Sağlık sorunlarında vatandaşların ilk başvurduğu yerlerden biri olan eczaneler, yalnızca ilaç temin edilen yerler olarak değil, ilaçların doğru ve güvenli kullanımı konusunda danışmanlık alınan sağlık noktaları olarak da önemli bir görev üstleniyor.
Özellikle ilaçların kullanım şekli, dozları, olası yan etkileri ve farklı ilaçlarla etkileşimleri konusunda eczacıların yaptığı bilgilendirmeler, tedavi sürecinin önemli parçalarından birini oluşturuyor.
25 Eylül Dünya Eczacılar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Siirt Eczacı Odası Başkanı Eczacı Bengin Bilek, yaklaşık 30 yıldır Siirt'te eczacılık yaptığını belirterek, toplum sağlığı için emek veren tüm eczacıların gününü kutladı.
Eczacının vatandaşın en kolay ulaşabildiği sağlık danışmanlarından biri olduğunu ifade eden Bilek, eczacılık hizmetinin yalnızca reçetedeki ilaçları vatandaşa teslim etmekten ibaret olmadığını söyledi.
Bilek, 'Eczacı, vatandaşın en kolay ulaşabildiği sağlık danışmanlarından biridir. Bizim görevimiz sadece ilaç vermekle bitmez. Doğru kullanımı anlatmak, yan etkileri konuşmak ve diğer ilaçlarla etkileşimleri konusunda vatandaşı bilgilendirmek, bir uyumsuzluk varsa reçeteden hekimle yönlendirmektir.' dedi.

'Başkasına iyi gelen ilacı kullanmak doğru değil'
Vatandaşların özellikle soğuk algınlığı, ağrı ve mide şikâyetleri gibi günlük sağlık sorunlarında eczacılara danıştığını belirten Bilek, toplumda karşılaştıkları en önemli yanlışlardan birinin başkasına iyi gelen ilacın kişinin kendisi tarafından kullanılmaya çalışılması olduğunu söyledi.
Bilek, 'Eczacılara genelde ilaçların nasıl kullanıldığıyla ilgili, yan etkileri konusunda, özellikle de soğuk algınlığı, ağrı, mide şikâyetleri gibi günlük sağlık sorunlarında da önce danışmaktadırlar. Toplumda gördüğümüz en büyük yanlışlardan biri, genelde başkasına iyi gelen ilacı kendisinin de kullanmaya çalışmasıdır. Tabii bu doğru bir şey değildir.' ifadelerini kullandı.
'İlacın dozunu kişinin kendisi değiştirmemeli'
Hekim veya eczacıya danışılmadan ilaç dozunun değiştirilmesinin de doğru olmadığını vurgulayan Bilek, vatandaşların zaman zaman reçetede belirtilen kullanım şeklini unutabildiğini veya kendi kararlarıyla değiştirebildiğini belirtti.
Bilek, 'Hekime veya eczacıya danışmadan kullanım dozunu değiştirmek de doğru değildir. Mesela 2 artı 1 demiş, 3 artı 1 demiş; vatandaş unutuyor veya kendi kendine dozunu değiştiriyor.' diye konuştu.
Vatandaşların kendilerini iyi hissettiklerinde tedaviyi yarıda bırakabildiğine de dikkat çeken Bilek, eczacıların bu konuda sürekli bilgilendirme yaptığını söyledi.
'Her konuda bize danışabilirler'
Eczacıların vatandaşların ilk ulaşabileceği sağlık danışmanlarından biri olduğunu vurgulayan Bilek, vatandaşların ilaçlar konusunda soru sormaktan çekinmemesi gerektiğini ifade etti.
Bilek, 'Bizler, ilk vatandaşın ulaşabileceği sağlık kuruluşlarından biriyiz. Sağlık danışmanlarından biriyiz. Hiç çekinmeden her konuda; ilaçlarla ilgili, takviyelerle ilgili, ne soruları varsa, kullanımla ilgili veya geri dönüşümle ilgili, faydası olup olmadığıyla ilgili her konuda bize danışabilirler. O konuda çekinmemeleri lazım. Elimizden gelen her şeyi vatandaşlarımız için yapmaya hazırız.' dedi.

'Mahallenin, semtin birer danışmanı gibiyiz'
Eczacılık mesleğinin doğrudan insan sağlığıyla ilgili olduğunu belirten Bilek, vatandaşla doğru iletişim kurmanın ve onları dinlemenin de eczacılığın önemli bir parçası olduğunu söyledi.
Bilek, 'Eczacılık camiası ve sağlık camiası, konu insan sağlığı olduğu için kutsal mesleklerden biridir. Direkt bir muhatabımız insan sağlığıdır. İnsanın kendisidir, psikolojisidir. İnsanlarla o duygudaşlığı paylaşmak zorundayız. O iletişimi kurmak zorundayız.' ifadelerini kullandı.
Eczacıların mahalle ve semtlerde vatandaşların sağlık konusunda danışabileceği kişiler olduğunu dile getiren Bilek, sözlerini şöyle tamamladı:
'O yüzden mahallenin, semtin birer danışmanı gibiyiz. Biz eczacılar, ihtiyaç duyduğunuzda sizi dinlemek, ilaçlarınız hakkında güvenilir bilgi vermek, gerektiğinde hekime yönlendirmek için yanınızdayız. Bu vesileyle ülkemizin her köşesinde çalışan meslektaşlarımızın da bu konuda özveriyle çalışacaklarından hiçbir şüphemiz yoktur.' (İLKHA)




