Gündem

Göral: Gazze'deki trajediye karşı boykot ve yardım duyarlılığı canlı tutulmalı

Diyanet-Sen Gaziantep Şube Başkanı Müslüm Göral, Gazze'de 1000 günü aşkın süredir devam eden insani krize dikkat çekerek, boykot bilincinin zayıflamaması ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için uluslararası topluma çağrıda bulundu.

Gazze'deki durumun her geçen gün kötüleştiğini belirten Göral, kamuoyunun ve İslam dünyasının sorumluluklarını hatırlattı.

Diyanet-Sen Gaziantep Şube Başkanı Müslüm Göral, Filistin'de yaşanan katliamlar ve uygulanan ambargoya ilişkin İLKHA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

'Uluslararası toplum trajedi karşısında yetersiz kaldı'

Gazze'de yaşanan yıkımın kronik bir hal aldığına işaret eden Göral, dünya devletlerinin bu vahşete göz yumduğunu ifade etti.

Gazze'de yaşanan katliamalara değinen Göral, '7 Ekim'den bu yana 1000 günü aşkın bir süre geçti. Buna rağmen Gazze'deki yıkım ve insani kriz sona ermedi. En acı tarafı ise dünyanın birçok ülkesi ve uluslararası toplumun bu trajedi karşısında yeterli adımları atamaması, insani yardımların da halkın temel ihtiyaçlarını karşılayacak ölçüde bölgeye ulaştırılamamasıdır.' diyerek küresel sessizliğe tepki gösterdi.

'Yardım filolarının bölgeye ulaşması engelleniyor'

Filistin halkının en temel insani yardımlardan bile mahrum bırakılmak istendiğini dile getiren Göral, lojistik engellemelere vurgu yaptı.

Gazze halkının abluka altında hayatta kalmaya çalıştığını belirten Göral, 'Gazze halkı zaten ağır bir yıkımın altında yaşam mücadelesi verirken, ihtiyaç duyduğu yardımın kendilerine ulaştırılmasında ciddi engeller bulunmaktadır. Daha önce insani yardım ulaştırmak amacıyla çeşitli girişimler ve yardım filoları düzenlendi ancak bu yardımların bölgeye ulaşmasına çoğu zaman izin verilmedi.' ifadelerini kullandı.

'Yaz mevsimiyle birlikte salgın hastalık riski arttı'

Bölgedeki mevsimsel şartların ve hijyen eksikliğinin büyük bir salgın tehdidi doğurduğunu aktaran Göral, acil diplomatik adımların atılması gerektiğini, sağlık ve gıda krizinin derinleştiğini kaydetti.

Salgınla karşı karşıya kalan Gazze'deki durumun içler acısı olduğuna değinen Göral, 'Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte salgın hastalık riski de giderek artmaktadır. Temiz suya, gıdaya ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılar, insani durumu daha da ağırlaştırmaktadır. Bu nedenle başta Müslüman ülkeler olmak üzere tüm uluslararası toplumun bu konuda daha duyarlı davranması gerektiğine inanıyoruz. İnsani yardımların kesintisiz şekilde ulaştırılabilmesi için diplomatik ve uluslararası hukuk çerçevesinde her türlü girişimin ve barışçıl baskının artırılması büyük önem taşımaktadır.' dedi.

'Boykot hassasiyeti ilk günkü gibi görünür değil'

Zaman geçtikçe toplumdaki siyonist mallarına yönelik boykot algısının zayıfladığına dikkat çeken Göral, medyanın ve kamuoyunun bu konuyu gündemde tutması gerektiğinin altını çizdi.

Rehavete kapılmamak gerektiğini belirten Göral, 'İlk dönemlerde boykot konusunda toplumda ciddi bir duyarlılık ve güçlü bir hareketlilik vardı. Ancak bugün aynı hassasiyetin gerek medyada gerek kamuoyunda önceki kadar görünür olmadığını görüyoruz. Oysa yaşanan acılar ve insani kriz devam ettiği sürece bu mesele unutulmamalıdır.' uyarısında bulundu.

'Boykot, zalimin ekonomik savaş kapasitesini baltalar'

Ekonomik yaptırımların ve tüketimden gelen gücün küçümsenmemesi gerektiğini ifade eden Göral, boykotun stratejik önemini anlattı.

Boykotun caydırıcı bir güç olduğunu dile getiren Göral, 'Boykotun, destekleyenler tarafından ekonomik baskının bir aracı olarak görüldüğü ve bu nedenle önemsendiği ifade edilmektedir. Bu yaklaşımı benimseyenlere göre ekonomik gelirlerin azalması, savaş kapasitesini dolaylı olarak etkileyebilir. Bu nedenle boykot çağrılarının sürdürülmesi gerektiğini savunuyorlar.' değerlendirmesinde bulundu.

'Duyarlılık acılar sona erene kadar canlı tutulmalı'

Gazze davasının unutulmaması ve unutturulmaması için herkese görev düştüğünü hatırlatan Göral, zulüm bitene kadar sesin yüksek çıkması gerektiğini ifade etti.

Göral, sözlerini şöyle tamamladı:

'Sonuç olarak, Gazze'de yaşanan insani krizin unutulmaması, sivillerin korunması, insani yardımların engelsiz biçimde ulaştırılması ve uluslararası toplumun daha etkin sorumluluk üstlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Yaşanan acılar sona erene kadar bu konudaki duyarlılığın canlı tutulması büyük önem taşımaktadır.' (İLKHA)

{ "vars": { "account": "G-3SZQ7JT08Q" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }