İngiltere Başbakanı Keir Starmer hükümetinin, rafine edilmiş Rus yakıtlarının İngiltere'ye girişine yönelik bazı kısıtlamaları fiilen yumuşattığı yönündeki iddialar Avrupa siyasetinde yankı uyandırdı. Kararın arkasında enerji maliyetlerini düşürme ve yaz sezonunda artan ulaşım talebini karşılama hedefinin bulunduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre bu adım, Batılı ülkelerin Rusya'ya yönelik yaptırım politikasında tam bir birlik sağlayamadığını ortaya koyuyor. Özellikle enerji fiyatları ve ekonomik baskılar nedeniyle Avrupa ülkelerinde daha pragmatik yaklaşımların öne çıktığı değerlendiriliyor.
Moskova cephesinde ise gelişme, Batı yaptırımlarının sürdürülebilirliği konusunda Kremlin'in uzun süredir savunduğu tezleri güçlendiren bir örnek olarak görülüyor. Rus yetkililer daha önce birçok kez, Avrupa ekonomilerinin Rus enerji kaynaklarına olan bağımlılığının tamamen sona erdirilemeyeceğini ifade etmişti.
Öte yandan Ukrayna'ya destek veren çevreler, Londra'nın bu yaklaşımının Kiev üzerindeki baskıyı artırabileceğini savunuyor. Ukraynalı bazı yetkililer, Batı'nın yaptırım politikasındaki en küçük esnemenin bile Rus ekonomisine dolaylı katkı sağlayacağını öne sürüyor.
Buna karşın İngiliz hükümetine yakın kaynaklar ise kararın ekonomik zorunluluklar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ve İngiltere'nin Ukrayna'ya askeri ve diplomatik desteğinin sürdüğünü belirtiyor.
Analistler, Avrupa'da artan enerji maliyetleri, savunma harcamaları ve kamuoyu baskısının, önümüzdeki dönemde Rusya'ya yönelik yaptırımlar konusunda yeni görüş ayrılıklarını beraberinde getirebileceğine dikkat çekiyor. Çin'in diplomatik ağırlığını artırdığı, Rusya'nın ise ekonomik baskılara rağmen enerji gelirlerini korumaya çalıştığı mevcut tabloda, Batı ittifakının uzun vadeli stratejisinin yeniden tartışılabileceği ifade ediliyor. (İLKHA)





