Kentte son günlerde etkili olan sağanak yağışların ardından şebeke suyunda bulanıklık ve çamurlanma görülmesi üzerine vatandaşlar, suyun içilmesi konusunda tereddüt yaşadı. Yetkililer ise suyun birkaç gün tüketilmemesi yönünde uyarıda bulundu.

Enfeksiyon (İntaniye) Uzmanı Dr. Zeynel Abidin Demir, İLKHA mikrofonuna çamurlu suda oluşabilecek enfeksiyon hastalıkları ve belirtilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Demir, tarih boyunca suyla bulaşan enfeksiyon hastalıklarının yaygın bir sorun oluşturduğunu belirterek, çamurlu suda özellikle çocuklar, yaşlılar ve hamilelerin daha büyük risk altında olduğunu vurguladı.

"Günümüzde çamurlu suyla karşı karşıyayız ve enfeksiyonların bulaşma riski çok yüksek"

Demir, "Toplumda tarih boyunca suyla bulaşan enfeksiyon hastalıkları yaygın bir problem olmuştur. Günümüzde de dünya çapında senede 2 milyardan fazla insan su enfeksiyonlarından kaynaklı hastalık kapmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü'nün yaptığı araştırmalara göre, dünyada yaklaşık olarak her dakika biri bu hastalıklardan dolayı ölmektedir. Türkiye'de sanitasyon ve altyapı çalışmalarımız iyi olduğu için çok sık salgınlar görülmemekte. Ancak günümüzde çamurlu suyla karşı karşıyayız ve enfeksiyonların bulaşma riski çok yüksek. Bu nedenle buna dikkat etmemiz gerekiyor. Bu tip durumlarda neler yapılması gerektiğine dikkat edilmelidir." dedi.

"Hepatit A ve E gibi karaciğer hastalıklarında yoğun halsizlik ve gözlerde sarılık meydana gelebilir"

Zeynel Abidin Demir

Ramazan sonrası düzenli beslenme alışkanlığını kazanmak için izlenmesi gereken yol
Ramazan sonrası düzenli beslenme alışkanlığını kazanmak için izlenmesi gereken yol
İçeriği Görüntüle

Suyla bulaşan hastalıklarda oluşan belirtilere değinen Demir, "İshal grubu hastalıklar, karaciğerle ilgili hastalıklar (Hepatit A, Hepatit E gibi) ve parazitlerle oluşan hastalıklar (giardiya, amip gibi); dizanteri tarzı tablolar meydana getirebilir. Bu tablolar tüm yaş gruplarında herkeste görülebilir. Ancak özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve hamilelerde bu konuya dikkat edilmesi gerekiyor. Hastalıklarla ilgili semptomlar görüldüğünde sağlık ocağına veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması önemlidir. İshal hastalıklarında yüksek ateş, günde 5-6 kez dışkılama, ciltte kuruluk ve ağız içinde kuruması gibi semptomlar olabilir. Hepatit A ve E gibi karaciğer hastalıklarında yoğun halsizlik ve gözlerde sarılık meydana gelebilir. Paraziter hastalıklarda ise ishal benzeri semptomların yanı sıra yaygın vücut ağrıları ve genel rahatsızlık hissedilebilir. Bu tip durumlara özellikle bu dönemde daha çok dikkat etmeliyiz. Şikayetler başladıktan sonra özellikle çocukların, hamilelerin ve yaşlıların kısa sürede doktora başvurması önerilir. Çünkü ishal vakalarında dehidratasyon olarak adlandırılan sıvı kaybı meydana gelebilir ve bu risk altındaki gruplarda daha hızlı müdahale edilmesi gerekmektedir." ifadelerini kaydetti.

Alınması gereken tedbirler hakkında da bilgi veren Demir, şu uyarılarda bulundu:

"Bu dönemde özellikle musluk suyunun içilmemesi tavsiye edilir. İçme suyu olarak kaynatılmış su, kapalı ambalajlı su veya filtrelenmiş su tercih edilmelidir. Yolculuğa çıkılacaksa kişi yanında klor tabletleri bulundurabilir ya da kapalı paketli ürünler kullanılabilir. Ayrıca el hijyenine her zamankinden daha fazla dikkat edilmelidir. Besin temizliği de büyük önem taşımaktadır. Sebze ve meyveler mümkün olduğunca kaynar suyla yıkanmalı, eller temiz suyla sık sık yıkanmalıdır."

Öte yandan yetkililer, şebeke suyunda 7 gün 24 saat klorlama yapıldığını ve alınan numunelere göre insan sağlığını tehdit edecek bir durum bulunmadığını açıkladı. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA