HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde Ziraat Odası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda gençlerle buluştu.
Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından selamlama konuşması yapıldı.
Selamlama konuşmasını HÜDA PAR Hilvan İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ömer Turan yaptı. Turan konuşmasında gençlerin toplumun geleceği olduğunu belirterek birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Selamlama konuşmasının ardından Milletvekili Faruk Dinç kürsüye çıkarak gençlere hitap etti. Programın devamında gençlerden gelen soruları da yanıtlayan Dinç, gençlerin sorunlarını ve taleplerini dinledi.
Dünyada yaşananlar göz önüne alındığında gençlerin geleceğinin risk altında olduğunu söyleyen HÜDA PAR Hilvan İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ömer Turan, "Yakın zamanda ortaya çıkan ve tüm dünya üzerinde şok etkisi yaratan o korkunç dosyayı duymayanımız yoktur sanırım. Her ne kadar yargı süreci yeni olmasa da davayla bağlantılı olduğu iddia edilen bazı isimlerin açıklanması, bu dosyayı yeniden gündemimize taşımaya yetti. Dosya içeriği tüyler ürpertici ve bir o kadar da iğrenç. Üstelik davada büyük iş adamlarının, eski üst düzey yöneticilerin ve ünlü isimlerin adlarının geçmesi, bu suçun basit birkaç kişi tarafından değil, tam anlamıyla organize bir suç örgütü tarafından işlendiğini gün gibi ortaya koyuyor. Dahası, dosyanın adıyla anılan Epstein'in 2019 yılında koğuşunda ölü bulunması, o gece hücreye ait kameraların çalışmaması, gardiyanların uyuyakaldığının raporlanması ve sonunda olayın intihar olarak değerlendirilerek üstünün örtülmesi, akıllara daha birçok güç sahibinin bu davayla bağlantılı olabileceğini getiriyor. Tüm bunlar göz önüne alındığında, geleceğimiz olan çocuklarımızın ne kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduklarını bir kez daha anlıyoruz. Onları dış dünyadaki tüm kötülüklere karşı koruyup kollamamız gerektiğini tekrar hatırlıyoruz. Yanlış anlaşılmasın, buradaki kastım çocuklarımız evdeyken güvende olurlar demek değildir. Eğer çocuklarımızın internet ortamındaki herhangi bir siteye erişimi varsa, o çocuğun sürekli gözünüzün önünde olması bile maalesef hiçbir işe yaramayabilir. Çünkü günümüzde insanlar kaçırılarak, zorla ya da dayatmalarla değil; içten çökertme ve çürütme yöntemleriyle yoldan çıkarılıyor. Sussun, rahat dursun diye ellerine telefon verdiğimiz çocuklarımız, belli bir zaman sonra çağın kirli akımlarına kapılıp gidebiliyor. Bunun birçok sebebi olsa da biz belli başlı birkaç sebep üzerinde duracağız." ifadelerini kullandı.
"Çocuklarımızı İslam ahlakı üzere özenle yetiştirmek için çabalamalıyız"
Çocuklarımızın ve gençlerimizin İslam'dan uzak yetiştiğini dile getiren Turan, "Üzerinde durmamız gereken sebeplerden ilki, aile içerisindeki kopukluk ve mutsuzluktur. Bu; çalıştığı için evi ve çocuklarıyla ilgilenemeyen bir anne ya da eşine ve çocuklarına karşı ilgisiz olan bir baba fark etmeksizin, görevini yerine getirmeyen ebeveynlerin sebep olduğu bir durumdur. Eğer bir evde anne ve baba mutlu değilse çocuklarına yeterince sevgi göstermiyor ya da onlarla yeterince ilgilenmiyorsa, bu çocuk zamanla eksik kaldığı sevgi ve ilgiyi çevresinde aramaya başlayacaktır. Bu durumda çeşitli sapkın akımlara veya uyuşturucu gibi illetlere bulaşması işten bile değildir. İkincisi ise çocukların yanlış kişilerle yanlış arkadaşlıklar kurmasıdır. Aslında bu maddeler zincir şeklinde birbirine bağlı olduğundan, bunun sebebi de ailenin ilgisizliği olarak değerlendirilebilir. Her ne kadar birçok aile bunu çocuğun özel alanı olarak tanımlayıp arkadaşlarını isim olarak tanımanın yeterli olduğuna inansa da asıl olması gereken, çocuğun arkadaşlarıyla, hatta gerekirse aileleriyle bile bizzat tanışılmasıdır. Bu sayede çocuğu korumak ve yanlışa düşmesini engellemek daha kolay olacaktır. Sonuncusu ve en önemli madde ise çocuklarımızın İslam'dan uzak yetişiyor olmasıdır. Bu madde, bahsettiğimiz zincirin ilk halkasıdır. Bir insan ne kadar korunursa korunsun, eğer asıl fıtratından uzak yetişmişse her zaman tehlikededir. Bu sebeple çocuklarımızı İslam ahlakı üzere özenle yetiştirmek için çabalamalı, bunun için alternatifler üretmeliyiz. 'Belli bir yaştan sonra çocuklarımız okula gittiklerinden vakitlerinin çoğunu orada geçiriyorlar ve eğitim kurumlarımız İslami eğitim konusunda çok yetersiz.' dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız da. Ama her ne olursa olsun bu, bizim de çabalamamız ve bu konuya elimizden geldiğince yoğunlaşmamız gerektiği gerçeğini değiştirmez. Unutmayalım ki maddi ve manevi her ihtiyacını ailesinin karşıladığı bir çocuk için en vazgeçilmez şey yine ailesidir. Hele ki bu çocuk İslam ile yetiştirilmişse, günümüz sapkın akımlarına kapılmak şöyle dursun, çevresini bu konuda bilinçlendirebilir ve belki de bazılarının kurtuluşuna dahi Allah'ın (celle celaluhu) izniyle vesile olabilir." dedi.
"İstikamet çok önemli"
Asıl büyük kazancın yaratılış gayesini unutmadan istikametini muhafaza edebilmek olduğunu dile getiren HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, "Biz HÜDA PAR olarak bu yola çıktığımız günden bugüne kadar, en büyük başarının istikamette kalmak olduğunu söyledik; tevhid davasında mücadelemizi sürdürmek olduğunu söyledik. Allah'a kul olmak tüm makamların üstünde bir makamdır dedik ve inşallah bunu sürdürmeye de devam edeceğiz. Ama şunu da söyleyeyim, ben Hilvan'da böyle bir performans beklemiyordum. Sizi tebrik ediyorum. Allah'ın izniyle biz bu salondaki ekiple sadece Hilvan'ı değil, Şanlıurfa'yı da ayağa kaldırabiliriz, herkese ulaşabiliriz. Özellikle gençlerimizi yozlaştırmaya çalışan, inancımızdan uzaklaştırmaya ve bizi köklerimizden koparmaya çalışanlara karşı bu ekip bize yeter, hatta fazladır bile Allah'ın izniyle. Bu konuda bize de size de çok görev ve sorumluluk düşüyor. Başta söylediğim gibi istikamet çok önemli. Her türlü makama gelebilirsiniz, mecliste vekil sayınızı artırabilirsiniz, belediye başkanlıklarını da kazanabilirsiniz ama asıl büyük kazanç, yaratılış gayesini unutmadan istikametini muhafaza edebilmektir. Belki siz de çok kitap okumuşsunuzdur, ben de kitap okudum. Filistin ile ilgili bir kitapta bir söze denk geldim ve şahsen çok etkilendim. Kitapta şöyle yazıyordu: Sözü söyleyen kişi Naif el-Barguti'ydi. 'Ben bir gün,' diyor, 'zindanda kaldığım süre içerisinde bir genç cezaevine geldi. Ben o gençle beraber zindandayken ona demir kapıyı gösterdim ve dedim ki: Bu demir kapıyı görüyor musun?' O genç, 'Evet, görüyorum.' dedi. 'Ben bu zindanda kaldığım süre içerisinde bu demir kapı iki kere paslandı ve onu değiştirdiler.' Düşünün, o kadar uzun süre kalmış ki demir kapı paslanıp iki defa değiştirilmiş. Ve gence diyor ki: 'O demir kapı iki kere paslandı, onu değiştirdiler ama ben ilk günden bugüne kadar irademi sapasağlam korudum, ilk günkü gibi hiç değişmedi.' Bu çok önemli kardeşlerim. Filistinli kardeşler beni mecliste ziyarete gelmişlerdi. Aralarında en uzun süre cezaevinde kalan kişinin de bulunduğunu söylediler. Ben o sözle örnek verdim ve Naif el-Barguti'den bahsettim. Sözü söyleyince hepsi dönüp o kişiye baktı; meğer o kişi, beni ziyarete gelen Naif el-Barguti'ymiş. Son takasta serbest bırakılmıştı ve siyonist rejimin zindanlarında 46 yıl kalan bir mücahitti. Onunla tanışma fırsatı buldum, Mısır dönüşünde de beni ziyarete gelmişti." şeklinde konuştu.
"Biz hesabı Allah'a verecek anlayışla bu mücadelemizi sürdürüyoruz"
Allah ne söylüyorsa yolunu, istikametini, iradesini, düşüncesini ve fikrini ona göre belirleyen bir gençlik olması gerektiğini vurgulayan Dinç, "Şunu demek istiyorum kardeşler: İrademizi sapasağlam tutmamız lazım. Özellikle gençlik, sağdakinin ya da soldakinin söylediklerine değil; yerin ve göğün sahibi olan Allah Tebareke ve Teâlâ'nın söylediklerine göre yolunu, istikametini, iradesini, düşüncesini ve fikrini belirlemelidir. Biz böyle bir hareketiz. Kim ne derse desin, biz ilk günkü gibi köklerimiz üzerinden bu mücadeleyi veriyoruz. Mecliste konuştuğumuz zaman siyaseten konuşmuyoruz; söylediğimiz her sözü inanarak söylüyoruz. Biz hesabı şuna buna değil, Allah'a verecek anlayışla bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Bundan dolayı bizim için en önemli şey istikameti muhafaza edebilmektir. Bize çok iş düşüyor. Partimizi ve davamızı diğer siyasi partilerle kıyaslayarak bir yol yürüyemeyiz. Sadece iki yıl sonra yapılacak seçimleri esas alarak da hareket edemeyiz. Evet, seçim olacak, çalışacağız ve görevimizi en güzel şekilde yerine getireceğiz ama her şeyi seçim sonuçları üzerinden inşa etmeyeceğiz. Değil iki yıl sonra, iki bin yıl sonra da olsa aziz İslam'a fayda sağlayacak bir hizmet varsa biz onu yapacağız. Hesabımızı buna göre yapacağız ve çalışmalarımızı buna göre sürdüreceğiz. Gençlikle ilgili sorunların hepsini burada anlatmam mümkün değil. Birazdan sözü size vereceğim ve iletmek istediğiniz soruları cevaplamaya çalışacağım." ifadelerini kullandı.
"Karanlık bir el neslimizi, gençlerimizi hepimizden alıyor"
Mevsimlik işçi ve eğitim sorunlarına değinen Dinç, "Gençliğimiz büyük bir tehlikeyle karşı karşıya ve maalesef gençler bir oy deposu olarak görülüyor. Seçimden seçime oylarını alalım anlayışı var. Biz buna dur diyeceğiz. Gençler yozlaşmıyor, yozlaştırılıyor. Gençler pırlanta gibidir. 16–17–20 yaşındaki bir genç niye yozlaşsın? Politikalarla, dizilerle, eğitim sistemiyle, gündüz kuşağı programlarıyla gençler yozlaştırılıyor. Bize ait olmayan uygulamalarla gençliğimiz ifsat ediliyor. İşsizlik sorunu var. Hilvanlı gençler başka illerde mevsimlik işçi olarak çalışıyor. Peki neden kendi memleketinde çalışamıyor? Yıllar önce başlatılan GAP projesi hâlâ tamamlanmadı. Eğer tamamlanmış olsaydı milyonlarca kişiye istihdam sağlanabilirdi. Eğitim sistemine tertemiz çocuklar teslim ediyoruz. 12 yıl zorunlu eğitim alıyorlar ama sonunda ne iyi bir yabancı dil öğreniyorlar ne sağlam bir meslek sahibi oluyorlar ne de ahlak ve adab-ı muaşeret konusunda yeterli bir gelişim sağlanıyor. Bu sistem eğri bir tornadır; eğri tornadan doğru sap çıkmaz." diye konuştu.
"Onlar halının altına süpürdükçe biz o halıyı kaldıracağız"
Ülkede gençlerin çeşitli bağımlılıklarla kuşatıldığını belirten Dinç, "Gündüz kuşağı programları, kumar, iddia, bahis, dijital bağımlılık, madde bağımlılığı… Toplumu saran kötülükleri halının altına süpürmeye çalışıyorlar. Onlar süpürdükçe biz o halıyı kaldıracağız. Gençliğimizin madde bağımlısı olmasını da yozlaşmasını da kabul etmiyoruz. Bu ülkenin değerlerini hedef alan anlayışlara müsaade etmeyeceğiz. Kumarın, alkolün ve benzeri kötülüklerin farklı isimlerle meşrulaştırılmasına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz." dedi.
Etkinlik, katılımcılara hediye takdim edilmesinin ardından sona erdi. (İLKHA)



