Eğitim-Bir-Sen ve Türk Eğitim-Sen tarafından ortak bildiri yayımlandı. Yayımlanan bildiride, Siverek'te yaşanan olayın etkisi sürerken Kahramanmaraş'taki saldırıda öğretmen ve öğrencilerin hayatını kaybetmesinin derin üzüntüye neden olduğu belirtilerek 'Öğrencilerimizi, eğitimcilerimizi ve eğitim kurumlarımızı hedef alan menfur saldırıları lanetliyoruz.' ifadelerine yer verildi.

Saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için Allah'tan rahmet dilenen bildiride, kederli ailelere sabır, yaralılara acil şifa temennisinde bulunularak, milletin başının sağ olduğu kaydedildi.

'Dijital terör' vurgusu

Bildiride, çocukların sanal dünyadaki tehlikelere maruz kaldığına dikkat çekilerek 'İnsanlığa, milletine, ailesine faydalı olsun diye gece gündüz emek harcadığımız çocuklar, sanal dünyaya sızmış dijital terör tarafından öğretmenlerine, arkadaşlarına ve eğitim kurumlarına yönelen bir saldırgana dönüştürülmektedir.' denildi.

Eğitim çalışanlarının dijital dünyadaki tehditlerin farkında olduğu belirtilen açıklamada 'Dijital terörün karşısında çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız.' ifadeleri kullanıldı.

'Milli seferberlik başlatılmalı' çağrısı

'Gülistan Doku dosyasında 4 şüpheli adliyede'
'Gülistan Doku dosyasında 4 şüpheli adliyede'
İçeriği Görüntüle

Şiddet olaylarının bir milli güvenlik meselesi olarak ele alınması gerektiği vurgulanan bildiride, nesillerin geleceği için milli bir seferberlik başlatılması çağrısı yapıldı.

Başta ilgili kamu kurumları olmak üzere tüm paydaşların katılımıyla çocuklara, gençlere ve ailelere yönelik saldırılara karşı kapsamlı bir acil eylem planı hazırlanarak ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.

Güvenlik ve denetim talepleri

Okul baskınlarının, eğitim kurumlarının fiziki ve dijital güvenlik açıklarını ortaya koyduğuna işaret edilen bildiride, dijital mecralar üzerinden yürütülen istismar, tehdit ve akran zorbalığına karşı toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiği kaydedildi.

Bildiride ayrıca şu taleplere yer verildi:

'Dijital mecralar üzerinden yürütülen istismar, tehdit ve akran zorbalığına karşı kurumlarımız ve toplumun tüm kesimleri sorumluluk almalıdır. Sanal ortamın çocuklarımızı ve gençlerimizi hedef alan tehdit ve tehlikelerine karşı TBMM'de görüşülen düzenlemeler bir an önce yasaya dönüştürülmelidir. Hiyerarşik ve ötekileştirici yapılar üreten dijital platformların çocuklar ve gençler üzerindeki etkileri kapsamlı biçimde araştırılmalı 'oyun' adı altındaki bu sinsi platformlarla etkin mücadele yürütülmelidir. Dijital oyunlar zorunlu içerik denetiminden geçirilmeli; 'Çocuklar İçin Uygundur' sertifikası bulunmayan oyunların satışı ve erişimi engellenmelidir. Okul polisi uygulaması zorunlu hale getirilmelidir. Aileler, çocuklarının dijital ortam kullanımını daha yakından takip etme konusunda bilinçlendirilmelidir. Öğrenci disiplin yönetmeliği, değişen şartlar ve ihtiyaçlar dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir. Her okula rehber öğretmen normu verilmeli ve mevcut normlar artırılmalıdır. Psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetleri güçlendirilmelidir. İlgili kurumların çocuklara yönelik suçlar konusunda ihtisaslaşması sağlanmalıdır.'

'Beka sorunu' vurgusu

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ile Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan imzasıyla yayımlanan bildiride, yaşanan olayların millet için bir 'beka sorunu' olarak görüldüğü ifade edilerek, çocukların, gençlerin ve eğitim çalışanlarının can güvenliğinin tüm değerlendirmelerin üzerinde olduğu vurgulandı. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA