Gazze Şeridi'ndeki savaş sonrası düzenlemeleri denetlemek üzere önerilen ABD liderliğindeki "Barış Kurulu", yapısı, yetki alanı ve Filistinlilerin haklarını etkin bir şekilde ele alma kapasitesi konusunda bölgesel analistlerden endişeler alıyor.

Gazze ihtilafını çözmeye yönelik çabalar herkesçe takdirle karşılansa da uzmanlar kurulun uluslararası hukuku hiçe sayan, Filistin haklarını göz ardı eden ve adil bir çözüm sağlamak yerine küresel bölünmeleri derinleştirme riski taşıyan bir "tek adam gösterisine" dönüşebileceğinden endişe duyuyor.

"Tek kişilik gösteri"

ABD Başkanı Donald Trump'a ömür boyu liderlik teklif ettiği belirtilen kurul, uzmanlar tarafından karmaşık siyasi çatışmaları ele alabilecek meşru bir uluslararası mekanizma olmaktan ziyade kişiselleştirilmiş bir araç olarak nitelendirildi.

Analistler, bu girişimin Washington'ın kendi stratejik önceliklerini yansıtacak şekilde tasarlandığını ve Gazze'nin tarafsız bir çatışma çözüm aracı olmaktan ziyade, daha geniş jeopolitik, ekonomik ve hatta iç siyasi çıkarlarını ilerletmek için kullanıldığını öne sürüyor.

Xinhua'nın haberine göre Mısır'daki Helvan Üniversitesi'nde siyaset bilimi profesörü olan Maged Botros, "Yönetim kurulu, uluslararası bir sistemden ziyade bir kişiye bağlıdır" diyerek, bunun da sürekliliğinin kurumsal bir çerçeveden ziyade tek bir kişiye bağlı olduğu anlamına geldiğini sözlerine ekledi.

Trump, 22 Ocak'ta İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'ndaki bir tüzük imzalama töreninde "Barış Kurulu"nu resmen başlattı. Bu adım, Birleşmiş Milletler'in yetkisini aşındırabileceği ve yerleşik çok taraflı barış koruma çerçevesini baltalayabileceği endişelerini doğurdu. Bazı büyük küresel güçler ve geleneksel ABD müttefikleri de kurula katılmamayı tercih etti.

Botros, "Siyasi olarak bu tek kişilik bir gösteri." yorumunda bulundu.

Benzer şekilde, Mısır'daki Kahire Üniversitesi'nde siyaset bilimi profesörü olan Tarık Fehmi, kurulu "küresel anlamda bir barış konseyi değil, Trump'ın kurulu" olarak nitelendirerek, kurumsal meşruiyetten yoksun olduğunu ve gelecekteki ABD yönetimleri için bağlayıcı olmadığını belirtti.

Her iki uzman da böyle bir kurulun, "kapsamlı bir tüzüğe ve kolektif meşruiyete dayanan uluslararası bir örgüt" olan Birleşmiş Milletler'in yerini alamayacağının altını çizdi.

Filistin hakları göz ardı edildi

Analistlerin dile getirdiği bir diğer endişe ise, kurulun Filistinlilerin haklarını veya siyasi temsilini dikkate almaması ve bunun da yeniden yapılanma çalışmalarının çatışmanın temel siyasi sorunlarına değinilmeden ilerleyebileceği endişesine yol açmasıdır.

Botros, Filistin haklarının uluslararası hukuka dayandığını, kurulun ise bu temeli göz ardı ederek "kişisel bir girişim ve tek bir bireyin aldığı öngörülemeyen bir kararı" tercih ettiğini vurguladı. Uzman, bu yaklaşımın, sonuçların yasal hakları değil, "kişisel inançları ve güç dengesini" yansıtacağı anlamına geldiği konusunda uyardı.

Fehmi de, yönetim kurulunda Filistinli temsilci bulunmamasının şüpheciliği körüklediğini ve girişimin güvenilirliğini baştan itibaren zedelediğini vurguladı.

Botros, Trump'ın yaklaşımının hukuki veya ahlaki nedenlerden ziyade güç kaygılarından kaynaklandığını belirterek, ABD liderliğindeki kurulun kararlarının işgalci rejimin çıkarlarıyla örtüşme olasılığının yüksek olduğunu ve Washington'ın stratejik hesaplamalarını yansıttığını savundu.

Fehmi ise bu değerlendirmeye katılarak, kurulun bölgesel bölünmeleri derinleştirebileceği ve barışı teşvik etmek yerine bölgesel düzeni istikrarsızlaştırabileceği konusunda uyararak, "Dünyayı 'bizimle olmayanlar bize karşıdır' temelinde bölmek, küresel istikrarı sarsacak, barışı sağlamayacaktır." diye vurguladı.

Her iki uzman da kurulun etkinliğinin, ABD'deki olası siyasi ve mali kısıtlamalar, özellikle de Kongre'nin muhtemel muhalefeti nedeniyle daha da gölgelendiği konusunda hemfikir oldu.

Japonya'da Budist tapınağında yangın: 5 ölü
Japonya'da Budist tapınağında yangın: 5 ölü
İçeriği Görüntüle

Fehmi, ABD'li yetkililerin barış söylemleri ile kışkırtıcı eylemleri arasındaki çelişkilere işaret ederek, kurulun rolünün belirsizliğini koruduğunu ve bunun da kurulu "gerçek bir kurumdan ziyade sembolik bir kurum" haline getirebileceğini söyledi.

Botros, "Bu çözümün Gazze sorununu Filistin halkının haklarıyla uyumlu bir şekilde çözüp çözmeyeceğini doğrudan sorarsak, cevap hayır olur." dedi. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA