ABD ve siyonist rejimin İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik saldırılarında ana hedeflerden biri yer altındaki füze depoları oldu.

Stratejik bombardıman uçakları ve sığınak delici mühimmatlar kullanılsa da bu saldırılar beklenen sonucu tam anlamıyla üretmedi.

Bunun temel nedeni, İran'ın füze altyapısını sadece depolardan ibaret kurmaması ve sistemi çok katmanlı bir yapıya dönüştürmesi olarak öne çıkıyor.

Yer altı 'füze şehirleri': Asıl güç görünmeyen yapıda

İran İslam Cumhuriyeti'nin yıllardır inşa ettiği yer altı 'füze şehirleri', savaşın gidişatını belirleyen en kritik unsurlardan biri.

Yüzlerce metre derinliğe ulaşan bu tesisler, yalnızca depolama değil aynı zamanda üretim ve fırlatma kapasitesi de barındırıyor.

Çok sayıda giriş-çıkışa sahip bu yapılar, tek bir saldırıyla etkisiz hale getirilemiyor. Bu da İran'ın füze kabiliyetini büyük ölçüde korumasını sağlıyor.

Kontrollü kullanım stratejisi: Tükenme değil tasarruf

Sahadaki en dikkat çekici noktalardan biri, İran'ın füze atış temposundaki dalgalanma.

Bu durum ilk bakışta kapasite kaybı gibi görünse de aslında bilinçli bir 'tasarruf stratejisi' olarak değerlendiriliyor.

Tahran yönetimi, özellikle gelişmiş füzeleri daha sınırlı ve yüksek değerli hedeflere karşı kullanarak uzun süreli savaş ihtimaline hazırlanıyor.

Yeniden üretim ve hızlı toparlanma kabiliyeti

İran'ın füze gücünü ayakta tutan bir diğer faktör ise üretim kapasitesi.

Aylık yüzlerce füze üretilebildiğine dair tahminler, stokların sürekli yenilendiğini gösteriyor.

Süveyş Kanalı'ndan Hürmüz Boğazı'na: İran, Amerika İmparatorluğu'nun sonunu getirecek mi?
Süveyş Kanalı'ndan Hürmüz Boğazı'na: İran, Amerika İmparatorluğu'nun sonunu getirecek mi?
İçeriği Görüntüle

Ayrıca saldırılarda zarar gören altyapının kısa sürede onarılabilmesi, sistemin sürdürülebilirliğini artırıyor.

Uydu görüntülerine yansıyan yeniden inşa faaliyetleri de bu durumu destekliyor.

Hareketli rampalar: Vurulması zor hedefler

İran'ın sabit üsler yerine mobil fırlatma sistemlerine ağırlık vermesi, askeri denklemi değiştiren unsurlardan biri.

Sivil görünümlü araçlara entegre edilen bu sistemler, tespit edilmesi zor ve hızlı şekilde yer değiştirebiliyor. Bu da hava saldırılarının etkinliğini ciddi şekilde sınırlıyor.

Düşük maliyet-yüksek etki dengesi

İran'ın stratejisinde sadece füze sayısı değil, maliyet dengesi de önemli rol oynuyor.

Görece düşük maliyetli füzeler ve insansız hava araçlarıyla yapılan saldırılar, milyonlarca dolarlık hava savunma sistemlerini devreye sokmaya zorluyor.

Bu durum, ABD ve siyonist rejim açısından uzun vadede sürdürülebilir olmayan bir maliyet baskısı oluşturuyor.

Asıl hedef: Uzun savaşta ayakta kalmak

İran İslam Cumhuriyeti'nin savaş anlayışı, hızlı zaferden ziyade uzun süre dayanabilmeye dayanıyor.

Bu çerçevede füze kapasitesinin tamamen tüketilmemesi, aksine kontrollü kullanılarak savaşın zamana yayılması hedefleniyor.

Amaç, karşı tarafın askeri ve ekonomik yükünü artırarak geri adım atmaya zorlamak. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA