Toplumu derinden etkileyen ve özellikle gençleri hedef alan uyuşturucu ve her türlü bağımlılıkla mücadeleye dikkat çekmek amacıyla HÜDA PAR Diyarbakır Gençlik Kolları tarafından merkez Bağlar ilçesinde yürüyüş etkinliği düzenlendi.

Merkez Bağlar ilçesi Turgut Özal Bulvarında bir araya gelen gençler, basın açıklamasının yapılacağı Koşuyolu Parkına doğru yürüyüşe geçti.

Koşuyolu Parkı'nda hazırlanan basın açıklaması öncesi bir konuşma yapan HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Gençlik Politikaları Başkanı Mersin Milletvekili Faruk Dinç, madde bağımlılığının başta gençler olmak üzere toplum üzerinde oluşturduğu etkilerden söz etti.

Faruk Dinç

'Zehir tacirleri kendi maddi çıkarları için evlatlarımızı zehirliyor, evlerimize ateş düşürüyor'

Dinç, 'Evet, biz ilk günden beri köleliğe hayır dedik. Ruhlarımızı köleleştiren baronlara hayır dedik ve ismimizi 'Hür' koyduk. Bağımlı olmayacağız ve hür olacağız. Bununla birlikte köleliği dayatan, gençliğimizi zehirleyen, neslimizi ifsat eden hem zehir baronlarına hem de zehirli düşüncelere karşı dimdik ayaktayız ve bu mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz inşallah.' dedi.

Uyuşturucu ve tacirlerinin kimsenin fikrine, zikrine, partisine bakmadan tüm toplumu hedef aldığını hatırlatan Dinç, 'Hep birlikte bu zehir tacirlerine karşı mücadele etmek zorundayız. Bu zehir tacirleri kendi maddi çıkarları için evlatlarımızı zehirliyor, evlerimize ateş düşürüyor, yuvalarımızı dağıtıyorlar. Bugün annelerimizin gözleri yaşlı. Anneler, çocukları gözlerinin önünde her gün ölürken acı çekiyor ve biz buna rıza gösteremeyiz. Birileri bu sorunu halının altına süpürmeye çalışsa da bizler asla bu zehir tacirlerine karşı sessiz kalmayacağız.' ifadelerini kullandı.

'Ne uyuşturucu illetine ne de çocuklarımızın eline silah verenlere karşı asla sessiz kalmayacağız'

Uyuşturucu kullanma ve satma suçlarından tutuklananların yoğunluğuna dikkat çeken Dinç, 'Şu an cezaevleri tıklım tıklım dolu. Bu masum evlatlarımız da oralarda, zehir tacirleri ve baronları ise uzaktan bu evlatlarımızı kullanıyor, çocuklarımızın eline uyuşturucu veriyor, onları zindanlara tıkıyor. Bu masum çocuklarımızın eline birileri de silah veriyor. Biz ne bu uyuşturucu illetine ne de çocuklarımızın eline silah verenlere karşı asla sessiz kalmayacağız.' şeklinde konuştu.

'Biz çocuklarımızın eline prangayı değil, kalem vereceğiz.' diyen Dinç, konuşmasına şu ifadelerle devam etti:

'Diyarbakır'ın evlatları okuyacak, kendini geliştirecek, memleketine ve insanlığa faydalı olacak. Burası peygamberler ve sahabeler şehridir. Emin olun ki bu çocuklarımızın çoğu, manevi boşluktan dolayı çıkışı bu zehirde arıyo, zehir tacirlerinin ellerine düşüyorlar. Bundan dolayı her şeyden önce bu sistem düzelmelidir. Bu sistem bize ait olmalıdır, kendi köklerimize uyum sağlamalıdır. Evet, bugün Batı filozofları, onların sapık teorileri, psikologları ve pedagogları üzerinden bizim neslimizi güya yetiştirmeye çalışıyorlar. Ama yıllardır görüyoruz; bu sistem tutmuyor, gençlerimizi bulandırıyor, gençlerimizi zehir tacirlerinin eline bırakıyor. Bundan dolayı diyoruz ki bu sistem sadece beyine bilgi yükleyen bir sistem olmamalı; ruha, kalbe, kişiliğe ve karaktere dokunan, bize ait bir sistem olmalıdır.'

'Ülkede ekonomik krizden önce bir maneviyat ve ahlak krizi var'

Dinç, 'Biz Müslüman evlatlarıyız, Müslüman bir toplumuz. Ve biz ancak düştüğümüz yerden kendi değerlerimize bağlandığımız zaman ayağa kalkabiliriz. Maalesef bu sistemin bir diğer yönü de her şeyi madde üzerine inşa etmesidir. Sadece 'Okul kazan, üniversiteyi kazan, iş sahibi ol.' deniliyor. Ondan sonra sistem, manadan çok madde üzerine inşa ediyor. Madde üzerine inşa edilen bir sistem ise nesli madde bağımlısı yapıyor. Bundan dolayı HÜDA PAR olarak bu yola çıktık ve diyoruz ki her şey maddeden ibaret değildir. Bu maddeye bir mana verilmelidir. Evet, bu ülkede ekonomik kriz var ama ekonomik krizden önce bir maneviyat ve ahlak krizi var. Eğer siz bu maneviyat ve ahlak krizini çözmezseniz asla bu sorunların da üstesinden gelemezsiniz.' diye belirtti.

HÜDA PAR olarak meclise sundukları kanun teklifine de değinen Dinç, 'Biz Meclis'te bir kanun teklifini sunduk ve dedik ki; torbacılarla uğraşmayın, birkaç sinekle uğraşmayın. Uyuşturucu paralarıyla uğraşın ve onları cezalandırın. Örgütlü bir şekilde masum çocuklarımızı bu zehre bulaştıranlara ağır cezalar verin. Devletin gücünü arkasına alarak etkisini ve yetkisini kullanan, mazlum çocuklarımızı bu zehre bulaştıran ve bu zehir tacirleriyle iş birliği içinde olan kamu görevlilerine de ağır cezalar verilmelidir.' ifadelerine yer verdi.

'HÜDA PAR olarak bu soruna karşı asla sessiz kalmayacağız'

Madde bağımlılarının zorunlu tedavi edilmesine dair yeterli bir düzenleme olmadığını, bu yönde ailelerin çaresiz kaldığını kaydeden Dinç, Bingöl ve İstanbul'da madde bağımlısı gençlerin yaptıkları katliamları hatırlatarak oluşan tehlikeye dikkat çekti.

Dinç, 'Evet, bu madde bağımlıları kendileri için bir tehdittirler, aileleri için bir tehdittirler ve toplum için de tehlike hâline geliyorlar. Bundan dolayı bu madde bağımlıları kendi rızalarına bırakılmadan, sulh hukuk mahkemesine başvurmadan, doktor heyeti kararı beklenmeden doğrudan zorunlu tedavi altına alınmalıdır diye kanun teklifimizi Meclis'e sunduk. Biz bu soruna karşı asla sessiz kalmayacağız. Bugün Diyarbakır'da, yarın İstanbul'da, öbür gün Ankara'da, her sokakta mücadelemizi sürdüreceğiz. Herkes şunu net bilsin ki biz HÜDA PAR olduğumuz müddetçe asla ama asla bu baronlara karşı sessiz kalmayacağız. Bu baronlar istedikleri şekilde gençlerimizi zehirleyemeyecekler. Size rahat yok. Bu bataklığa sessiz kalmayacağız.' dedi.

Dinç'in konuşmasının ardından basın açıklamasını HÜDA PAR Diyarbakır Gençlik Kolları Başkanı Mücahid İleri okudu.

Mücahid İleri

'Bu yürüyüş; bir vicdan çağrısı, bir toplumsal uyanış ve geleceği koruma adına bir haykırıştır'

'Bağımlı Olma, Hür Ol' temalı gerçekleştirilen yürüyüşün bir vicdan çağrısı, bir toplumsal uyanış ve geleceği koruma adına bir haykırış olduğunu vurgulayan İleri, 'HÜDA PAR olarak uzun süredir madde bağımlılığına karşı sahada aktif çalışmalar yürütmekteyiz. Gençlerimizi bilinçlendirmek amacıyla düzenlediğimiz seminerler, mahalle ziyaretleri, farkındalık stantları, broşür çalışmaları ve sokak etkinlikleri ile bu sorunun sadece güvenlik boyutuyla değil, sosyal ve manevi boyutuyla da ele alınması gerektiğini savunuyoruz.' ifadelerini kullandı.

İleri, 'Aynı şekilde Gençlik Politikaları Başkanlığımız; bağımlı şahıslarla, akademisyenlerle, sosyal hizmet uzmanlarıyla ve bu işle ilgilenen onlarca yetkili kurum ve kişiyle görüşmeler yapmış, bu konuda bir rapor hazırlamıştır. Bu rapor doğrultusunda, çözüm kapsamında hangi durum hangi bakanlığı ilgilendiriyorsa ilgili bakanlıklarla görüşmeler sağladık ve çözüm önerilerimizi aktarmış olduk.' dedi.

HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanı Gülsever'den Dicle-Eğil yolu çağrısı
HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanı Gülsever'den Dicle-Eğil yolu çağrısı
İçeriği Görüntüle

'Maddeye değil, hayata bağlanalım'

Aileleri bilinçlendiren, gençleri doğrudan ilgilendiren çalışmaların Diyarbakır başta olmak üzere birçok bölgede sürdürmeye devam ettiklerini belirten İleri, 'Bugün burada bir kez daha sevgili gençlerimize sesleniyoruz: Maddeye değil, hayata bağlanalım! Uyuşturucu kullanma, Kullanılma! Gelecek sizden umut beklemektedir. Bir anlık hevesler, telafisi zor kayıplara dönüşmesin. Kendi iradenize sahip çıkın, hayata tutunun ve yarınlarınızı karartan hiçbir şeye teslim olmayın.' ifadelerine yer verdi.

Ailelere de önemli sorumlulukların düştüğünü hatırlatan İleri, şunları söyledi:

'Evlerimiz sadece bir yaşam alanı değil, aynı zamanda bir koruma ve bilinç merkezidir. Gençlerimizi anlamak, onlarla güçlü bir iletişim kurmak ve onları zararlı ortamlardan uzak tutmak hepimizin ortak görevidir. Bu vesileyle toplumun her kesimine sesleniyoruz. Uyuşturucu ticaretini ve bağımlılığı bir kazanç kapısı olarak gören, gençlerimizin hayatını karartan her türlü yapı ve zihniyete karşı duruşumuz nettir. Bu mücadele yalnızca güvenlik güçlerinin değil, toplumun tüm fertlerinin ortak sorumluluğudur. Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi 'Gençliği selamette olmayan bir toplumun geleceği karanlıktır.' Bizler bu sözün bilinciyle hareket ediyor, gençliğin selameti için var gücümüzle çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; gençlik güçlü olursa toplum güçlü olur, gençlik ayakta kalırsa gelecek inşa edilir.'

'Bağımlılık; mücadele edilebilir, önlenebilir ve yenilebilir bir sorundur'

HÜDA PAR'ın meclise verdiği kanun teklifine atıfta bulunan İleri, 'Bugün bir kez daha altını çiziyoruz: Mecliste verdiğimiz kanun teklifi ile; Madde bağımlısı olanlar zorunlu tedaviye alınmalı, uyuşturucu baronları ve örgütlü bir şekilde gençlerimizi zehirleyenler en ağır cezalarla cezalandırılmalıdır. Kamu görevlisi olup da bu zehir tacirleriyle iş birliği yapanlara ağır cezai müeyyideler uygulanmalıdır. Bağımlılık bir kader değildir. Mücadele edilebilir, önlenebilir ve yenilebilir bir sorundur. Yeter ki birlikte hareket edelim, yeter ki gençlerimize sahip çıkalım.' şeklinde konuştu.

İleri, 'Bu duygu ve inançla bir kez daha haykırıyoruz: Maddeye değil, hayata bağlanalım. Ruhlarımızı köleleştirmeyelim! Katılım sağlayan tüm vatandaşlarımıza, genç kardeşlerimize ve ailelerimize teşekkür ediyor; bu mücadelenin artarak devam edeceğini kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.' diye belirtti. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA