Dünya

Trump yığınağı artırıyor, Tahran dayatmaları reddediyor: Savaş kapıda mı?

ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'ya büyük bir savaş filosu gönderildiğini açıklarken, İran yönetimi Washington'un "barış şartlarını" kesin dille reddetti. Karşılıklı sert mesajlar bölgede savaş ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.

ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'ya büyük bir savaş filosu sevk edildiğini duyurarak, ABD'nin bu gücü kullanmak zorunda kalmamasını umduğunu söyledi. Axios'a konuşan Trump, İran yakınlarında konuşlanan Amerikan filosunun Venezuela açıklarındakinden daha büyük olduğunu belirtirken, diplomasi seçeneğinin hâlâ masada olduğunu iddia etti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise uçak gemisi "Abraham Lincoln"ün bölgede bulunduğunu ve bunun "bölgesel güvenlik ve istikrarı artırma" amacı taşıdığını öne sürdü. Wall Street Journal'a konuşan bir ABD'li savunma yetkilisi, uçak gemisine Tomahawk füzeleri fırlatma kapasitesine sahip üç muhribin eşlik ettiğini, önümüzdeki günlerde bölgeye ek askeri unsurların da sevk edileceğini aktardı.

ABD'deki gelişmeleri değerlendiren gazeteciler, Trump'ın bu adımlarının "güç yoluyla barış" stratejisinin sahadaki yansıması olduğunu belirtiyor. Bu yaklaşıma göre askeri yığınak baskı unsuru olarak kullanılırken, aynı anda Tahran'a müzakere kapısı açık tutuluyor. Washington kulislerinde ise diplomasinin askeri seçeneğe kıyasla daha düşük maliyetli ve daha az riskli olduğu vurgulanıyor.

Öte yandan ABD yönetiminden üst düzey iki yetkili, İran'ın istemesi halinde müzakereye hazır olduklarını açıkladı. Trump da İran'ın anlaşma yapmak istediğini bildiğini, Tahran'dan kendisine defalarca mesaj iletildiğini öne sürdü. Ancak Washington, olası müzakereler için üç temel şart öne sürüyor: İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun ortadan kaldırılması, uzun menzilli füze kapasitesinin sınırlandırılması ve Orta Doğu'daki İran'a yakın güçlere verilen desteğin kesilmesi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise bu talepleri "müzakere değil, Amerikan dayatması" olarak nitelendirerek kesin biçimde reddetti. Pezeşkiyan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD'nin askeri yığınağının bölgesel istikrarsızlığı hedeflediğini söyledi ve bunun "ne Washington ne de israil için sonuç getirmeyeceğini" ifade etti.

Tahran yönetimi, Washington'un müzakere konusunda samimi olmadığını belirtirken, İranlı yetkililer ülkenin "diğer seçeneğe, yani savaşa da hazır olduğunu" vurguluyor. İran'a göre ABD'nin talepleri, olası bir Amerikan ya da siyonist rejim saldırısına karşı İran'ın savunma ve karşılık kapasitesini zayıflatmayı amaçlıyor.

Bu süreçte İran, yeni bir caydırıcılık denklemi kurma arayışında olduğunu da açıkça ortaya koyuyor. Tahran, sınırlı dahi olsa herhangi bir ABD ya da siyonist rejim saldırısına güçlü bir karşılık verilmesinin, gelecekteki saldırıları engelleyecek yeni bir denge oluşturacağı görüşünde. İran Genelkurmayı'ndan bir yetkili, ABD'nin ani bir saldırıyla hızlı zafer elde etme senaryosunun başarısız olacağını, İran'ın karşılığının kapsamlı olacağını dile getirdi.

İran Devrim Muhafızları'na bağlı deniz kuvvetlerinden bir yetkili ise komşu ülkelere uyarıda bulunarak, İran'a yönelik herhangi bir saldırıda hava sahalarının, topraklarının ya da karasularının kullanılmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Yetkili, bu ülkelerin dost kabul edildiğini ancak böyle bir durumda "düşman" sayılacaklarını ifade etti.

İran Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Şehram İrani de yaklaşık 100 İran gemisinin uluslararası sularda güvenli şekilde koruma altına alındığını, ticari ve ekonomik faaliyetlerin deniz kuvvetlerinin refakatiyle sürdürüldüğünü açıkladı. Karşılıklı tehditler ve askeri hazırlıklar ise bölgede yeni bir savaş ihtimalini her geçen gün daha fazla gündeme taşıyor. (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }