Yeni yılda vergi ve cezalardaki artışlar, enerji ve akaryakıt fiyatları, temel gıda, kira ile eğitim ve sağlık giderlerindeki zamlar, tüketicinin bütçesini zorluyor. Artan maliyetler, özellikle dar gelirli vatandaşların yaşamını daha da güçleştiriyor.

Bursa Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Sıtkı Yılmaz, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni yıl zamlarının tüketicinin yaşamını zorlaştırdığını söyledi.

Yılmaz, tüketicilerin temel ihtiyaçlarını karşılayamamasının yılların birikmiş sorunu olduğunu belirterek, temel problemin gelir dağılımındaki adaletsizlik ve özellikle 2017’den sonra bu adaletsizliğin görünür değil, doğrudan hissedilir hâle geldiğini vurguladı.

"Gelir ve vergi adaletsizliği tüketicinin yaşamını çekilmez hâle getirdi"

Yılmaz "Bugün ülkemizin yıllık bütçesini oluşturan ana kalem, dolaylı vergilerden oluşmaktadır. Oysa verginin kazançtan alındığını herkes bilmektedir. Tüketici, dolaylı vergilerle vergi mükellefi durumundadır. Bu eşitsizlik; gelir ve vergi adaletsizliğiyle günden güne büyümektedir. 2012-2014 yılları arasında tüketiciler kurşunsuz benzinin litre fiyatının 5 TL olmasını kırmızı çizgi olarak belirlemişlerdi. Bugün benzinin litre fiyatı 60 TL’ye dayanmıştır. Yeni yılın yeniden değerleme oranlarıyla gelen yeni zamlar, tüketici yaşamını daha da çekilmez hâle getirecektir." dedi.

"Gıdada durum daha vahimdir"

Ticaret ve perakende satış hacmi Kasım 2025’te artış gösterdi
Ticaret ve perakende satış hacmi Kasım 2025’te artış gösterdi
İçeriği Görüntüle

Tüketici, mevcut geliriyle temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu vurgulayan Yılmaz "Açlık ve yoksulluk, kendisi için adeta kader olarak biçilmiştir. Özellikle gıdada durum daha vahimdir. Bugün bir kilo biftek ve bir kilo pirzola ile 2018 yılında bir kurban kesildiği gibi, çocuklara ve torunlara bayram harçlığı bile kalırdı. Bugün birçok aile, üç öğün yemeğe bile muhtaç durumdadır." diye belirtti.

"Maaş artışları siyasi öncelikler ve siyasi tercihlere bağlı"

TBMM'de emekli taban aylığının 20 bin liraya çıkarılması tartışmaları yaşandığını hatırlatan Yılmaz "Açlık sınırının 30 bini aştığı bu günlerde, bin-iki bin lira tüketici için bir çare midir? Bugün ülkemizde adaletten bahseden herkes, Hz. Ömer adaletinden söz etmektedir. Bugün Hz. Ömer yaşasaydı, vatandaşına açlık sınırı altında bir ücreti hak görür müydü? Sosyal devlet, "Açlık sınırı altında geliri artırırım, gerisine karışmam, sorumluluğum yoktur" der mi? Tüketici olarak maaş artışlarının siyasi öncelikler ve siyasi tercihlere bağlı olduğunu biliyoruz." şeklinde konuştu.

"Emekliye bin liralık artış çare değil"

Yılmaz "Milletvekilleri maaşının dahi yeterli olduğunu düşünmezken Ancak milletvekili maaşı alan ve tüketicinin oyuyla seçilen bir kişi, nasıl olur da emekli maaşının bin lira artışını ve tüm emeklilere yüzde 18 artışı tüketiciye reva görür, buna oy verir? Bugün ülkemizde tüketici, mevcut geliriyle yılda 200 kilo ekmek tüketirken; ABD tüketicisi, geliriyle yılda 120–150 kilo et yiyebilmektedir" diye konuştu. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA