Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Global Sumud Filosu'na işgal rejimi tarafından uluslararası sularda yaptığı hukuksuz baskın Diyarbakır merkez Sur ilçesinde bulunan tarihi Ulu Camii önünde cuma namazı sonrası protesto edildi.
Diyarbakır İslami Sivil Toplum Kuruluşları tarafından düzenlenen kitlesel basın açıklamasına çok sayıda Diyarbakırlı katıldı. Sık sık tekbir ve sloganların getirildiği basın açıklamasında bir konuşma yapan Peygamber Sevdalıları Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Çelik, İslam dünyasının dağınıklığını ve liderlerin tutumunu sert sözlerle eleştirdi.

Ömer Çelik
'Birbirimize yardım etmediğimiz ve mazlum coğrafyalara el atmadığımız için yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat baş gösterdi'
İslam ümmetinin dağınıklığından dolayı dünyada büyük fitnelerin baş gösterdiğini belirterek konuşmasına başlayan Çelik, 'Yüce Rabbimiz, Kur'an-ı Kerim'de şöyle ferman buyuruyor. 'Kafirler birbirlerinin dostudurlar. Birbirlerine yardım ederler. Eğer siz de birbirinize yardım etmezseniz yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat baş gösterir.' Biz bugün bu ayet-i kerimenin canlı şahitleriyiz. Bunu yaşıyoruz. İslam ümmeti olarak tefrikaya, birbirimize düştük; birbirimizle çatıştık, mücadele ettik, arkasından konuştuk. Gücümüz dağıldı. Yine Rabb-i Zül Celal'in ayetinde belirttiği gibi 'Allah'ın ipinesin sımsıkı sarılın. Sakın ayrılığa düşmeyin. Yoksa gücünüz dağılır, zayıflarsınız. Kuvvetiniz gider. Zillete düşersiniz.' İşte bugün biz bu hali yaşıyoruz. Birbirimize yardım etmediğimiz ve mazlum coğrafyalara el atmadığımız için yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat baş gösterdi. Hem de öyle büyük bir fitne ve fesat ki hepiniz yaklaşık iki aydır basından takip ediyorsunuz. Dünyayı idare eden, dünyayı yöneten süper güçlerin başındaki aşağılık insanların, Epstein dosyalarıyla nasıl bir insanlık suçu işledikleri, yeryüzünü nasıl büyük bir fitne fesadan uçurumuna götürdüğünü, toplumları nasıl helak ettiklerini bil müşahede görüyoruz.' dedi.
'İslam ülkelerinin liderlerinin büyük bir kısmı; 'sarı domuz' ve 'siyah ipli maymun'a kölelik yapıyor'
50'den fazla İslam ülkesine rağmen 3 yıla yakın süredir Gazze'de yaşanan ambargonun devam ettiğini belirten Çelik 'Allah Resulü Sallallahu Aleyhi Vesellem'in müjdesine nail olmak için, Mescid-i Aksa'yı özgürlüğüne kavuşturmak için Gazze'de var olan bir avuç mücahit ve muvahhid çok büyük bir ambargoyla büyük bir yıkımla karşı karşıya kalmışlar. Fakat 50'den fazla İslam ülkesi olmamıza rağmen onlara bir litre su, bir torba un ulaştıramıyoruz. Neden? Çünkü tercihlerimiz farklı oldu. Maalesef ve maalesef bugün dünya liderlerinin büyük bir kısmı ve İslam ülkelerinin liderlerinin de büyük bir kısmı gerek Epstein dosyalarındaki tehditle gerek ekonomik tehditle gerek saltanatlarının tehdidiyle 'sarı domuz' ve 'siyah ipli maymun'un etkisi altına girmiş ve onlara bilinçli ya da bilinçsiz kölelik yapıyor. Ama insanlık hiçbir tarihte vicdanını kaybetmedi. Çoğunluk küfür olsa bile, çoğunluk vurdum duymaz olsa bile tıpkı bin 400 yıl önce Müslümanlara uygulanan ambargoyu delen birkaç vicdanlı müşrik gibi… Evet müşriktiler ama henüz insanlık vicdanını kaybetmemiştiler ve o boykotun sonlanmasına vesile oldular.' diye konuştu.

'Bugün de bakıyoruz ki Sumud Filosu'yla insanlık vicdanı ayaktadır.' ifadeleriyle sözlerine devam eden Çelik 'Bir kısmı kardeşlerine yapılan zulme tahammül edemeyip ölümü göze alıp gittiler. Bir kısmı da Hristiyan ya da ateist olmasına rağmen tıpkı bin 400 yıl önceki müşrikler gibi henüz insanlığını kaybetmemiş o insanlar ablukayı delmek için mücadele ediyorlar. Ve israilin saldırılarıyla karşılaştılar. israil uluslararası karasularında gemilerini basıp onları derdest etti ve suç ortağı Yunanistan'la birlikte bunu yaptı. Onlar güçlü, kuvvetli değil. Çünkü, onlar dünyada bin yıl yaşamak isterler. Bin yıl yaşamak isteyen hiçbir topluluk cesur olamaz.' diye belirtti.
'Allah müminleri er geç zaferle müjdeleyecek ve zaferle taçlandıracaktır'
siyonist terör rejiminin cesaretini İslam ümmetinin dağılmışlığından aldığının altını çizen Çelik 'Onların bu pervasızca hareketleri, saldırıları İslam ümmeti olarak bizim vurdum duymazlığımızdan, gafletimizden, dünyayı öncelememizden ve bir kısım liderlerimizin satılmışlığından kaynaklanıyor. Tarih boyunca sayımız az bile olsa Allah'ın izniyle nice kalabalık toplulukları yendik. Allah iman edenlerin yardımcısıdır. Allah müminleri darda bırakmaz. Allah müminleri er geç zaferle müjdeleyecek ve zaferle taçlandıracak. Fakat biz maalesef birbirimize düşüp birbirimizle uğraştığımız için onlar cesaret buluyorlar.' dedi.
'Bizler İslam ümmetine veba gibi musallat olmuş o satılmış liderlerden beriyiz'
Peygamber Sevdalıları Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Çelik, son olarak şunları kaydetti:
'Tarih boyunca küfrün safında duran, Müslümanlarla savaşan nice prenslikler, nice devletler rezil ve rüsva oldular. Moğolların yardımına giden, Haçlılara yardım eden o küçük prenslikler tarih sürecinde dünyada rezil sayıldılar, tarihin çöplüğünde bile bulunmuyorlar. Kabe'nin Rabbine yemin olsun ki bugün de kendi saltanatları için sözde kendini devlet zanneden, Diyarbakır kadar büyüklüğü olmayan o toprakların başındaki o satılmış insanların hezimetini ve yok oluşunu göreceğiz. Çünkü Allah Celle Celaluhu eninde, sonunda, emrinde her daim galiptir. Ama insanların çoğunluğunu bilmez diyor ayet-i kerimede. Rabbim bizleri mücadele edenlerin, mücahitlerin, mukavemet gösterenlerin ve direnişçilerin safında kılsın inşallah. Ya Rabbi sen şahit ol ki bizler başımızdaki İslam ümmetine veba gibi musallat olmuş, o satılmış liderlerden beriyiz. Bizler Gazzeli kardeşlerimizin yanındayız. Dualarımızla, maddi desteğimizle onlarlayız. israil ve Amerika'ya karşı mukavemet gösteren direniş gösteren her Müslüman'ın yanındayız Ya Rabbi. Bunu bizim için hayır vesilesi olarak yaz ya Rabbim.'

Recep Doğru
Ömer Çelik Hoca'nın konuşmasının ardından Diyarbakır İslami STK'ları adına İHH Diyarbakır İl Yönetimi Üyesi Recep Doğru, basın metnini okudu.
'Gazze'de yaşanan soykırıma seyirci kalmayıp Küresel Sumud Filosu'nda yer alan vicdan sahiplerine selam olsun'
Zümer suresinin 47'nci ayetinde yer alan 'Yeryüzünde ne varsa hepsi, hatta bir o kadarı daha zulmedenlerin olsa, kıyamet günü o korkunç azaptan kendilerini kurtarmak için hiç şüphesiz bunların hepsini feda ederlerdi. Çünkü o gün daha önce hiç hesaba katmadıkları kötü şeyler Allah tarafından karşılarına çıkarılacaktır.' İfadeleriyle açıklamasına başlayan Doğru 'İzzeti kuşananlara selam olsun. Zalimlerin karşısında dik duranlara selam olsun. Mazlumların safında yer alanlara selam olsun. Gazze'de yaşanan soykırıma seyirci kalmayanlara selam olsun. Küresel Sumud Filosu'nda yer alan vicdan sahiplerine selam olsun.' belirtti.
'Gazze'de yaşanan vahşet, barbarlık ve insanlık dışı tüm uygulamalara seyirci kalmak insani tüm değerlerin yitirilmesi demektir'
siyonist işgal rejiminin saldırılarının en barbarca yöntemlerle devam ettiğinin belirten Doğru 'Gazze harabeye dönüştürülmüş ve insanlık onuru ayaklar altına alınmıştır. Her gün onlarca çocuk, kadın, yaşlı ve sivil insan acımasızca katledilmektedir. Gazze'de yaşananlar rakamların ötesine geçmiştir. Yaşanan vahşet, barbarlık ve insanlık dışı tüm uygulamalara seyirci kalmak insani tüm değerlerin yitirilmesi anlamına gelmektedir. İşgal rejimi, Gazze'ye insani yardımların ulaşmasına engel olmaktadır. Bunun neticesinde bir halk, açlık, kıtlık ve ilaçsızlıkla ölüme terk edilmektedir. İşgal rejimi, sınır kapılarından insani yardımların geçişine engel olmakta, açlığı soykırım silahı olarak kullanmaktadır. Gazze'de silahların, bombaların katledemediği insanları işgal rejimi, açlık, kıtlık, ilaçsızlık ve susuzlukla yok etmektedir. Gazze'de insani kriz hayal edilemeyecek duruma gelmiştir. Yetersiz beslenme ve açlık nedeniyle binlerce çocuk, kadın ve sivil insan şehid olmuştur. Gazze'de yaklaşık 2 milyondan fazla kardeşimiz, yüksek derecede akut gıda güvensizliği ile karşı karşıya bırakılmıştır. 600 bine yakın kardeşimiz aşırı açlıktan ölüme yol açabilecek hastalıklara yakalanmıştır. 200 binden fazla çocuk akut yetersiz beslenme yüzünden tedaviye muhtaç hale gelmiştir.' dedi.

'Dünya ülkeleri Küresel Sumud Filosu'nda yer alan halklar kadar cesur ve yürekli olamadı'
'Gazze, bir insanlık davasıdır, bir insanlık meselesidir.' diyerek açıklamasına devam eden Doğru 'Gazze, tüm insanlığın onur, şeref ve haysiyet meselesi olmuştur. Onun için farklı dil, din, ırk ve ideolojiye sahip, insanlığını yitirmeyen dünya halkları zulme karşı tek ses, tek nefes oldular. Dünya halkları Gazze için büyük bir insanlık koalisyonu kurdu. Dünya halkları imkanları dahilinde karadan ve denizden bu insanlık utancına son vermek ve insanlık onurunu yüklenmek için her türlü cesareti sergilemiştir. 'Küresel Sumud Filosu' Gazze için denizlere yelken açarken insanlık onurunu yüklenerek büyük cesaret örneğini sergilemiştir. Dünya ülkeleri bu filoda yer alan halklar kadar cesur ve yürekli olamadı. Bu filo vicdanın, hakkın, cesaretin ve mazlumların safında yer almanın şerefine nail olmuştur.' ifadelerini kullandı.
'Küresel Sumud Filosunda Türkiye'nin de bulunduğu 39 farklı ülkeden 345 katılımcı bulunmaktadır'
Siyonist işgal rejiminin Sumud Filosu'ndaki aktivistleri taşıyan teknelere saldırmasının deniz korsanlığı olduğunu söyleyen Doğru 'Gazze ablukasını kırma ve insani yardımları ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu, Girit Adası açıklarında uluslararası sularda alıkonulmuştur. Küresel Sumud Filosunda Türkiye'nin de bulunduğu 39 farklı ülkeden 345 katılımcı bulunmaktadır. Katılımcılardan 20'si Türkiye'den olmak üzere yüzlercesi alıkonulmuştur. Gazze'ye 600 deniz mili uzaklıkta, Yunan kara sularından birkaç deniz mili açıkta düzenlenen korsan saldırıda sivillerin akıbetine ilişkin sağlıklı bilgi alınamamaktadır.' dedi.
'Başta Türkiye olmak üzere 39 ülke, korsan siyonist işgal rejimine karşı vatandaşlarını korumak zorundadır'
Başta Türkiye olmak üzere ilgili filoda yer alan aktivistlerin ülkelerinin vatandaşlarının güvenliği için girişimlerde bulunması çağrısında bulanan Doğru 'Başta Türkiye olmak üzere 39 ülke, uluslararası sularda hukuku çiğneyen korsan siyonist işgal rejimine karşı vatandaşlarını korumak zorundadır. İşgal rejiminin korsanlığına karşı ciddi yaptırımlar uygulamalı, tüm aktivistlerin serbest bırakılması için gerekli baskıları yapmalıdır. Ey İslam ülkelerinin liderleri ve uluslararası toplumun önde gelenleri, Gazze için artık harekete geçiniz. Utanın ey Ümmeti Muhammed. Utanın en insanlık ailesi. Bebeklerin, çocukların kadınların açlıktan dolayı yaprak-yaprak dökülmesine seyirci kalmaktan utanın. Gazze'de bir halkın açlıktan dolayı eriyip gitmesinden, gözlerimizin önünden kayıp gitmesinden utanın. Karada ve havada vahşet, denizde korsanlık yapan işgal rejimine karşı sessiz kalmaktan utanın. Sumud Filosunda yer alan kahraman halklar kadar cesur ve yürekli olamamaktan utanın. Artık bıçak kemiğe dayandı, Gazze'de İnsanlık ölüyor. Ciddi adımlar atılmazsa açlıktan dolayı toplu ölümler gerçekleşecek.' diye vurguladı.
'Sumud Filosunda yer alan aktivistlerin derhal serbest bırakılması için gerekli adımlar atılmaladır'
'Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve 'Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli gönder, bize katından bir yardım eden yolla' diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz?' ayeti kerime mealini hatırlatan Doğru, dünyanın özgür halklarından ve vicdan sahibi devlet liderlerinden taleplerini şu ifadelerle sıraladı:
'-Sumud Filosunda yer alan aktivistlerin derhal serbest bırakılması için gerekli adımlar atılmaladır.
- Gazze'ye yönelik abluka derhal kaldırılmalıdır. Sınır kapıları hiçbir ön koşul olmaksızın derhal açılmalıdır.
-Gazze'ye gıda, ilaç, yakıt, su, bebek maması, besin takviyeleri ve insani yardım derhal ulaştırılmalıdır.
-Gazze'de işgal rejiminin işlediği soykırımı durduracak somut adımlar atılmalıdır.
-İşgal rejimine ambargo uygulanmalı, silahların uluslararası insancıl hukukun ihlallerinde kullanılmasına izin verilmemelidir.
-Günümüzün Kuva-yi Milliyesi olan HAMAS, siyasi, bürokratik ve askeri olarak desteklenmelidir.
-İşgal rejimine karşı direnişe, silah, mühimmat, lojistik ve teknolojik destek verilmelidir.
-İşgal rejiminin, ateşkes anlaşmasına geri dönmesi için ciddi yaptırımlara tabi tutulmalıdır.
-İnsani yardımların ulaştırılması ve ateşkesin sağlanmasına yönelik askeri seçenekler masaya yatırılarak, barış gücü hareketi başlatılmalıdır.
- Uluslararası kararlar neticesinde, Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması, işgalcilerin Gazze'den çekilmesi, Gazze'nin yeniden imar edilmesi, insani yardımların ulaştırılmasına yönelik söz konusu kararların pratikte yerine getirilmesi için siyonist şer ittifakına karşı baskı yapılmalıdır.
-siyonist işgal rejimine destek sağlayan ürünleri boykot etmeye devam ediniz. Boykot en büyük silah olduğunu unutmayalım. Bir dönem değil, ömür boyu boykot bilinci ile hareket edilmelidir.'
İHH Diyarbakır İl Yönetimi Üyesi Recep Doğru, açıklamasını 'siyonist işgal rejimi, denize dökülüp haritadan silinene kadar azim ve kararlılıkla Kudüs davasını savunmaya devam edeceğiz. Gazze'nin kahraman halkına, izzeti kuşanan liderlerine, siyonist işgale direnen mücahitlere selam olsun.' ifadeleriyle sonlandırdı. (İLKHA)




