Adana'da Çukurova Üniversitesi öğrencileri merkez kafeterya önünde Gazze'de yaşanan vahşi soykırıma karşı basın açıklaması ve yürüyüş gerçekleştirdi.

Kur'an Tilavetiyle başlayan etkinlik, basın açıklaması ve yürüyüşün ardından son buldu.

Basın açıklamasını öğrenciler adına Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencisi Usame Yıldırım okudu.

Yıldırım, "Filistin'in Gazze şeridinde tam 7 aydır tüm dünya liderlerinin kör ve sağır kesildiği bir soykırım gerçekleşmektedir Çukurova üniversitesi öğrencileri olarak gazete ile birlikte dünyanın çeşitli bölgelerinde müslümanlara yapılan zulümlere dikkat çekmek ve zulme uğrayan kardeşlerimizin sonuna kadar yanlarında olduğumuzu göstermek için burada toplanmış bulunmaktayız.

Amerika'daki en büyük üniversitelerde başlatılan ve Amerika hükümeti tarafından şiddetle bastırılmaya çalışılan öğrencilerin intifada çağrısına bizler de Çukurova üniversite gençliği olarak destekte bulunuyoruz. Aynı zamanda sözde demokrasinin yuvası ABD'de siyonizm karşıtı eylemleri sebebiyle öğrencilere ve akademisyenlere yönelik yapılan yoğun bastırma girişimlerini şiddetle kınıyoruz. Duyarlı öğrencileri ve akademisyenleri haklı ve meşru eylemleri sebebiyle takdir ediyoruz. israil'in yandaşları olan kendilerini gizlemeye çalışan Amerika'nın işbirlikçileri ve israil'e gerekli yaptırımları yapmayanları da lanetliyoruz.

7 Ekim Aksa tufanı ile birlikte siyonist israil'in katliamı artık dünyadan gizlenemeyecek bir boyuta gelmiştir. Bildiğiniz üzere yapılan bu zulümler yalnızca birkaç aya özgü değil, işgalci siyonistlerin 75 yıldır yapageldikleri katliam ve işgalin devamıdır.

HAMAS'ın mukaddes vatanlarını, izzetli haklarını ve değerlerini işgalden kurtarmak için yapmış olduğu 'Aksa Tufanı Operasyonu' 75 yıldır Filistin'de yüz binlerce Müslüman'ı şehit eden zalim ve katil israil için en büyük tehditlerden biri olmuştur. siyonist israil işgal rejimini korumak için aşağılık yöntemler kullanmaktan çekinmemiştir." şeklinde konuştu.

"İşgalci rejim tarihin her döneminde mağlup zalim ve zorba olarak anılacaktır"

Usame Yıldırım

İşgalci rejimin ne kadar büyük devletlerin desteğini alırsa alsın, tüm dünya halkları nezdinde zalim olduğunu söyleyen Yıldırım, "Filistin halkı tüm dünya hakları nezdinde masum ve haklı olarak tanınmıştır. Dünya'nın birçok ülkesinde israil'in Filistin'de şehit ettiği Müslümanlardan sonra binlerce insan İslam'ı seçmekte ve Müslüman olmakta her geçen gün Hidayet bulanların sayısı artmaktadır. Savaşın seyri ne olursa olsun Gazze halkı, şanlı direnişi, ümmete örnek oluşu ve dünyayı ayağa kaldırıp, toplumları bilinçlendirmesiyle muzafferdir. İşgalci rejim ise tarihin her döneminde mağlup zalim ve zorba olarak anılacaktır.

Müslümanların birliğinin dağıldığı günden bugüne kadar ne yazık ki kanayan yaralarımız çok fazladır. Yalnızca Filistin değil, Arakan'dan Irak'a, Suriye'den Bosna'ya Myanmar'dan Doğu Türkistan'a, Yemen'den Afrika'ya, Müslümanlara ve İslam coğrafyasına yapılanların adı 'Dinsel soykırım', 'Zulüm','katliam' ve bütünüyle bir 'İmha etme projesi' yürütülmektedir.

Ellerinden geldiği kadar devletlere, bu zulmü duyurmaya çalışan kardeşlerimizi tenzih ederek söylemeliyiz ki; Milyonlarca Müslüman'a rağmen bu zalim diktatörlerin karşısında Müslümanların sesi cılız kalmaktadır. En azından 'Bir zulme engel olamıyorsanız onu duyurun' düsturu gereği dili, rengi, ırkı ne olursa olsun Müslüman kardeşlerimize yapılan zulme tepki göstermek bizim imanımızın bir gereğidir." açıklamalarında bulundu.

"Türkiye'den israil'e gönderilen suyun muslukları kapatılmalıdır"

Bütün vicdan sahibi devlet ve uluslararası aktörlere, yaşanan vahşet karşısında ateşkesin olmasıyla beraber insani koridorun gerekliliğine değindikten sonra israil ile ticari ilişkilerin kesilmesi gerektiğini belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

"Bugün başta Filistin olmak üzere; Suriye'de, Mısır'da, Doğu Türkistan'da, Myanmar'da zalimlere karşı İslami kimlikleriyle, onur'la mücadele eden Müslüman kardeşlerimizin yaptığı direnişlerinde yalnız olmadıklarını haykırıyoruz. 'Müslümanlar ancak kardeştirler' ayeti gereğince kardeşlerimiz için üzerimize düşen her türlü fedakarlığı yapmaya hazırız. Siyonizm'in son kalesi israil'in yaptığı soykırımı nefretle kınıyor, vicdanını kaybetmemiş uluslararası camiayı ve Müslüman Devletleri bir an önce önlem almaya ve seslerini yükseltmeye davet ediyoruz. Buradan başta Türkiye olmak üzere vicdan sahibi tüm devletlerden ve uluslararası aktörlerden şunları talep ediyoruz:

1-Siyonist işgal rejiminin Gazze'ye yönelik saldırılarının son bulması için kalıcı bir ateşkesin sağlanması, insani koridorun açılması ve yurtlarından edinmiş olanların şartsız olarak yaşadıkları bölgelere geri dönmesi sağlanmalıdır.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi öğrencileri Refah katliamına tepki gösterdi İstanbul Medeniyet Üniversitesi öğrencileri Refah katliamına tepki gösterdi

2-Siyonistlerin Filistin'deki tarım arazilerine zarar vermesi, su kaynaklarını tahrip etmesine yönelik ciddi adımlar atılmalı, buna karşılık Türkiye'den israil'e gönderilen suyun muslukları kapatılmalıdır.

3-Daha fazla gecikmeden ABD'ye bilgi akışı sağlayan Türkiye'deki radar üsleri kapatılmalıdır.

4- Türkiye Ticaret Bakanlığı bu hafta yaptığı açıklamada İsrail ile tüm ürünleri kapsayacak şekilde ticareti durdurma kararı aldı. 7 ay sonra atılan bu adım gibi Gazze için atılması gereken diğer adımlarda bir an önce atılmalıdır. Caydırıcı yaptırım ve müdahalelerle İsrail baskısı ve zulmü bir an önce sonlandırılmalıdır." (İLKHA)

Kaynak: ilkha