ABD ile İran İslam Cumhuriyeti arasındaki gerilimin küresel piyasalara etkisi yakından takip edilirken, güvenli liman olarak görülen altının beklenen ölçüde yükselmemesi yatırımcıların gündemindeki yerini koruyor.
Altın piyasasında son dönemde yaşanan gelişmeleri İLKHA muhabirine değerlendiren Ekonomist Yasin Tekin, yatırımcıların en çok merak ettiği konuların başında ABD ile İran İslam Cumhuriyeti arasındaki gerilime rağmen altın fiyatlarının neden beklenen seviyede yükselmediğinin geldiğini söyledi.

Yasin Tekin
Tekin, altın fiyatlarının yalnızca jeopolitik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek, piyasada Fed'in faiz politikası, güçlü dolar ve Çin'in altın talebinin de en az savaş kadar belirleyici rol oynadığını ifade etti.
'Jeopolitik riskler normal şartlarda altını destekler'
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tekin, şunları söyledi:
'Aslında son dönemde yatırımcıların en çok sorduğu soru şu: ABD ile İran arasında gerilim devam ederken altın neden beklenen kadar yükselmiyor? Normal şartlarda jeopolitik riskler arttığında yatırımcılar güvenli liman olarak altına yönelir. Bunu geçmişte de gördük. Rusya-Ukrayna savaşının başladığı dönemde ons altın yaklaşık yüzde 15 yükselerek 2 bin 70 dolar seviyelerine ulaştı. Benzer şekilde Orta Doğu'da yaşanan jeopolitik gerilimler sırasında da altın fiyatları kısa sürede yüzde 10'un üzerinde bir değer kazanımı yaşadı. Yani tarih bize şunu göstermektedir; savaş ve belirsizlik dönemleri altını destekleyen en önemli unsurlardandır.'
'Hürmüz Boğazı küresel enerji piyasası açısından kritik bir nokta'
ABD ile İran arasındaki gerilimin enerji piyasaları üzerindeki etkilerine de değinen Tekin, Hürmüz Boğazı'nın küresel petrol ticareti açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şöyle konuştu:
'Bugün de ABD ile İran arasındaki gerilim devam etmektedir. Bu süreçte Hürmüz Boğazı küresel enerji piyasası açısından kritik bir noktadır. Çünkü dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20 ila 25'i bu boğazdan geçmektedir. Böyle bir bölgede risk arttığında petrol fiyatlarında da yüzde 10 ila 30 arasında yükselişler görmek mümkün olabilir. İlk bakışta bu gelişmeler altın için oldukça olumlu görünüyor.'

'Jeopolitik riskler tek başına altının yönünü belirlemiyor'
Altın fiyatlarını etkileyen en önemli unsurlardan birinin de ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası olduğunu vurgulayan Tekin, şu değerlendirmede bulundu:
'Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken nokta şu; jeopolitik riskler tek başına altının yönünü belirlememektedir. Çünkü petrol fiyatları yükseldiğinde enflasyon baskısı da artıyor. Enflasyonun yüksek kalması, Fed'in faiz indirimlerini erteleme ihtimalini güçlendiriyor. Fed faizleri yüksek tuttuğu sürece dolar değer kazanıyor, bu durumda altın üzerindeki yükselişi sınırlıyor. Yani savaş altını yukarı itmeye çalışırken, Fed'in para politikası bu yükselişi frenleyen en önemli unsur haline geliyor.'
'Çin son yıllarda altını ayakta tutan en güçlü dinamiklerden biri'
Tekin, küresel altın piyasasında Çin'in talebinin de belirleyici bir rol oynadığını ifade ederek, şöyle devam etti:
'Bir diğer önemli başlık ise Çin. Bence son yıllarda altını ayakta tutan en güçlü dinamiklerden biri Çin'in talebi. Çin Merkez Bankası, 2022'nin sonundan 2024 ortasına kadar yaklaşık 320 tonun üzerinde altın rezervi yaptı. Aynı dönemde Çin, dünyanın en büyük fiziki altın tüketicisi konumuna gelirken bu durum küresel altın talebinin yaklaşık yüzde 25 ila 30'unu tek başına oluşturdu.'

'Üç büyük güç altın piyasasında birbirini dengeliyor'
Altın fiyatlarının oluşumunda üç temel faktörün etkili olduğunu dile getiren Tekin, şu ifadeleri kullandı:
'Dolayısıyla bugün altın piyasasında üç büyük güç birbirini dengelemeye çalışıyor. Bir tarafta jeopolitik risklerin oluşturduğu güvenli liman talebi var. Diğer tarafta Çin'in güçlü altın alımları ve fiziki talebi bulunuyor. Ancak bu iki faktörün karşısında Fed'in yüksek faiz politikası ve güçlü dolar yer alıyor. Bu nedenle altın zaman zaman destek bulsa da beklenen ölçüde kalıcı yükseliş gerçekleştiremiyor.'
'Kalıcı yükselişin anahtarı Fed'in faiz indirim süreci olacak'
Önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini de paylaşan Tekin 'Benim değerlendirmeme göre, kısa vadede jeopolitik gelişmeler altına destek vermeye devam edecektir. Ancak orta ve uzun vadede kalıcı yükselişin anahtarı Fed'in faiz indirim süreci olacaktır. Eğer Fed faiz indirimlerine başlar ve buna Çin'in güçlü talebi de eşlik ederse, o zaman altında çok daha güçlü ve sürdürülebilir bir yükseliş görebiliriz.' dedi.

'Altının fiyatını üç temel unsur birlikte belirliyor'
Değerlendirmelerini özetleyen Tekin, sözlerini şöyle tamamladı:
'Özetle bugün altını tek başına savaşla açıklamak doğru olmaz. Altının fiyatını jeopolitik riskler, Çin'in altın talebi ve Fed'in faiz politikası birlikte belirliyor. Bana göre önümüzdeki dönemde piyasaların cevabını arayacağı en önemli soru, savaşın seyri kadar Fed'in faiz indirimlerine ne zaman başlayacağı olacaktır.' (İLKHA)





