Şubat ayının son günlerinde ABD ve işgalci siyonist rejiminin İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik saldırılarıyla bölgede tansiyon hızla yükseldi. Ardından İranİslam Cumhuriyeti’nin misilleme açıklamaları ve Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri hareketlilik, küresel piyasalarda ciddi bir belirsizlik oluşturdu. Bu gelişmelerin ardından petrol fiyatları yükselirken finans piyasalarında dalgalanma görüldü.

Hürmüz Boğazı krizi küresel ticareti etkiliyor

Dünya enerji ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı, yaşanan gerilimin merkezinde yer alıyor. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri bu dar su yolundan geçiyor. Son gelişmelerin ardından bazı tankerlerin ve ticari gemilerin bölgede mahsur kaldığı, uluslararası deniz taşımacılığında ciddi riskler oluştuğu bildiriliyor.

Enerji piyasaları üzerindeki baskı da hızla arttı. Analistler, petrol fiyatlarının kısa sürede yükselmesinin küresel enflasyon riskini artırabileceğini ve enerjiye bağımlı ekonomilerde maliyetleri büyütebileceğini ifade ediyor.

Yaptırımlar ve ticaret politikaları tartışmaya sebep oluyor

ABD’nin İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik hukuksuz saldırılarının yanı sıra yaptırımları ve ticaret baskısı politikaları da uluslararası ticaret sisteminde yeni tartışmalar doğurdu. Washington yönetimi, İran İslam Cumhuriyeti ile ticaret yapan ülkelere yönelik ek gümrük tarifeleri ve yaptırım tehditleri içeren kararlar aldı.

Bazı ekonomistler bu tür adımların uluslararası ticaret hukukuna uygunluğu konusunda tartışmalar bulunduğunu, özellikle üçüncü ülkelerin ticaretine yönelik baskıların küresel ticaret düzeninde gerilim oluşturabileceğini savunuyor. Uzmanlara göre yaptırımların genişletilmesi, enerji ve ham madde ticaretinde alternatif ticaret bloklarının oluşmasına yol açabilir.

Küresel ihracat rotaları değişebilir

Uzmanlar, Ortadoğu’daki gerilimin uzun sürmesi halinde dünya ticaretinde yeni güzergâhların ve tedarik zincirlerinin oluşabileceğini belirtiyor. Hürmüz Boğazı’ndaki risk nedeniyle bazı şirketlerin alternatif enerji kaynaklarına ve farklı lojistik hatlarına yöneldiği ifade ediliyor.

Ayrıca küresel ticaret verileri, son dönemde gümrük tarifelerindeki değişimlerin ülkeler arasındaki rekabet dengesini de etkilediğini gösteriyor. Örneğin ABD pazarındaki tarife politikalarının gelişmekte olan ülkelerin rekabet gücünü düşürürken bazı gelişmiş ekonomilerin avantajını artırdığı belirtiliyor.

Türkiye ve bölge ihracatı için riskler

Ortadoğu’daki kriz, Türkiye gibi bölge ülkeleri için de ekonomik riskler doğurabilir. Enerji fiyatlarının yükselmesi, lojistik maliyetlerinin artması ve bazı ticaret yollarının riskli hale gelmesi ihracat üzerinde baskı oluşturabilir.

Ekonomi uzmanları, bölgedeki çatışmaların geçmişte de sınır kapılarının kapanmasına, taşımacılık maliyetlerinin yükselmesine ve ticaret hacminin daralmasına neden olduğunu hatırlatıyor.

Uzmanlar: Küresel ticarette yeni dönem

Ekonomistler, son gelişmelerin dünya ticaretinde daha geniş bir dönüşümün parçası olabileceğini vurguluyor. Enerji güvenliği, yaptırımlar, jeopolitik rekabet ve alternatif ticaret ağlarının güçlenmesi gibi faktörlerin, önümüzdeki dönemde küresel ihracat dengelerini yeniden şekillendirebileceği değerlendiriliyor.

Daire Başkanı Erhan Batman'da Kur'an kursunu ziyaret etti
Daire Başkanı Erhan Batman'da Kur'an kursunu ziyaret etti
İçeriği Görüntüle

Uluslararası kuruluşlara göre, jeopolitik gerilimlerin artması halinde enerji, gıda ve stratejik hammaddelerin ticareti küresel ekonominin en kırılgan alanlarından biri olmaya devam edecek. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA