Araştırma, Barbados'taki Afrika kökenli nüfusun maruz kaldığı zararların bugünkü karşılığının 2 trilyon dolara kadar ulaştığını ortaya koyarken, bu rakam Britanya'nın tarihsel sorumluluğunu yeniden küresel gündeme taşıdı.

Araştırma ekibinin başındaki ekonomist Coleman Bazelon, açıklamasında bu rakamın bir 'fatura' değil, yapılan tahribatın büyüklüğünü ortaya koyan somut bir hesap olduğunu vurgulasa da, veriler Britanya'nın kölelik düzeninden elde ettiği kazançların boyutunu gözler önüne serdi. Bazelon, 'Bu bir ödeme talebi değil; yapılan zararın kaydıdır ve yüzleşmenin başlangıç noktasıdır.' ifadelerini kullandı.

Barbados, 1600'lü yılların başından itibaren Britanya'nın köleleştirilmiş insanları zorla çalıştırdığı ilk büyük sömürgelerden biri olarak öne çıkıyor. Bugün Karayipler'de tazminat talebini savunan Caribbean Community'nin kurucu üyeleri arasında yer alan ülke, sömürge mirasının en ağır sonuçlarını yaşayan toplumlar arasında gösteriliyor.

Pezeşkiyan: İran'a yönelik deniz ablukası girişimleri başarısızlığa mahkumdur
Pezeşkiyan: İran'a yönelik deniz ablukası girişimleri başarısızlığa mahkumdur
İçeriği Görüntüle

Rapora göre, transatlantik köle ticareti sürecinde yaklaşık 19,9 milyon insan doğrudan etkilenirken, bunların önemli bir bölümü ya Afrika'dan zorla koparıldı ya da yolculuk sırasında hayatını kaybetti. Barbados özelinde ise yaklaşık 379 bin kişinin adaya ulaştığı, 78 bin kişinin yolda öldüğü, 335 bin kişinin ise kölelik içinde doğduğu belirtiliyor.

Britanya'nın 1834 yılında köleliği kaldırmasının ardından izlediği politika ise eleştirilerin merkezinde yer alıyor. Londra yönetimi, köle sahiplerine 'mülk kaybı' gerekçesiyle 20 milyon sterlin tazminat öderken, köleleştirilen insanlara tek kuruş verilmemesi, bugün dahi süren eşitsizliklerin temel nedeni olarak değerlendiriliyor.

Uzmanlar, köle emeğinin karşılıksız kullanımından doğan ekonomik değerin 500 ila 700 milyar dolar, köleleştirilen insanların kısaltılmış yaşam sürelerinin ise 1,1 ila 1,3 trilyon dolar arasında hesaplandığını belirtiyor. Toplamda ortaya çıkan tablo, Britanya'nın Barbados'ta sistematik biçimde hem emek hem yaşam gaspı gerçekleştirdiğini gösteriyor.

Alan Lester, söz konusu bulguların şaşırtıcı olmadığını belirterek 'Britanya'nın en eski köle plantasyon kolonilerinden biri olan Barbados'ta oluşturulan servetin arkasında çalınmış hayatlar var. Üstelik köle sahiplerine ödeme yapılması ve bağımsızlık sonrası bırakılan borç yükü, Karayipler'deki eşitsizlikleri daha da derinleştirdi.' dedi.

2023 tarihli kapsamlı analizler, Amerika ve Karayipler'de 31 bölgede köleliğin toplam zararının 100 ila 131 trilyon dolar arasında olduğunu ortaya koyarken, bunun büyük bölümünün yalnızca tarihsel değil, günümüze kadar süren etkilerden kaynaklandığı ifade ediliyor.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda geçtiğimiz ay yapılan oylamada 123 ülke köleliği 'insanlığa karşı işlenmiş en ağır suç' olarak tanımlarken, United Kingdom başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinin çekimser kalması dikkat çekti. Bu tutum, Londra'nın geçmişle yüzleşme konusundaki isteksizliğinin bir göstergesi olarak yorumlandı.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise daha önce yaptığı açıklamalarda doğrudan tazminat ödenmesi fikrini reddetmişti.

Öte yandan, köle sahiplerinin torunlarından oluşan bazı gruplar dahi artık Britanya'nın sorumluluğu kabul etmesi gerektiğini dile getiriyor. 'Heirs of Slavery' grubunun kurucularından David Lascelles 'Artık bu borcun kabul edilme zamanı geldi.' derken, Alex Renton ise bunun hem ahlaki hem de pratik bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Barbados hükümeti ise raporu resmi olarak kabul ederek tazminat sürecini ilerletmeye hazırlanıyor. Yetkililer, kölelik döneminde gasp edilen kalkınma fırsatlarının geri kazanılmasının mücadelenin merkezinde olacağını belirtiyor. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA