Japonya'da 'barışçıl anayasa' ihlali: Minamitorishima Adası'na füze konuşlandırılıyor
Japonya'da 'barışçıl anayasa' ihlali: Minamitorishima Adası'na füze konuşlandırılıyor
İçeriği Görüntüle

Raoul Wallenberg İnsan Hakları Merkezi (RWCHR) öncülüğündeki hukuk, araştırma ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan koalisyonun pazartesi günü yaptığı başvuruda, hem Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (RSF) hem de Sudan Silahlı Kuvvetleri'ne (SAF) dışarıdan silah, paralı asker, askeri teçhizat, lojistik ve mali destek sağlandığı aktarıldı.

Başvuruda, Roma Statüsü'nün suçların işlenmesine yardım, yataklık veya ortak amaç doğrultusunda katkı sağlayan kişilerin cezai sorumluluğunu düzenleyen 25(3)(c) ve 25(3)(d) maddeleri kapsamında yabancı aktörlerin soruşturulması talep edildi.

Koalisyon, RSF'ye destek verdiği iddia edilen BAE'nin yanı sıra Libya, Etiyopya, Çad, Somali, Kenya ve Uganda'daki bazı yetkililer ile aracı kişilere işaret etti. Sudan ordusuna yönelik iddialar kapsamında ise İran, Türkiye ve Mısır'ın isimleri de dosyada yer aldı. Ancak başvuruda adı geçen yetkililerin kimlikleri kamuoyuyla paylaşılmadı.

Başvuru, Darfur'a yönelik Birleşmiş Milletler silah ambargosuna rağmen bölgeye silah, insansız hava aracı ve paralı asker sevkiyatının sürdüğünü, çatışmaların dördüncü yılına girerken sivillerin hedef alınmaya devam ettiğini savundu.

UCM Savcılığı'na sunulan dosya, Roma Statüsü'nün 15. maddesi kapsamında hazırlanan bir bildirim niteliği taşıyor. Bu mekanizma, sivil toplum kuruluşlarının savcılığı olası suçlara ilişkin soruşturma başlatmaya teşvik etmek amacıyla bilgi sunmasına olanak tanıyor.

Koalisyonun sunduğu ek belgelerde, Abu Dabi, El Ayn ve Ras el-Hayme havaalanlarından çıktığı bildirilen RSF ikmal hatlarına ilişkin haritalar ile silah sevkiyatlarının Çad, Libya ve Etiyopya üzerinden gerçekleştirildiğine dair bulguların yer aldığı belirtildi. Söz konusu sevkiyatların Nisan 2023'ten günümüze kadar devam ettiği öne sürüldü.

BAE ise daha önce yaptığı açıklamalarda RSF'ye silah veya başka bir destek sağladığı yönündeki iddiaları reddetmişti.

Öte yandan UCM Savcılığı, Darfur'da Nisan 2023'ten bu yana işlendiği aktarılan suçlarla ilgili soruşturmanın sürdüğünü doğrularken, yabancı aktörlerin olası sorumluluğuna ilişkin ayrı bir soruşturma yürütüldüğünü henüz açıklamadı. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA