Özel cezaevi işletmecisi GEO Group tarafından işletilen Newark'taki bin yataklı tesise ilişkin soruşturma, El Salvadorlu Edwin Lopez-Cornejo'nun gözaltında hayatını kaybetmesinin ardından geldi.

New Jersey Başsavcısı Jennifer Davenport'ın ofisi tarafından yapılan açıklamada, soruşturma kapsamında tesise ilişkin inceleme başlatıldığı ve araştırma için GEO Group çalışanlarına yönelik resmi belgelerin talep edildiği bildirildi.

Soruşturmanın odağında, GEO Group çalışanlarının tesiste tutulan kişilerin sivil haklarını ihlal edecek herhangi bir eylemde bulunup bulunmadığının yanı sıra olası ihmallerin de yer alacağı belirtildi.

Lopez-Cornejo, cumartesi günü ICE'nin 'tıbbi acil durum' olarak tanımladığı olayın ardından gözaltında yaşamını yitirdi. Ailesi ise ölümün ardından çok daha ağır bir tablo ortaya koyarak, tesis yönetimini gerekli tıbbi müdahaleyi zamanında sağlamamakla suçladı.

Aileye göre yüksek tansiyon, diyabet ve epilepsi gibi sağlık sorunları bulunan Lopez-Cornejo, bu hastalıklarını kontrol altında tutabilmek için düzenli olarak çeşitli ilaçlar kullanıyordu. Annesi Maria Cornejo, oğlunun ölümünden bir gün önce kendisini aradığını ve yüzünün ile kolunun bir bölümünde his kaybı yaşadığını söylediğini aktardı.

Aile, ölümün koşullarının bağımsız biçimde soruşturulmasını talep etti.

ICE ise Lopez-Cornejo'nun gerekli tıbbi bakımı aldığını ve sağlık personeli tarafından görüldüğünü savundu. Ancak bu açıklama, ailenin tıbbi ihmal suçlamalarını ve tesisin sağlık hizmetlerine ilişkin daha önce yöneltilen şikayetleri ortadan kaldırmadı.

Şikayetler ölümden önce de vardı

Delaney Hall, yalnızca bir kişinin ölümüyle değil, uzun süredir gündeme gelen ağır yaşam koşulları ve protestolarla da tartışmaların merkezinde bulunuyor.

İspanya'dan Akdeniz'de göçmen, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı operasyonu: 78 kişilik ağ çökertildi
İspanya'dan Akdeniz'de göçmen, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı operasyonu: 78 kişilik ağ çökertildi
İçeriği Görüntüle

Tesiste tutulan göçmenler hakkında bozulmuş yiyecekler, son derece kötü ve hijyenik olmayan tuvalet koşulları, yetersiz havalandırma ve sağlık hizmetlerindeki eksiklikler dahil çok sayıda şikayet gündeme geldi.

Bu tablo, ICE'nin ülke genelindeki göçmen gözaltı merkezlerine yönelik eleştirileri de yeniden alevlendirdi. Göçmenlerin sınır dışı edilmesini hızlandıran kapsamlı kampanyanın yürütüldüğü bir dönemde, gözaltı merkezlerinin insan hakları açısından denetim altında tutulup tutulmadığı sorusu giderek daha yüksek sesle soruluyor.

Delaney Hall'daki koşullara karşı yılın başlarında düzenlenen protestolar, göstericiler ile kolluk kuvvetleri arasında çatışmalara kadar varmıştı. Mayıs ayında gösterilere öncülük eden Demokrat Kongre üyesi LaMonica McIver ile Newark Belediye Başkanı Ras Baraka tesisin dışında gözaltına alınmıştı. İki siyasetçi, yaşananları siyasi amaçlı bir yıldırma girişimi olarak nitelendirmişti.

Artan gerilimin ardından New Jersey Valisi Mikie Sherrill, Delaney Hall çevresindeki alanın kontrolünü eyalet polisine devretmişti.

ICE merkezleri yeniden mercek altında

Delaney Hall'daki soruşturma, ICE'nin gözetimindeki gözaltı merkezleriyle ilgili daha geniş bir insan hakları tartışmasının ortasında başlatıldı.

ABD genelinde Trump'ın göreve dönmesinin ardından kapsamlı sınır dışı operasyonları hız kazanırken, ICE gözaltısında 50'den fazla kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor.

Her yeni ölüm, göçmenlerin hangi koşullarda tutulduğu, sağlık hizmetlerine ne ölçüde erişebildiği ve federal göçmenlik politikalarının uygulanması sırasında temel hakların ne kadar korunduğu sorularını yeniden gündeme getiriyor.

New Jersey'deki soruşturma da bu nedenle yalnızca bir özel şirketin işlettiği gözaltı merkezine ilişkin rutin bir inceleme olmaktan çıkarken, ICE'nin göçmenleri gözaltında tutma sisteminin denetimi ve hesap verebilirliği açısından da önemli bir sınav niteliği taşıyor.

ICE, ABD İç Güvenlik Bakanlığı ve GEO Group, soruşturmayla ilgili Reuters'ın yorum taleplerine haber yayımlandığı sırada yanıt vermedi. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA