İşgal ordusu, Hizbullah operasyonunda bir siyonist askerin öldüğünü kabul etti
İşgal ordusu, Hizbullah operasyonunda bir siyonist askerin öldüğünü kabul etti
İçeriği Görüntüle

Toronto merkezli göçmenlik avukatı Erin Simpson, Kanada'nın uzun yıllardır korumaya çalıştığı mülteci dostu ülke imajının ciddi biçimde yara aldığını söyledi. Simpson 'Şok edici olan şu ki Kanada sadece seyirci değil, doğrudan insanları ICE'a teslim ediyor.' ifadelerini kullandı.

Trump yönetiminin ikinci döneminde göçmen politikalarını daha da sertleştirmesiyle birlikte, özellikle insani vize programlarıyla ABD'ye gelen binlerce kişinin geleceği belirsiz hale geldi. İnsan hakları savunucularına göre Kanada ise bu süreçte koruma sağlamak yerine sınırlarını daha da kapatarak Trump tarzı politikaları benimsemeye başladı.

Kanada'nın 'Güvenli Üçüncü Ülke Anlaşması' kapsamında sığınmacıları ABD'ye geri göndermesi büyük tepki topluyor. Hukukçular, uzun süreli gözaltılar, sınır dışı tehditleri ve kötü muamele nedeniyle ABD'nin artık 'güvenli ülke' olarak değerlendirilemeyeceğini savunuyor.

Tibetli mülteci Tenzin'in anlattıkları ise ICE tesislerindeki koşullara ilişkin tartışmaları daha da büyüttü. Kanada sınırında iltica talebi reddedildikten sonra Buffalo'daki ICE merkezine gönderilen Tenzin, burada ciddi sağlık sorunları yaşadığını söyledi. Yüz felci teşhisi konulan genç mülteci, günlerce doktora erişemediğini, hastaneye ise kar fırtınası sırasında ince bir eşofmanla ve kelepçeli şekilde götürüldüğünü anlattı. ICE görevlilerinin kendisine mont kalmadığını söylediği belirtildi.

Göçmenlik avukatı Heather Neufeld, Kanada sınır yetkililerinin Tenzin'in ailesini dinlemeyi reddettiğini ve prosedür hatalarıyla dolu bir süreç yürüttüğünü savundu. Aylar sonra serbest bırakılan Tenzin, sonunda Toronto'daki ailesine ulaşabildi.

Benzer bir mağduriyeti yaşayan Hintli sığınmacı Gurbir Singh de Kanada'nın insan hakları söylemi ile uygulamaları arasında büyük bir çelişki olduğunu söyledi. Kanada'ya giriş yapmak isterken kimliği sorgulanan Singh, belgeleri ve parmak izi kayıtları eşleşmesine rağmen ICE gözaltısına gönderildi. Haftalar sonra Kanada makamlarının geri adım atmasıyla serbest bırakıldı.

Uzmanlar, Kanada'nın ekonomik ve sosyal kapasitesinin daha fazla mülteci kabul etmeye yeterli olduğunu ancak siyasi iradenin giderek sertleşen göç politikalarına teslim olduğunu ifade ediyor. Toronto Üniversitesi'nden göç hukuku profesörü Audrey Macklin 'Kanada sürekli olarak mültecilere karşı ne kadar cömert olduğunu söylüyor. Ancak gerçekte bunun arkasında siyasi bir irade görünmüyor.' dedi.

ABD ICE kurumu ise gözaltı merkezlerindeki uygulamalarla ilgili yöneltilen sorulara yanıt vermedi. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA