Program, Merkez Yıldırım ilçesi Barış Manço Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Sunuculuğunu Enes Tütak'ın üstlendiği program, Ebubekir Arslan hocanın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Ardından sinevizyon gösterimi ve Özlem Ajans sanatçıları tarafından ilahi ve ezgi seslendirildi.
Programda İlahiyatçı Mahmut Aytekin bir konuşma gerçekleştirdi.
"Hazreti Meryem, iman ve ahlakla yetişmiş bir nesil modelidir"
Hazreti Meryem’in hayatına değinen Aytekin, "Hazreti Meryem, çocukluk çağını iman, ilim, edep ve ahlakla dolu dolu geçirdikten sonra artık yetişkin bir insandır. Allah, kendisine bazı görevler yükleyecektir. Hazreti Meryem, kendi coğrafyasında iffetin temsili ve sembolü olmuştur. Kur’an-ı Kerim’de ismi defalarca geçen tek kadın Hazreti Meryem’dir. İmran ailesi anneyle başlar, kızla devam eder, ardından bir peygamberle zirveye çıkar. Bizler bireyi kurtarmaya çalışırken, az önce bahsettiğimiz silsilede olduğu gibi, nesilleri de ihya etmeyi ihmal etmemeliyiz." dedi.

Toplum kimi taklit ediyor, kimin safında duruyor?
Toplumsal duruşa dikkat çeken Aytekin, "Sen kime benziyorsun? Bu çağ, toplum kime benziyor; kimi taklit ediyor ve kimin safındadır? Peygamberler bize 'Tapın demediler, Bizi ilahlaştırın' demediler. 'Biz Allah’ın kuluyuz' dediler. Bizler de duruşumuzla haykıralım ki bizler Allah’ın kullarıyız. Hazreti Meryem, çağından kıyamete kadar en iffetli kadın olmasına rağmen, o günün Yahudi toplumunda kendisine iffetsizlik iftirası atılıyor. Bu meselede Allah, kulu için mucizeyi konuşturuyor. Hazreti İsa’nın doğumu mucizedir; çünkü babasız dünyaya gelmiştir." ifade etti.
"Hazreti İsa’nın hayatı tarih boyunca sansürlenmek istendi"
Hazreti İsa’nın hayatının dünya tarafından kabul edilmesi gerektiğini dile getiren Aytekin, "Bütün dünyanın şu konuda mutabık olması gerekirdi. Hazreti İsa’nın doğumu, çocukluğu, gençliği, daveti ve Allah tarafından kendi katına yükseltilmesi bütün dünya tarafından kabul edilmeliydi. Ama öyle olmadı; çünkü o dönemlerde her şey Yahudilerin elindeydi. Her şeye sansür uygulamışlardı. Kur’an-ı Kerim’in inmesiyle hakikat ortaya çıkıyor. Ancak bu topluluğun zihniyeti değişmiyor. Ellerine güç geçtiği her dönemde, kendileri dışında herkesi yok etmeye çalışmışlardır." diye belirtti.

"Sonucu değil, süreci de Allah'a teslim etmeliyiz"
Günümüze dair değerlendirmelerde bulunan Aytekin, "Bugün çocuklarını dünyaya adayan çok, ama Allah’a adayan az. Çoğu zaman sonucu isteriz; ama süreci Allah’a bırakmak aklımıza gelmez. İmran ailesi, sonucu da süreci de Allah’a bıraktı. Allah da süreci ve sonucu, kıyamete kadar insanlığa örnek olacak şekilde ortaya koydu. Dünyanın bütün dayatmalarına, tüketim çılgınlığına ve hayasızlığına karşı direnecek kadına ve Allah’ın davasına çağıracak gence her zamankinden daha çok ihtiyacımız var" diye konuştu.
Program seslendirilen ilahilerin ardından Ebubekir Arslan hocanın yaptığı dua ile sona erdi. (İLKHA)





