"Bu maaşla kira, fatura, gıda… Hiçbir şeyi karşılayamıyoruz” diyen emekliler, zam oranının beklentilerin çok altında kaldığını vurguladı.
Hükümetin memur ve SGK emeklilerine yönelik yeni maaş zamlarını açıklamasının ardından emeklilerin beklentisi karşılık bulmadı. Açıklanan artış oranlarını değerlendiren emekliler, zamların temel ihtiyaçları dahi karşılamaktan uzak olduğunu ifade etti. İLKHA’ya konuşan emekliler, yıllarca çalışıp prim ödemelerine rağmen bugün açlık ve yoksullukla mücadele ettiklerini belirterek tepkilerini dile getirdi.
40 yıl çalıştık, sefalet içindeyiz”
Emekli öğretmen Servet Şendur, emeklilerin içinde bulunduğu durumu şu sözlerle anlattı: “Ben emekli öğretmenim. Kırk yıl çalışıp emekli oldum. Emeklinin son günlerdeki halini zaten sosyal medyada, ulusal ve yerel medyada hepimiz görüyoruz. Emekli feryat figan ediyor. Açlık ve sefalet içindeyiz. Günümüz ekonomik koşullarında 17–18 bin lirayla geçinmenin ne demek olduğunu herkes en az benim kadar iyi biliyordur. Alım gücünün neredeyse sıfırın altına düştüğü bu ortamda özellikle emeklilerin hali gerçekten içler acısı. Perişan durumdayız. Özellikle büyük şehirlerde barınma sorunu var; kira meselesi artık olayın geldiği son nokta. Temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayan bu insanların durumunun artık bir şekilde düzeltilmesi gerektiğine inanıyorum.”
“Eskiden parmakla gösterilirdik, şimdi dilenciyiz”
Milli Eğitim’den emekli Ahmet Aldemir ise emeklilerin toplumdaki konumunun düştüğünü belirterek şunları söyledi: “Memur emeklisiyim, açıkçası ölüyüz. Maaşımız çok az. Beklentimiz insan gibi yaşamak. Eskiden insan gibi yaşıyorduk. Eskiden emekli parmakla gösterilirdi, ‘bak bu emeklidir’ denirdi. Şimdi emekli dilenci olmuş. Ev sahibi camına ‘emekliye kiralık ev vermiyorum’ diye yazıyor. Böyle bir hale düştük. Onlar bilmiyor, gelsinler pazara insinler, piyasaya baksınlar, gıda fiyatlarını görsünler. Elini vicdanına koysunlar. Bolu’daki o MHP’li meclis üyesi ağzına geleni söyledi ama hak öyle değil. Bugün biz SGK’ya üç trilyon para ödedik ki emekli olduk, doğru değil mi? Bugün verilen emekli maaşı, bizim ödediğimiz paranın karşılığı. Üç trilyon ödeyip bugün 22 bin lira almak az değil mi? Diyecek bir şey yok.”
“Bir lira fazlaydı, onu da göndereceğim!”
Emekli Sait Taş, yaşadığı durumu ironiyle dile getirdi: “Emeklilere çok bile vermişler, bir lira da fazlaydı! Söyle sen, eve gittiğim zaman çocuklarıma bir ekmek götürebiliyor muyum? Emeklinin durumunu benden sor. Para kalmıyor ki eve bir ekmek götüreyim. Nereden bulup götüreceğim? Maaşım kira, doğalgaz, benzin, mazot derken bitiyor. Hoş, para kalmış sanki cebimde! Bir lira kalmış, onunla ne götüreceksin? Onu da Erdoğan’a göndereceğim.”
“1974’te geçiniyorduk, şimdi imkânsız”
Zakir Polat da yapılan zamların yetersizliğine dikkat çekerek şunları söyledi: “İnan ki yapılan zamdan memnun değiliz. Herkes biliyor, kimse memnun değil. Yalnız değilim. Bu şartlarda insan bu emekli maaşıyla nasıl geçinsin? Ben 1974’te işe girdim, o zaman bine yakın maaş alıyordum ve geçiniyorduk, hatta para da kalıyordu. Şimdi bu imkânsız. Allah hükümeti ıslah etsin. Kendileri istedikleri maaşı alıyor, keyif sürüyorlar ama fakir fukara hep ıstırap içinde. İnşallah fakir ve kanaatkâr olanlar öbür dünyada rahat eder ama bunlar rahat edemez.”
“15 bin kira, 2 bin zam”
SGK emeklisi Şefik Mut, geçim hesabının tutmadığını ifade etti: “Hiçbir kıymeti yok, yetmiyor. Son yapılan zamdan memnun değiliz. 15 bin lirayı kiraya verirsen geriye ne kalıyor? 2 bin lira zam yapmışlar, yetmez yani.”
“Ben nasıl memnun olayım, bu icraatı nasıl beğeneyim”
Kemal Ören ise emekli maaşlarındaki kesintilere tepki gösterdi: “Halimiz maalesef berbat. 2019’da emekli oldum, 33 sene hizmetim vardı. Emekli olduğumda maaşımın dörtte biri kesildi, şimdi yüzde 48’i kesiliyor. Ben nasıl memnun olayım, bu icraatı nasıl beğeneyim? Sadece hüsran yaşıyoruz. Emeklilerin çoğu böyle, geçinemiyoruz. Haksızlık yaptılar. Memur emeklisine seyyanen zam yaptılar ama diğer emeklilere yapmadılar. Kesinlikle hayatım boyunca bu hükümete oy vermem. Beğenmediğim partiler bile olsa boş oy atarım ama bu hükümete oy vermem.”
“Emekli maaşı en az 26 bin olmalıydı. Ben 16 bin 800 alıyorum”
Adnan Kaya da geçmişle bugünü kıyasladı: “Yapılan zam bir çocuğun eline bile verilemeyecek kadar az. İki bin lira ne olacak? İnsan emekli olursa, hele kiradaysa ne yapacak? Bu maaşla geçinemez. Eskiden iyiydi. Eskiden bir emekli altı tane Cumhuriyet altını alabiliyordu, bugün iki tane bile alamaz. Emekli maaşı en az 26 bin olmalıydı. Ben 16 bin 800 alıyorum.”
“18 bin. Fazla bir para değil ama ne yapalım”
Mehmet Bilgi ise çaresizliğini dile getirdi: “Emekliyim. Maaşımız biraz az ama ne yapabiliriz? Aslında emeklinin durumu çok zayıf. Devlet ne emrederse odur. Eskiden daha iyiydi, şimdi zayıfladı. Bugün bir evin kirası 15 bin lira, emekli maaşı 18 bin. Fazla bir para değil ama ne yapalım?”
“Bu nasıl hayat? Hani adalet? İmam Ömer’in adaleti nerede?”
Hüseyin Ayseli, yaşadıkları hayatı şu sözlerle anlattı: “Cumhurbaşkanım hayatımızı bitirmiş. Ne doğru düzgün yiyebiliyoruz, ne kendimize bakabiliyoruz, ne pikniğe gidebiliyoruz. Bu nasıl hayat? Hani adalet? İmam Ömer’in adaleti nerede? Kendilerine beş yüz milyon alıyorlar, emekliye iki bin lira zam yapıyorlar. Yazık günah değil mi? Yıllarca oy verdik. Yirmi üç senedir ben oy verdim. Ailem var, yirmi beş kişiyiz, hepimiz oy verdik. Bir daha vermeyeceğim, sandığa da gitmeyeceğim.”
“Sadece adımız emekli”
Evladını kaybettikten sonra onun üzerinden emekli olan Ahmet Beştaş, yaşadığı dramı şu sözlerle dile getirdi: “Ben çocuğum üzerinden emekliyim. Çocuğumu bir kazada kaybettim. Onun üzerinden emekli olduğum için kendi sigortam boşa gitti. Beş bin lira emekli maaşı alıyorum. Televizyonda diyorlar ki en düşük emekli maaşı 18 bin. Ben 5 bin lira alıyorum. Beş bin lirayla kimi doyurayım? Doğalgazım, elektriğim zaten beş bin lira tutuyor. Nasıl yaşıyoruz, artık onlar düşünsün. Elini vicdanına koysunlar. Bizi de biraz düşünsünler. Sadece adımız emekli. Hangi kuruma gidersen git, iş yok, yardım yok. ‘Sen emeklisin’ diyorlar. Maaşa gelince beş bin lira. Allah’a havale ediyorum.”
Emekliler, yetkililerin elini vicdanına koymasını ve maaşların insanca yaşamaya yetecek seviyeye çekilmesini talep ediyor.” (İLKHA)




