HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında ekonomik gidişat, veteriner hekimlerin özlük hakları ve ABD öncülüğünde kurulan sözde Gazze Barış Konseyi hakkında açıklamalarda bulundu.

Devletin ekonomik göstergelerinin iyileşme eğiliminde olduğunu ancak bu durumun halkın refahına yansımadığını belirten Dinç, “Devletin ekonomisi düzelirken milletimizin ekonomisini de düzeltme zamanı gelmedi mi? Emekli ay sonunu getiremiyor, asgari ücretli pazardan yarım poşetle dönüyor, kiralar maaşları ezip geçiyor. Enflasyon düşüyor deniyor ama mutfaktaki yangın hâlâ sönmüş değil.  Bu milletin, sefalet şartlarına daha ne kadar tahammül etmesi bekleniyor? Devletin ekonomik dengeleri düzelirken milletin sofrası küçülüyorsa bu kader değildir. Refahı bankalara, fonlara, büyük sermayeye değil; emekliye, işçiye, esnafa, çiftçiye ulaştırmak zorundayız.” şeklinde konuştu.

“Milleti sefaletten kurtarmayan hiçbir ekonomik program başarıya ulaşmış sayılmaz”

Gerçek başarının rakamların değil, insanın kazandığı bir düzen olduğunu belirten Dinç, "Asgari ücret ve emekli maaşları temel ihtiyaçları karşılayacak seviyeye çıkarılmalı, sosyal destekler güçlendirilmelidir. Üretimi, emeği ve adil paylaşımı esas alan bir anlayış hâkim kılınmalıdır. İyi bilinmelidir ki milleti sefaletten kurtarmaya yaramayan hiçbir ekonomik program başarıya ulaşmış sayılmaz." ifadelerini kullandı.

"Emekli veteriner hekimlere statülerine uygun maaş verilmelidir"

Yüksek enflasyon ortamında emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına değinen Dinç, özellikle emekli veteriner hekimlerin statü karmaşası nedeniyle büyük mağduriyet yaşadığını dile getirerek, veteriner hekimlerin sağlık sınıfında yer almasına rağmen, tabipler ve diş hekimlerine tanınan haklardan mahrum bırakıldığını vurguladı.

Dinç, şöyle devam etti:

HÜDA PAR'dan Suriye için yapılan acil yardım çağrısına destek
HÜDA PAR'dan Suriye için yapılan acil yardım çağrısına destek
İçeriği Görüntüle

“657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre veteriner hekimler sağlık hizmetleri sınıfına dâhildir. Ancak 2018 yılında yapılan değişiklikle sağlık grubunda ayrıştırmaya gidilmiştir. Aralık 2025 itibarıyla emekli bir hekim ile emekli bir veteriner hekim arasındaki maaş farkı 25 bin lirayı aşmıştır. Hatta emekli bir veteriner hekim maaşı, emekli sağlık teknikeri maaşının bile altında kalmıştır. Bu durum haksızlığa ve maddi kayıptan dolayı mağduriyetlere neden olmuştur. Veteriner hekimler, sağlık çalışanı statüsünde emekli edilip statülerine uygun bir maaş verilmelidir."

"Sözde Gazze Barış Konseyi bir tasfiye ve yağma projesidir"

Konuşmasının son bölümünde dış politikaya değinen Dinç, ABD Başkanı Donald Trump tarafından kurulan sözde "Gazze Barış Konseyi"ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İşgal rejiminin ateşkes ihlallerine sessiz kalınırken HAMAS'ın hedef alınmasına tepki gösteren Dinç, "Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana bin 300’den fazla ihlal gerçekleştiren siyonist terör rejimi görmezden gelinirken direnişin asli unsuru olan HAMAS’ın hedef alınması, bu yapının barış girişimi değil, tasfiye ve yağma projesi olduğunu göstermiştir. Ateşkesi sistematik biçimde ihlal eden, yüzlerce sivili katleden, insani yardımları engelleyen ve Gazze’yi yaşanmaz hale getiren işgalci rejime tek bir uyarı yöneltilmemektedir. Buna karşın direnişi tehdit eden bir dil tercih edilmektedir. Bu yaklaşımın amacı, işgale karşı direnişi bitirmek ve Gazze’nin kaynaklarına çökme girişiminin önündeki engelleri ortadan kaldırmaktır.  Esasında HAMAS’ın tasfiyesi, Trump tarafından açıkça itiraf edilmiş bir siyasi hedeftir." ifadelerini kullandı.

“Gazze’nin kaderi, Gazze halkı ve direnişinin iradesiyle belirlenmelidir”

Malezya ve İspanya'nın bu konudaki onurlu duruşunu takdir ettiklerini belirten Dinç, " Bu nedenle siyonistlerin sahada, ABD’nin ise masada tasfiye etmeye çalıştığı Filistin davası, asla gündemden düşürülmemelidir. Bugün, en az soykırım sürecinde olduğu kadar güçlü bir kamuoyuna ve örgütlü bir itiraza ihtiyaç vardır. ABD ve siyonist rejimin bu kirli projesinin karşısında Müslüman kamuoyunun, özgür halkların ve vicdan sahibi tüm kesimlerin güçlü bir duruş sergilemesi tarihî bir sorumluluktur. Gazze’nin kaderi, Gazze halkı ve direnişinin iradesiyle belirlenmelidir." diyerek sözlerini noktaladı. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA