ZMO Başkanı Doğan: Hunharca tükettiğimiz hayat kaynağı toprağı korumak zorundayız
ZMO Başkanı Doğan: Hunharca tükettiğimiz hayat kaynağı toprağı korumak zorundayız
İçeriği Görüntüle

Gazze'de yaşanan soykırıma sessiz kalmamak için 29 Kasım 2024'te düzenlenen TRT World Forum'a katılan aktivistler, aynı programa konuşmacı olarak çağrılan ve işgal rejimine en büyük akaryakıt sevkiyatı yapan SOKAR firmasının CEO'su Elçin İbadov'un katılmasını protesto eden 9 kişi hakkında açılan davanın 5'inci duruşması bugün yapıldı.

Çağlayan Adliyesi'nde gerçekleşen duruşmanın ardından İLKHA muhabirine konuşan sanıklardan avukat Sena Eliküçük ve aktivist Gülşah Eldemir, önemli açıklamalarda bulundu.

Sena Eliküçük

"Eylemler hukuka aykırı değildi"

Davanın sanıklarından olan Avukat Sena Eliküçük, "Bu duruşmada bilirkişi raporu ile polislerin tuttuğu tutanakta çelişkili ifadeler olduğu ortaya çıktı. Tanık olarak bize ve içerideki aktivistlere müdahale eden polisler dinlenildi. Bu duruşmada 2 polis memuru dinlenildi ve aktivistlerin darp edildiği esnada içeride İstanbul Valisi'nin de bulunduğunu itiraf etti. Neden bize müdahale eden ve kötü muamele yaparak işkence suçunu işleyen polislere soruşturma açılmadı? Duruşmalarımız sürekli bir ertelemeye tabi tutuluyor. Bu bir sindirme politikasıdır. 2-3 ayrı eylem birleştirilip aynı yargılamaya tabii tutuluyor. O gün içeride ve dışarıda eylem vardı. İçeridekiler zaten akredite olarak girmişlerdi. Dışarıdakiler de gayet hukuka aykırı olmayacak şekilde, sadece Filistin ve Gazze hassasiyetleri nedeniyle; israile en büyük petrol tedariki sağlayan SOKAR firmasının CEO'sunun Filistin konulu bir programda olarak davet edilmesini protesto ediyorlardı." dedi.

"Suç ortada yokken sürüncemede bırakılıyoruz"

Yargılamanın bir yıldan fazladır devam ettiğini ve yaşadıkları mağduriyete neden olanlartın da hiçbir şekilde cezalandırılmadığını belirten Eliküçük, "Filistin için bu cihat yolunda ilerleyen insanlar bir şekilde yargılamalara tabii tutulup adliye yollarında süründürülüyor. Aynı olaydan isnat edilen bir diğer suç da Cumhurbaşkanına hakaret… Şu anki duruşma 29 Kasım tarihine ilişkin bir duruşmaydı. Aynı kişiler hakkında yurtdışı yasağı da var. Cumhurbaşkanı hakaret suçlamasıyla maalesef bir yıldır Ankara'da bu dosya bilinçli bir şekilde bekletiliyor. Bu, daha suç ortada yokken bizlere bir kılıf biçilerek sürüncemede bırakmanın, belirsizliğe hapsedilmenin olduğunu gösteriyor. Adli kontrole itirazımızı yapmıştık.  Dosyada gerçekten Cumhurbaşkanı bir hakaret varsa zaten soruşturma izni verilip yargılamaya tabii tutulurdu. İkinci suçlama hakkında ne soruşturma izni veriliyor ne de verilmiyor. Dolayısıyla bizler zaten cezamızı dosya henüz açılmadan dahi çekiyoruz." diye konuştu.

"Filistin mücadelemizin sınırlarını siyasi erkler değil Allah çizebilir"

Küresel Sumud Filosu'nun İsveç Delegasyonunda hukuki temsilci olduğunu da hatırlatan Eliküçük, "Yurtdışı yasağına itiraz ederken buna ilişkin belgelerimi de savcıya ve mahkemeye sundum. Ancak bunların bile bir önemi yok. Filistin için koşturmanızın bu ülkede maalesef bir değeri yok. Çünkü her daim belli başlı siyasi güçlerin diledikleri çerçevede Filistin için bir şeyler yapılması bekleniyor. Bizim cihadımızın sınırlarını çizecek olanlar siyasi erkler veya ekonomiyi kendi gücün kendi elinde bulunduran olamaz. Bizim cihadımızın, mücadelemizin, Filistin halkıyla dayanışmamızın sınırını sadece Allah çizebilir. O yüzden bu şekilde dile getiriyoruz. Duruşmada da bunları belirtiyoruz. Çünkü bu süreçte olanların artık hukukiden ziyade siyasi olduğunu ve talimatlarla ilerlediğini gördük. Özellikle bunu belirtmek isterim. Hiçbirimiz bir suç işlemediğimiz halde, sadece Filistin halkıyla dayanıştığımız için buradayız. Sadece birilerine sermayedarları rahatsız ettiğimiz için buradayız." şeklinde konuştu.

Gülşah Eldemir

"Elimizin kolumuzun bağlandığı bir sürecin içerisindeyiz"

Davada yargılananlarda Gülşah Eldemir, "Bugün Çağlayan Adliyesi'nde duruşmamız vardı. TRT World Forum programını nedeniyle yargılananlardan birisiyim.  29 Kasım 2024'te TRT World Forum programı gerçekleşti. Cumhurbaşkanımızın ve Türkiye'den israile petrol tedariği sağlayan SOKAR firmasının CEO'sunun da katılacağı bir programdı. Firmanın CEO'su Elçin İbodov'un katılmasını istemediğimiz için birkaç kişi program boyunca, programda ve program dışında protesto ederek, 'petrolün gitmesini istemiyoruz, ülkemiz limanlarından israile ticaret gemilerinin gitmesini istemiyoruz' dedik. Ardından bir gözaltı ve tutukluluk süreci yaşandı. Silivri'de bir tutukluluk sürecimiz oldu. 1,5 yıldır yargılamamız hala devam ediyor. Bugün beşinci duruşmamız geldik. Sürekli bir erteleme yapılarak aslında yargı bir baskı aracı olarak kullanılıyor. Bugün de polislerin şahitlikleri dinlenildi. 1,5 yıldır yurtdışı çıkış yasağımız var. Henüz açılmayan iddianamelerimiz var. Bunlardan dolayı adli kontrol süreçleri yaşıyoruz. Elimizin kolumuzun bağlandığı bir sürecin içerisindeyiz. Şahsım adına şunu söylüyorum. Ben bu ülkenin bir vatandaşı olarak sadece bir talebimi ve isteğimi dile getirmiştim. Bir ticaretin olup olmadığını en süt mercie soru sormuştum. Bunun bir hukuk garabeti olduğunu düşünüyorum. Filistin dostlarının aslında bu hukuksuzluklarla, bu gözaltı ve tutuklamalarla bastırıldığını düşünüyorum. Şu anda eylemler neticesinde 250'de fazla gözaltına alınan ve tutuklanan insan var. Biz de bunlardan birisiyiz." dedi. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA