Rahva bölgesindeki üniversite kampüsünde cuma namazı çıkışı toplanan platform üyeleri ve öğrenciler, ellerinde Filistin bayraklarıyla sloganlar atarak yaşananlara tepki gösterdi. Grup adına basın açıklamasını Recep Acar okudu.

Acar, zulme karşı durmanın sadece Müslümanların değil, vicdan sahibi tüm insanların ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, Filistin başta olmak üzere bölgedeki çatışmalara dikkat çekti. Açıklamasında Acar, Filistin'de uzun yıllardır devam eden işgal ve ablukanın özellikle 7 Ekim 2023 sonrası süreçte daha da ağırlaştığını ifade etti.

5G'de rekor hız: Abone sayısı 29 milyonu geçti
5G'de rekor hız: Abone sayısı 29 milyonu geçti
İçeriği Görüntüle

İşgal çetesi ve ABD tarafından yürütülen saldırgan politikaların Filistin'den Yemen'e, Lübnan'dan Suriye'ye ve son olarak İran'a uzandığının altını çizen Acar, soykırımın büyük yıkıma yol açtığını ifade ederek şunları söyledi:

'Filistin'de yıllardır devam eden işgal ve abluka, özellikle 7 Ekim 2023 sonrası süreçte tam anlamıyla bir soykırıma dönüştü. Gazze Şeridi'nde çocuk, kadın ve yaşlı ayırt etmeksizin gerçekleştirilen katliamlar, uluslararası hukuku ve insanlık onurunu ayaklar altına almaktadır. Yine Batı Şeria'da yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve sivillere yönelik şiddet, Filistin halkının yaşama hakkını elinden almakta, tam anlamıyla bir haydutluk sergilenmektedir. Gazze'deki şehit sayısının resmi rakamların çok daha üzerinde olduğu, sayıları dahi tespit edilemeyen on binlerce sivilin enkaz altında kaldığı ve açlığın bir silah olarak kullanıldığı acı bir gerçektir. Terör devleti israil ve suç ortaklarının Lübnan, Suriye, Yemen ve İran topraklarına yönelik gerçekleştirdiği saldırı ve katliamlar, büyük kayıplara ve acılara sebep oldu.'

Filistinli esirlerin idam edilmesine yönelik yasayı onaylamasının insanlık suçu olduğunu hatırlatan Acar, tüm dünyaya harekete geçme çağrısında bulundu.

Acar, 'İşgalci israilin Filistinli tutsakların idam edilmesine yönelik yasayı onaylaması bir insanlık suçudur. Uluslararası kuruluşlar ve devletler bir an önce harekete geçmeli ve bu hukuksuz kararın durdurulması için gereken adımları atmalıdır. Bu hukuksuz idam kararlarını engellemek tüm insanlığın borcudur. Başta İslam ülkeleri olmak üzere tüm devletleri, bu yasayı savaş suçu olarak tanımaya ve diplomatik/ekonomik yaptırımları derhal başlatmaya çağırıyoruz. İşgalci rejim, arkasına aldığı ABD başta olmak üzere küresel şer odaklarıyla birlikte coğrafyamızı topyekûn bir ateş çemberine sürüklemek istiyor. Kundaktaki bebekler, çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve siviller bombaların hedefi oluyor. Coğrafyamızdan her saat, her dakika acı haberler geliyor. Amaçları, coğrafyamızı parçalamak, halkları birbirine kırdırmak ve 'büyük israil' hayali uğruna Orta Doğu'yu bir kan gölüne çevirmek! İşgalci rejim, sadece Filistin'in değil; Suriye'nin, Yemen'in, Lübnan'ın, İran'ın ve nihayetinde Anadolu'nun güvenliğine kastetmektedir. Bu saldırılar, can çekişen bir terör devletinin son çırpınışlarıdır.' diye konuştu.

'Coğrafyamızda ne bir Amerikan üssü ne de siyonist bir devlet görmek istemiyoruz.' diyen Acar, sözlerine şöyle devam etti:

'Bizim topraklarımızla ilgili ne Washinghton'un, ne Londra'nın ne de Tel Aviv'in en küçük bir tasarruf yetkisi ve hakkı yoktur! Orta Doğu'nun huzurunun anahtarı, işgalin tamamen sona ermesiyle mümkün olacaktır. Malumunuzdur ki hukuksuzluğa karşı küresel bir vicdan çağrısı olarak 201 O yılında Mavi Marmara ile yola çıkmıştık. Bu mücadelenin mirası olan Özgürlük ve Sumud Filosu'nu geçtiğimiz sene Gazze'ye uğurladık. Uluslararası hukuka aykırı olmayan girişimlerimiz sonucunda hiçbir hukuk sistemine ve Anayasa'ya sığmayacak şekilde aktivistlerimiz ve gemilerimiz uluslararası sularda alıkonulup, apartheıd rejimin alçakça saldırılarına hedef olmuştur. Bugün bütün engelleme girişimlerine rağmen apartheıd rejim karşısında mücadelemiz büyüyerek devam etmektedir. Her başlattığımız filo çalışmasında olduğu gibi bugün de tüm dünyaya haykırıyoruz: Biz geldik. Tekrar geleceğiz ve daha kalabalık olacağız! Bu vesileyle Avrasya Sumud Filosu'nu sizlere duyurmak istiyoruz. Küresel Sumud Filosu 12 Nisan 2026'da 150 farklı ülkeden yüzlerce katılımcı ve yüzlerce tekneyle İspanya ve İtalya'dan yola çıkacak inşallah. Bugün yeniden bir araya gelen bu girişimin temel amacı; ablukayı kırmak, deniz yoluyla insani yardım koridoru oluşturmak, temel ihtiyaçları ulaştırmak ve uluslararası sularda suç ortaklığını ifşa etmektir.'

Açıklamada ayrıca, Gazze'deki katliamların hemen durdurulması, insanlık dışı ablukanın derhal kaldırılması, İslam ülkelerinin tamamının işgalci katil işgal rejimi ile tüm ticari ilişkilerinin sonlandırılması, katil Netanyahu ve kabinesi başta olmak üzere savaş suçlularının Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanması için somut ve kararlı adımların atılması çağrısında bulunuldu.

Açıklamanın sonunda ise Uluslararası toplumu, işgal rejimi ve ABD'nin hukuk tanımaz saldırganlığına karşı somut adımlar atmaya; İslam dünyasını, birlik ve beraberlik içerisinde bu zulme karşı tek ses olmaya; insan hakları örgütlerini, bölgedeki savaş suçlarını belgeleyerek sorumluların yargılanması istendi.

Basın açıklaması yapılan dua ile sona erdi. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA