Röportaj

Psikolog Günaydın: Dijital savaş oyunları ve mafya dizileri çocukları olumsuz etkiliyor

Aile Danışmanı Psikolog Faruk Günaydın, dijital savaş oyunları ile mafya dizilerinin çocuklarda şiddeti normalleştirdiğini, empati duygusunu zayıflattığını ve saldırgan davranışları artırdığını belirterek aileler ile yetkililere önlem çağrısında bulundu.

Son dönemde çocuklar üzerinde olumsuz etkiler bıraktığı sıkça tartışılan dijital savaş oyunları ile mafya temalı dizilerin, şiddeti normalleştirdiği, saldırgan davranışları artırdığı ve rol model algısını olumsuz yönde etkilediği belirtiliyor.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Aile Danışmanı Psikolog Faruk Günaydın, dijital savaş oyunları ile mafya dizilerinin çocuklar üzerindeki etkilerine ilişkin İLKHA muhabirine önemli değerlendirmelerde bulundu.

Günaydın, son dönemde yaşanan acı olayların ardından çocukların maruz kaldığı içeriklerin yeniden sorgulanması gerektiğini belirtti.

Dijital savaş oyunları ile mafya dizilerinin çocuklarda şiddeti normalleştirdiğini, empati duygusunu zayıflattığını ve saldırgan davranışları artırdığını ifade eden Günaydın, değer odaklı eğitim sisteminin güçlendirilmesi, her okula rehber öğretmen atanması ve zararlı içeriklere yönelik denetimlerin artırılması gerektiğini söyledi.

'Acı olaylardan ders çıkarılması gerekiyor'

Son zamanlarda yaşanan olayların toplumda derin üzüntüye yol açtığını ifade eden Günaydın, şunları söyledi:

'Son zamanlarda yaşanan acı olaylar bizleri derinden üzüyor. Kahramanmaraş ve Urfa'daki olaylar adeta tüm ülkeye yas oldu. Tabii bu acı olaylar bizleri tekrardan bir sorgulamaya götürüyor, götürmesi de gerekiyor; çünkü bu acı olaylardan ders çıkarılması lazım. Bugün eğitim sistemindeki aksaklıklar ve eksikliklerin neler olduğu ciddi anlamda gözden geçirilmelidir.'

'Savaş temalı oyunlar şiddeti normalleştiriyor'

Çocukların karşı karşıya olduğu dijital tehlikelere dikkat çeken Günaydın, özellikle savaş içerikli oyunların yaygınlaştığını belirterek şöyle konuştu:

'Tabii çocukların karşılaştığı tehlikeler de var; bunları da iyi bir şekilde değerlendirmek gerekiyor. Özellikle günümüzde geleneksel oyunlar yerine çocuklarda dijital oyunlar daha çok yaygınlaşmış durumda. Bu dijital oyunlar içerisinde de özellikle savaş içerikli, savaş temalı oyunlar çocuklar arasında çok yaygın bir şekilde görülüyor. Bu oyunlar; sürekli öldürmeyi, yok etmeyi ve zarar vermeyi barındırdığı için şiddeti çocuklar arasında normalleştiriyor, adeta sıradanlaştırıyor.'

'Empati yoksunluğu ve öfke problemleri artıyor'

Araştırmaların da bu etkileri ortaya koyduğunu dile getiren Günaydın, şu ifadeleri kullandı:

'Bu konuda yapılan araştırmalar da mevcut. Özellikle savaş temalı oyunlarla haşır neşir olan çocuklarda şiddet normalleşiyor; bu çocuklarda sabırsızlık ve öfke problemleri gibi saldırgan davranışlar ciddi anlamda artıyor. Çocuk sürekli bunlara maruz kaldığı için ister istemez bir empati yoksunluğu da oluşmaya başlıyor; yani karşı tarafa merhamet geliştirme becerisi olumsuz yönde etkileniyor. Çünkü bu oyunlar; sürekli zarar vermeyi, yok etmeyi, yıkmayı ve yağmayı barındırıyor; çocukları gerçeklik algısından uzaklaştırıyor.'

'Çocuk ölmeyi ve öldürmeyi oyun gibi algılıyor'

Dijital oyunların gerçeklik algısını bozduğunu vurgulayan Günaydın, şöyle devam etti:

'Çocuk ölmeyi ve öldürmeyi bir oyun gibi algılıyor, öyle zannediyor. Bunun gerçek hayattaki sonucunu kavrayamıyor, farkına varamıyor. Dolayısıyla bu oyunların diğer bir olumsuz özelliği de çocuklarda bağımlılık meydana getirmesidir. Bu oyunlar bir ödül mekanizmasıyla çalışıyor. Çocuk burada haz aldığı için ki, bu ödül mekanizması oyunda seviye atlamak veya kazanma hissi olabilir, beyindeki limbik sistemi aktif hale getiriyor ve çocuk o oyuna bağımlı olmaya başlıyor.'

'Sadece bilgi değil, değer odaklı eğitim sistemi gerekli'

Sorunun çözümü için yalnızca yasakların yeterli olmayacağını belirten Günaydın, eğitim sistemine dair şu değerlendirmede bulundu:

'Bu anlamda tabii ki bazı önlemler alınmalı. Sadece yasaklarla bunun önüne geçmemiz çok zor; çocuklara doğru bir dijital kullanımı aşılamamız lazım. Dolayısıyla bu konuya ciddi anlamda eğilmek gerekiyor. Eğitim sisteminde de aksaklıklar var. Bugün eğitim sistemi sadece bilgi öğreten bir sistem; halbuki eğitim demek ahlak, değer ve etik demektir. Bunlar çocuklara öğretilmediği zaman öğretilen bilginin hiçbir anlamı yoktur, hatta öğrenilen bilgiler topluma zarar bile verebilir. Dolayısıyla sadece bilgi ağırlıklı değil, değer odaklı da bir eğitim sisteminin oluşturulması gerekiyor.'

'Her üç çocuktan biri akran zorbalığına maruz kalıyor'

Okullardaki rehberlik hizmetlerinin önemine dikkat çeken Günaydın, şu ifadeleri kullandı:

'Baktığımızda Türkiye'de her üç çocuktan biri akran zorbalığına maruz kalıyor. Bu noktada Milli Eğitim Bakanlığının ve devletin ciddi önlemler alması şart. Şu anda 25 bin okulda okul psikolojik danışmanı (rehber öğretmen) yok ve bu durum ciddi eksiklikler meydana getiriyor. Her okula en az bir rehber öğretmen ve okul psikolojik danışmanı atanmalıdır.'

'Mafya dizileri çocuklara suçluyu rol model olarak sunuyor'

Konunun yalnızca dijital oyunlarla sınırlı olmadığını belirten Günaydın, televizyon dizilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:

'Tabii ki konuyu sadece bununla sınırlandırmak yanlış olur. Evet, dijital oyunların olumsuz bir etkisi var ancak değinmemiz gereken başka önemli bir nokta daha var: Mafya dizileri. Bugün neredeyse her kanalda bir mafya dizisine rastlıyoruz. Bu diziler toplumu kaosa sürüklüyor; çünkü güç, para ve saygınlık suçla beraber sunuluyor ve o suçlular dizilerde haklıymış gibi gösteriliyor. Çocuklar bu dizilerle çok sık karşılaştığı zaman rol model yoluyla öğreniyor; o mafya karakterini örnek alıyor ve onunla özdeşim kuruyor. Onun gibi konuşmaya, onun gibi davranmaya, onun gibi yürümeye ve sorunları onun gibi çözmeye çalışıyor.'

'Çocuk kendi adaletini güçle sağlamaya çalışıyor'

Mafya karakterlerinin çocuklar üzerinde olumsuz rol model etkisi oluşturduğunu vurgulayan Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:

'Neden bu olaylarla karşılaştığımızın sebebi aslında çok açık ve net. Hem dijital içerikli oyunlar hem de mafya dizileri ciddi anlamda etkili. Dikkat edin, mafya karakterleri kendi adaletini kendisi sağlıyor. Çocuk onu rol model aldığı için okulda, dışarıda veya oyun parkında bir sorunla karşılaştığı zaman adeta o mafya karakterinin yaptığı gibi kendi adaletini kendi sağlamaya çalışıyor. Bunu da güçle, silahla, şiddetle ve yakıp yıkmakla çözmeye çalışıyor. Halbuki bu bir çözüm değildir. Bu anlamda RTÜK'ün ciddi bir düzenleme yapması ve denetimlerin artırılması gerekiyor. Gerekirse bu noktada yasaklar da etkili olabilir; bu durum göz ardı edilmemelidir.' (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }