli devredir, en önemli dönemdir. Nasıl ki bir hazinenin kadri kıymeti bilinmesi, zararlı şeylerden, hırsızlardan, soygunculardan korunması gerekiyorsa gençliğin de kıymetinin bilinmesi, korunması gerekiyor. Çünkü insan ömründe gençlik bir kere insanın başına gelecek, bir daha geri gelmeyecek. Dolayısıyla turfanda olan şeyler nasıl kıymetliyse gençlik de o kadar kıymetlidir,' cümlelerini kulandı.

Gençlik yıllarında yapılan ibadetlerin büyük bir öneme sahip olduğuna değinen Prof. Dr. Akpınar, 'Ben ileride düzelirim deyip gençlikte yanlış yapmamak gerekir. İleride tövbe ederim deyip gençlikte sapmamak, günahlar işlememek gerekiyor. Gençlik yüce Allah'ın biz kullarına sunduğu en önemli emanetidir. Kültürümüzde 'ibadet de gençlikte, kabahat de gençlikte' diye bir ifade vardır. Bu şu anlama gelir. Yani insan en mükemmel, en güzel ibadeti gençliğinde yapar. Çünkü gençliğinde hem fizik olarak hem akli olarak hem ruhi, manevi olarak en dinamik zamanıdır. Dolayısıyla bu anların Yüce Allah'ın emrinde, ölçüleri doğrultusunda kullanılması, geçirilmesi, değerlendirilmesi son derece önemlidir. Bir başka husus da gençlik insanın kişiliğinin, hayatının temelidir. Temel ne kadar sağlam olursa onun üzerine kurulacak olan şahsiyet binası da o kadar güçlü ve sağlam olacaktır. Ama gençlik ne kadar, temel ne kadar çürük olursa, gençlik ne kadar günahlar, isyanlar içerisinde geçmişse, geçerse onun üzerine güçlü şahsiyetleri kurmak zorlaşacaktır, imkansızlaşacaktır,' dedi.

'Allah'a kullukta gençliğini değerlendiren gençler, Allah'ın koruması altında olacaktır'

Gençlerin gençlik yıllarını şeytanın değil, Allah'ın istediği şekilde geçirmesi gerektiğini vurgulayan Akpınar, 'Ben büyüyünce, ileride tövbe ederim, şimdi çalabildiğim kadar çalayım, yapabildiğim kadar yapayım' anlayışı şeytani bir iğvadır, vesvesedir. Onun için biz gençliğimizin, bir kere elimize geçen bu nimetin kadri kıymetini bilmeliyiz. Peygamberimiz hiçbir korumanın olmadığı o zorlu kıyamet gününde Allah'ın koruması altında olacak olan kimseleri sayarken, 'Allah'a kullukta gençliğini değerlendiren gençler, Allah'ın koruması altında olacaktır' buyuruyor. Dolayısıyla Allah'a kullukta gençliğin sürmesi demek Allah'la irtibatlı, bağlantılı olarak sürmesi demektir. Onun için gençliğimizin kadri kıymetini bilelim. Gençliğimizi bize bahşeden Yüce Rabb'imize hem şükürde hem kullukta kullanmaya gayret edelim,' tavsiyelerinde bulundu.

'Hz. Muhammed gençlere ayrı bir önem ve değer veriyordu'

Hz. Muhammed'in (Sallallahu Aleyhi Vesellem) gençlere verdiği değerin ve kıymetin ne kadar önemli seviyelerde olduğunu belirten Akpınar, 'Şeytani vesveseler, çevre, kötü arkadaşın iğvaları değil, Allah Resulü'nün yönlendirmeleri, Yüce Rabb'imizin yönlendirmeleri bizim ölçümüz, düsturumuz olsun. Unutmayalım ki bizim Peygamberimiz 'bana gençliğin yardımı verildi' diyen bir peygamber ve hakikaten o davasını gençlerle başlatmış. Hem Mekke'de toplumunu gençlerle büyük ölçüde kurmuş, hem Medine'de toplumunu ve devletini gençlerle kurmuştur. O gençlere ayrı bir önem, değer vermiş. Onların üzerinde adeta titremiş, onları en güzel şekilde yerleştirmiş, yetiştirmiş ve pek çok önemli işlere, görevlere gençleri getirmiş. Söz gelimi Muaz bin Cebel Yemen vilayetine kadı olarak, hakim olarak atandığında daha 20 yaşlarında bile değildi. Yine Peygamberimizin vefat edeceği sene 40 bin kişilik, o zamana kadar kurulmamış büyük bir ordu hazırlanmış. Şam üzere, Suriye üzere gitmek, gönderilmek üzere. O ordunun içerisinde sahabe-i kiramın büyükleri var. Aşere-i mübeşşere, Ebubekir, Ömer, Osman, Ali gibi pek çok sahabi olduğu halde Halid bin Velid gibi komutanlar bulunduğu halde Peygamberimiz Üsame bin Zeyd'i gencecik yaşta komutan olarak atamıştır. Hatta bazı Müslümanlar, 'o çocuğu niye peygamber o büyük orduya kumandan olarak atadı?' diye ileri geri konuşmak istemişlerdir ama bütün bunlara rağmen peygamberimiz aleyhissalatü vesselam gençlere verdiği değeri göstermek için, gençlerin toplumdaki yerini bize öğretmek için ömrünün son günlerinde o büyük ordusunun başına Üsame bin Zeyd'i radıyallahu anh'ı komutan olarak tayin etmiştir. Böyle bir peygamberin ümmeti olarak o zaman gençliğimizi israf etmeyelim.' İfadelerini kullandı.

'Bu zamanda Allah'a kul olmak Allah'ın ayrı bir hoşuna gider'

Akpınar, 'Gençliğimizi Allah'ın emir ve ölçüleri dışında kullanmayalım. Dünyevi şeyler, reklamlar, çevre faktörü, işte yaz geldi, herkes eğlencede, herkes dinlenmede, herkes tatilde. Şimdi herkes böyle yapıyor anlayışı kesinlikle bizi yanıltmamalıdır. Evet, bu zor zamanda Allah'a kul olmak Allah'ın ayrı bir hoşuna gider. Allah katında ayrı bir değere sahiptir ve bu zor zamanda, bu namüsait şartlarda da gerçekten istikametli olan gençler vardır. O gençler olmaya devam edecektir. Bizler de inşallah o gençlerden olmaya gayret edelim.' diye konuştu.

Son olarak gençlere hangi yaşta olurlarsa olsunlar kalbin ve ruhun diri tutulmasından bahseden Akpınar, 'Tabii bu sözlerimi söylerken ben artık yaşım ilerlemiş, gençlerden değilim. Hocanın söylediklerinin muhatabı ben değilim düşüncesine de kapılmayalım. Önemli olan gönlü genç olabilmektir, genç kalabilmektir. Bugün nice insan vardır. Yaşı 20-25'lerde ama çökmüştür, bitmiştir, gayesi kalmamıştır, ihtiyarlamıştır gencecik yaşında ama nice yaşı ilerlemiş olan insanlar vardır ama hala o genç dinamik ruha sahiptir. Dolayısıyla biz her halükarda çocukluğumuzdan başlamak üzere gençliğimize de, olgunluk çağımıza da, yaşlılığımızda da inşallah Rabb'imizin gözetiminde, denetiminde olduğumuzu bilelim Nerede olursanız olun, hangi yaşta, hangi konumda bulunursanız bulunun, Allah sizinle beraberdir. Hiç kimsenin olmadığı yerde O vardır. Hiç kimsenin görmediği yerde her şeyi gören Allah'tır bilinci, şuuru içerisinde inşallah hayatımızın her dönemine gereken önemi verelim ve en güzel şekilde değerlendirelim inşallah.' dedi. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }