Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarının ardından eğitim sistemi, okul güvenliği ve öğrencilerin psikososyal gelişimi yeniden tartışmaya açıldı.
Artan şiddet olayları, okullarda sadece akademik başarıya odaklı yapının yeterli olup olmadığı sorusunu gündeme getirirken, uzmanlar eğitimde değerler eğitimi ve sağlıklı birey gelişiminin önemine dikkat çekiyor.
Aile Akademisi Derneği Genel Başkan Yardımcısı Eğitimci Dr. Yasin Kuruçay, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, eğitim sistemine, dijital içeriklerin etkisine ve çocukların psikososyal gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kuruçay, sınav baskısı, haz odaklı yaşam anlayışı ve dijital içeriklerin çocuklarda öfke ve şiddeti artırdığını belirtti.
'Sınav odaklı sistem çocukları şiddete itiyor'
Okulların iş hayatına insanlar yetiştirdiğini belirten Kuruçay 'Öğrenci başarılı oldukça kendini ifade etme, değerli görme, önemli olduğunu hissetme gibi duygu ve düşünceleri yaşıyor. Başarı ve kariyer standartlarının dışında kalan öğrenciler ise kendilerini aşağıda, arkada kalmış, değersiz ve yetersiz hissediyor. Benlik saygısını tekrar kazanmak adına, bir takım olumsuz faktörlerin etkisiyle bu tür şiddet olaylarıyla kendini ifade etme, değerli görme, dikkat ve ilgiyi tekrar üzerine çekmek gibi olumsuz sonuçlara başvuruluyor. Okulları bir bütün olarak sınav döngüsünden mutlaka çıkarmamız gerekiyor.' dedi.
'Haz ve eğlence odaklı yaşam şiddeti tetikliyor'
Şiddeti ve öfkeyi doğuran ve gözden kaçan unsurlardan birinin de haz, eğlence ve kazanmak merkezli bir yaşam algısı olduğunu söyleyen Kuruçay 'Bu yaşam algısı, çocukların 4-5-6 yaşında başladıkları online oyunlarda başlıyor. Online oyunlarla beraber çocuk kazanamadığında öfkeleniyor, kazandığında haz alıyor. Küçük hazlar yetmiyor, sürekli daha büyük hazlar istiyor. Okullarda da sürekli bir yarışma kültürü var. Dolayısıyla eğlence kültürü ile öfke ve şiddet arasındaki bağlantıyı iyi değerlendirmek gerekiyor. Sürekli eğlenmeye ve haz almaya odaklanan kişiler, eğlenmek ve haz almak için şiddete başvurabiliyor.' diye belirtti.
'Çocuklar ekranlar ve sokaklar tarafından emziriliyor'
Kuruçay 'Anne babalar, yüz yıl önce ABD merkezli kurulan psikoloji ve pedagoji yaklaşımları sebebiyle ebeveynlik rollerinin pedagojik yönlerini devre dışı bıraktı ve bu rol uzmanlara devredildi. Uzmanlar, kendilerine öğretilen kadar meselelere bakıyorlar. Eğitimin ilk durağı ailedir. Ancak çocuklar artık aile tarafından kültürel anlamda 'emzirilmiyor'; ekranlar ve sokaklar tarafından emziriliyor. Sorun yaşandığında uzmanlara gidiliyor, destek alınabilir. Ancak uzman ile ailenin çocuklara hangi yaklaşımla ele aldığı ve çözüm önerisi olarak ne getirdiği çok önemlidir. Çözüm önerisi seküler, materyalist bir medeniyetin unsuru olduğunda o medeniyetin kendi içerisinde çözülemeyen sorunları gittikçe artan düzeyde bizde de görülmeye başlıyor.' şeklinde konuştu.
'Sınav odaklı sistem çocukların gelişimini gölgeliyor'
Bir çocuğun ömrünün önemli bir kısmının okul ve derslerle geçtiğini ifade eden Kuruçay 'Ana sorumluluk devlet ve devlet kurumlarındadır. Bu organizasyonları okullarda devlet kurumları yapmalıdır. Anne babaların özellikle öğrencilerle etkileşimi artırıcı, ailenin hep beraber ortak amaçlar için yaşayan bir bilinç düzeyine ulaştığı bir aile kültürünü mutlaka elde etmemiz gerekiyor. Toplumun farklı paydaşları birlikte, bir arada, ortak çalışmalar yapmalıdır. Eğitim sisteminin, her konuda olduğu gibi, etkisi mutlaka vardır. Tümüyle eğitim sistemini, ebeveynleri ve çocukları suçlamak çok sağlıklı değildir. Ancak eğitim sisteminde, çocukların değerleri, karakterleri ve duygusal becerileri ile ilgili çalışmaların yeterli olmadığını görüyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli bu konuda çok önemli bir altyapı imkanı sağlıyor. Bu altyapının üzerine yeni bilgiler, fikirler ve projeler inşa ettiğimizde sınav döngüsünden de çocuklar kurtulduğu müddetçe daha iyi sonuçlar elde edileceğini düşünüyoruz.' dedi.
'Online oyunlarda kan, şiddet, yok etme ve ölüm var'
Toplumun belli kesimlerinde, dizilerde şiddet olduğu gerekçesiyle bir takım haklı eleştiriler olduğunu vurgulayan Kuruçay, sözlerini şöyle tamamladı:
'Ancak bu eleştirileri yapanların gözünden kaçan bir nokta var, çocukların oynadığı online oyunların yüzde 98'inde kan, şiddet, yok etme ve ölüm var. Online oyun şiddetine karşı çok duyarlı olunması gerekiyor. Çocukların büyük çoğunluğu müzik dinliyor. Dinledikleri müziklerin klipleri ve sözlerinde şiddeti, narsizmi, öfke patlamalarını, uyuşturucuyu, maddeyi ve isyana teşvik eden ciddi içerikler bulunuyor. Ekranları işgal eden ABD tarzı yapımlarda da çocuklar bir gün içinde binlerce şiddet ve zararlı içeriğe maruz kalıyor. Bunun çocukların bilinçaltında çok ciddi etkileri oluyor ve bu etkiler zamanla çeşitli olumsuzluklara dönüşüyor.' diye konuştu. (İLKHA)




