Emekli İmam Hatip Hasan Yenigün, İLKHA mikrofonuna camilerde uyulması gereken adap ve giyim kuralları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Tarihi camileri ziyaret eden turistlerin özellikle yaz aylarında cami kurallarına riayet etmesi gerektiğini ifade eden Yenigün, camilerin yalnızca ibadet edilen mekânlar değil, aynı zamanda ilim, irfan ve güzel ahlakın öğretildiği merkezler olduğunu belirtti.

'Cami hem ibadet yeri hem de insanların dinini öğrendiği ve öğretildiği bir merkezdir'

Camilerin İslam'daki önemine dikkat çeken Yenigün, 'Kur'an-ı Kerim'de 'mescit' olarak geçen camiler, Müslümanların Allah'a ibadet ettikleri, O'nu andıkları yeryüzünün en şerefli mekânlarıdır. Mescitler, Allah'ın evleridir. Yüce Allah, 'Mescitler yalnızca Allah'ındır. Öyleyse Allah ile birlikte başkasına ibadet etmeyin' buyurmaktadır. Bu yönüyle camiler aynı zamanda ilim ve irfan yuvası, güzel ahlak ve edebin öğretildiği yerlerdir. Peygamber Efendimiz Aleyhisselam günün birinde mescide girerken orada iki ayrı topluluk görür. Biri sürekli dua ve ibadetle meşgulken, diğeri dini ilim öğrenmek ve öğretmekle uğraşmaktadır. Bunun üzerine şöyle buyurur: 'Bu iki topluluk da hayır üzeredir ama ben öğretici olarak gönderildim.' Ardından ilimle meşgul olanların yanına oturur. Bu olay bize gösteriyor ki ibadet ne kadar değerliyse, o ibadeti doğru ve bilinçli şekilde yerine getirmek için gereken ilim de en az onun kadar önemlidir. Çünkü cami hem ibadet yeri hem de insanların dinini öğrendiği ve öğretildiği bir merkezdir.' şeklinde ifade etti.

'Özellikle tarihi camileri ziyarete gelenlerin dikkat etmesi gereken hususlar vardır'

Camilerin kendine özgü kuralları ve edep sınırları bulunduğunu belirten Yenigün, 'Elbette bu kadar kutsal ve üstün nitelikli mekânların kendine özgü kuralları ve edep sınırları vardır. Camiye girerken de çıkarken de Allah'a dua etmek gerekir. İçeride yüksek sesle konuşmak, bağırıp çağırmak uygun değildir. Özellikle namaz kılınırken gürültü çıkarmak, cep telefonunu yüksek sesle kullanmak, alışveriş yapmak veya kaybolan eşyayı duyurmak gibi davranışlar caminin saygınlığına yakışmaz. Peygamber Efendimiz Aleyhisselam Mekke'den Medine'ye hicret ettiğinde ilk olarak Mescid-i Nebevi'yi inşa ettirmiştir. Böylece Müslümanları inanç etrafında bir araya getirmiştir. Bu bakımdan camiye giren ister yerli halktan olsun ister yerli ya da yabancı turist olsun mutlaka bu kurallara ve tesettüre uymalıdır. Özellikle tarihi camileri ziyarete gelenlerin dikkat etmesi gereken hususlar vardır. Eğer namaz vaktiyse ziyaretini ibadet bitene kadar ertelemeli ya da uygun bir köşede saygıyla beklemelidir. Camiye girerken tesettüre uygun giyinmeli, başını örtmeli ve açıkta kalan yerlerini örtecek şekilde hazırlıklı olmalıdır. Zira orası Allah'ın evidir ve insanlar orada yüce Rabb'ine yönelir. Ne yazık ki, zaman zaman kendi insanlarımızın da bu kurallara riayet etmediğini görüyoruz. Oysa dinimizde camilerin yeri ve önemi çok büyüktür.' ifadelerini kullandı.

'Turistlerin de açık saçık kıyafetlerle camiye girmeleri uygun değildir'

Cemaatin cami içerisinde diğer insanları rahatsız edecek davranışlardan kaçınması gerektiğini vurgulayan Yenigün, şu ifadeleri kullandı: 'Örneğin Cuma günleri hutbe okunurken veya vaaz verilirken telefonla konuşan kişiler olabiliyor. Oysa camiler ortak ibadet edilen mekânlardır. Peygamber Efendimiz Aleyhisselam, camiye giderken bizlere tavsiyelerde bulunarak, 'Sarımsak ve soğan gibi kokusuyla başkalarını rahatsız eden yiyecekleri yedikten sonra mescide gelmeyin' buyurmuştur. Dolayısıyla Müslümanlar olarak bu tür hususlara dikkat etmeliyiz. Özellikle havaların ısındığı günlerde ter kokusu veya çorap kokusu gibi çevreyi rahatsız edebilecek durumlara karşı daha fazla hassasiyet göstermeli, yanımızdaki insanı rahatsız edecek her türlü davranıştan kaçınmalıyız. Turistlerin de açık saçık kıyafetlerle camiye girmeleri uygun değildir.'

Yenigün, ayrıca cami içerisinde yapılan yanlışlardan dedikoduya dikkat çekerek, 'Bugün üzülerek ifade etmeliyiz ki, camide oturup dedikodu yapan insanlar olabiliyor. Biz Müslümanlar olarak camilerimize gereken değeri ve kıymeti vermeliyiz. Cami, insanların Allah'a yöneldiği, ibadet ettiği ve manevi olarak arındığı bir mekândır. Bu nedenle burada yapılan her davranışın caminin saygınlığına uygun olması gerekir.' dedi.

Yenigün, camilere gereken ehemmiyetin verilmesi çağrısında bulunarak, 'İki ay kadar önce yurt dışında bulunuyordum. Orada Müslümanların kendi aralarında para toplayarak binalar satın aldıklarını, bunları camiye dönüştürdüklerini ve inançlarını, ahlaklarını, örf ve adetlerini bu sayede yaşatıp koruduklarını gördüm. Ülkemizde çok sayıda caminin bulunması, minarelerden ezanların okunması büyük bir nimettir. Ancak ne yazık ki bunun kıymetini her zaman yeterince bilemiyoruz. Bir süre Avrupa'ya veya Batı ülkelerine gidip oradaki Müslümanların bu değerlere nasıl sahip çıktığını görünce, elimizdeki nimetlerin değerini daha iyi anlıyoruz.' açıklamasını yaptı.

YÖK Başkanı Özvar: Üniversite-sektör iş birliğini yapısal bir zorunluluk olarak görüyoruz
YÖK Başkanı Özvar: Üniversite-sektör iş birliğini yapısal bir zorunluluk olarak görüyoruz
İçeriği Görüntüle

'Görevli personel bulundurulmalıdır'

Tarihi camilerde ziyaretçilerin doğru şekilde bilgilendirme ve giyim için görevli personelin olması gerektiğini aktaran Yenigün, 'Özellikle tarihi ve ziyarete açık camilerde yabancı turistlerin de rahat ve doğru şekilde ziyaret yapabilmeleri için uygun görevli personel bulundurulmalıdır. Bu görevliler yabancı dil bilmeli, Türkçe bilmeyen misafirlere tercümanlık yapmalıdır. Caminin ne olduğunu, dinimizdeki yerini ve önemini, ayrıca uyulması gereken kuralları açık bir şekilde anlatmalıdır. Bunun yanında cami girişlerinde kadın ve erkek ziyaretçiler için uygun örtü ve giysilerin hazır bulundurulması da gereklidir.' şeklinde belirtti. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA