Eğitim-Bir-Sen, okullarda artan şiddet olaylarına tepki göstermek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, son dönemde yaşanan saldırıların eğitim camiasında büyük endişeye yol açtığını belirterek, eğitimcilerin doğrudan hedef haline geldiğini ifade etti.

Yavuz, özellikle Siverek'te yaşanan silahlı okul saldırısına dikkat çekerek, bu tür olayların artık bireysel değil, toplumsal bir sorun haline geldiğini vurguladı.

'Öğretmenin itibarsızlaşması, toplumsal değerlerin çöküş alametidir'

'Artık yeter!' diyen Yavuz, 'Şiddet olayları toplum içinde yaygınlaşmış, eğitim kurumları şiddet olaylarının sıklıkla yaşandığı alanlara dönüşmüş, eğitim çalışanları şiddetin adeta açık bir hedefi olmuştur. Bu manzara, toplumsal değerlerin çöküş göstergesidir. Bu yaşananlar karşısında herkesin başını iki elinin arasına alıp, nereye bu gidiş sorusunu sormalı, sorumluluğunu düşünmelidir. Öğretmenin itibarsızlaşması, toplumsal değerlerin çöküş alametidir. Bu topraklarda, bin yıldır var olan, 'Bir harf öğretene 40 yıl hizmet etmek gerekir' anlayışı terk edildi.' ifadelerine yer verdi.

'Eğitimciler her türlü mecra kullanılarak yıpratılan, şikayet edilen, darp edilen insanlara dönüştürüldü'

Yavuz, 'Eğitimciler her türlü mecra kullanılarak yıpratılan, şikayet edilen, darp edilen insanlara dönüştürüldü. Bu yanlış iklimin sonucunda, Siverek'te yaşadığımız vahim tablo ortaya çıkmıştır. Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde sıklıkla görülen silahlı okul baskınının bir benzerinin ülkemizde gerçekleşmesi, bugüne kadar yaşananlar sebebiyle görevleri başında can güvenliğinden endişe duyan eğitim çalışanlarını, daha büyük bir endişeye sevk etmektedir. Tüm Türkiye'de bir gün iş bırakarak gösterdiğimiz tepki bu büyük endişenin görülmesini sağlamak amacı taşımaktadır.' dedi.

'Bu saldırılar sadece bireylere değil, eğitime, topluma ve doğrudan geleceğimize yapılmaktadır'

Her yıl öğretmenler günü kutlamaları yapıldığını hatırlatan Yavuz, devamında şunları aktard:

'Öğretmenliğin değerine dair güzel sözler söyleniyor, öğretmenlerle yaşanmış kıymetli hatıralar paylaşılıyor. Ama hemen ertesinde hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz. Geliştirilen, kurulan mekanizmalar, toplumun üzerine boca edilen haberlerle öğretmenin itibarı yok olmaya devam ediyor. Biz öğretmene değer her şeye değer derken toplumda öğretmen sahipsizdir, vuranın yanına kar kalır düşüncesi hakim olmaktadır. Bu iklimde maalesef öğretmenler, öğrencisinden ve velisinden korkar hale gelmiştir. Bu tablo doğru değildir. Bu tablodan ülkemize fayda gelmez. Yarınlarımız aydınlanmaz. Bu tablodan sevgi çıkmaz, saygı çıkmaz. Bu tabloyu kabul etmiyoruz! Yakın zamanda İstanbul'da Fatma Nur Çelik öğretmenimizin şehit edilmesi, Ankara Pursaklar'da bir grubun okula saldırarak öğretmeni darp etmesi ve dün Siverek'te öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi, polisimizi ve vatandaşlarımızı hedef alan menfur saldırı bizi 81 ilde iş bırakmaya ve kitlesel eylem kararı almaya sevk etmiştir. Bu saldırılar sadece bireylere değil; eğitime, topluma ve doğrudan geleceğimize yapılmaktadır.'

'Artık öyle bir noktadayız ki; eğitim çağındaki çocuklar şiddetin faili haline gelmekte'

Saldırıların toplumsal sorun olduğunun altını çizen Yavuz, 'Siverek'te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen saldırı, bir kez daha göstermiştir ki okullarımızda eğitimcilerimize ve öğrencilerimize yönelen şiddet artık münferit değil, yaygın bir toplumsal sorundur. Bu durum, toplumsal çürümeyi açıkça gözler önüne sermektedir. Bugün daha iyi bir eğitim için müfredatı, pedagojiyi ve geleceği konuşmamız gerekirken; şiddeti konuşmak zorunda kalıyoruz. Bunun sebebi, şiddetin artan toplumsal maliyetine rağmen, çözüm üretmekte yetersiz kalınmasıdır. Artık öyle bir noktadayız ki eğitim çağındaki çocuklar şiddetin faili haline gelmekte, silaha erişim kolaylaşmakta ve okullar güvenli alanlar olmaktan uzaklaşmaktadır. Aklı olanın da olmayanın da öğretmene, öğrenciye ve eğitim çalışanına yöneldiği bir zemin oluşmaktadır.' şeklinde belirtti.

'Eğitimciye yönelik şiddet, bir iş güvenliği sorunu haline gelmiştir'

'Bu gidiş kabul edilemez!' diyen Yavuz, konuşmasın da şunları söyledi:

'Eğitimciye yönelik şiddet, bireysel bir suç olmaktan çıkmış, doğrudan bir iş güvenliği sorunu haline gelmiştir. Eğitimcilerimize yönelik her saldırı, geleceğimizi karartmakta, eğitim ortamını zehirlemekte ve toplumsal huzuru tehdit etmektedir. Buradan açık ve net söylüyoruz: Siverek'te yaşanan bu hadise, failin sanal medya üzerinden yaptığı tehditlerin zamanında tespit edilmesiyle önlenebilirdi.'

'Okul polisi uygulaması yaygınlaştırılmalıdır'

İTTİHADUL ULEMA Genel Başkanı Kılıçarslan: Mevlid programları Peygamber sevgisini güçlendiriyor
İTTİHADUL ULEMA Genel Başkanı Kılıçarslan: Mevlid programları Peygamber sevgisini güçlendiriyor
İçeriği Görüntüle

Yavuz, 'Eğitim-Bir-Sen olarak; sanal medya üzerinden yapılan tehditler tespit edilmeli ve bölgedeki güvenlik birimleri harekete geçirilmelidir. Eğitim hakkını korumak eğitim ortamında güvenlik ve huzuru sağlamak için öğrenci disiplin yönetmeliği yenilenmelidir. Dijital mecralar yoluyla yapılan istismar, tehditler ve akran zorbalığı konusunda ebeveynlere sorumluluk yüklenmelidir. Okul polisi uygulaması yaygınlaştırılmalıdır. Her okula rehber öğretmen normu verilmeli, okullardaki rehberlik hizmetleri artırılmalıdır. Sanal dünyada yapılanların gerçek ve bağlayıcı adli sonuçları olduğu bilinci öğrencilere kazandırılmalıdır. Bilişim ve çocuk suçlarında adli ihtisaslaşma sağlanmalıdır. İnternet üzerinden okullara veya şahıslara yöneltilen tehditlerin soruşturulmasında, adli süreçler daha etkin ve hızlı işletilmelidir. Çocukları ve gençleri şiddete özendiren oyunlar ile ahlaki yozlaşmaya sebep olan sosyal medya içeriklerine karşı gerekli tedbirler ivedilikle alınmalı ve bu içeriklerin yaygınlaşması engellenmelidir.' dedi.

'Öğretmeni değersizleştiren, hedef haline getiren anlayış en büyük zararını ilk başta çocuklarımıza ve ailelerine vermektedir'

Velilere de seslenen Yavuz, şunları aktardı:

'Öğretmenler sizlerin en kıymetli varlığınız olan çocuklarınıza hizmet için, dişini tırnağına takarak çalışmaktadır. Bu temel gerçeği kabul etmek gerekir. Çok basit konularla şikayet edilmek, okulda derste yaşananların aslını öğrenmeden tepki göstermek ve hedef haline getirmekle hiçbir yere varılamaz! Bizler ülkemizin geleceği için sizin kıymetlileriniz çocuklarınız için buradayız. Öğretmeni değersizleştiren, hedef haline getiren anlayış en büyük zararını ilk başta çocuklarımıza ve ailelerine vermektedir. Biz bu kötü anlayışın karşısında öğretmenlerimizin itibarını korumak kadar, çocuklarımızı ve ülkemizin yarınlarını korumak içinde duruyoruz. Bugün Siverekli çocuklar için buradayız. Siverekli öğretmenlerimiz için buradayız.'

'Öğretmene uzanan el, geleceğe uzanmıştır!'

Son olarak Yavuz, 'Şunu herkes bilmelidir. Öğretmene uzanan el, geleceğe uzanmıştır! Öğretmene yapılan saldırı, bu milletin vicdanına yapılmıştır! Bu bir uyarıdır! Eğitimciler sahipsiz değildir! Şiddeti normalleştiren, görmezden gelen ve gerekli tedbirleri almayan herkes bu tablonun sorumlusudur! Artık sabrımız kalmamıştır! Devletin en temel yükümlülüğü, vatandaşlarının can güvenliğini sağlamaktır. Eğitimcilerin ve öğrencilerin güvenliğini sağlamak, okullarda huzurlu bir eğitim ortamı oluşturmak ertelenemez bir sorumluluktur. Eğitimciler; savunmasız, korumasız ve yalnız bırakılmamalıdır. Yaptıkları işin onuruna yakışır güvenlik ve çalışma şartları derhal sağlanmalıdır. Öğretmene sahip çıkmak, bu ülkenin geleceğine sahip çıkmaktır! Gerekli adımlar atılmazsa, bu sürecin takipçisi olacağımızı ve mücadeleyi her platformda büyüteceğimizi ilan ediyoruz. Şiddeti nefretle kınıyor, saldırıya uğrayan öğrenci, öğretmen ve okul çalışanlarına acil şifalar diliyoruz.' diye konuştu.

Eğitim-Bir-Sen öncesinde ve sonrasında da Milli Eğitim Bakanlığı önünde farklı gruplar tarafından basın açıklamaları yapılarak Siverek'teki saldırı kınandı. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA