HÜDA PAR'ın, Kudüs'ün fethi münasebeti ile edil organize ettiği 'Uluslararası Selahaddin ve Kudüs Paneli'nde selmalama konuşaması yapan HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı İshak Sağlam, önemli mesajlar verdi.

Konuşmasında, 839 yıl önce, 2 Ekim 1187'de dünya ve insanlık tarihinde önemli bir gelişme yaşandığının belirten Sağlam, Kudüs'ün, ikinci kez Selahaddin Eyyubi tarafından Haçlıların işgalinden kurtarıldığını ve uzun bir müddet İslam toprakları olarak günümüze kadar geldiğini söyledi.

'99 yıllık işgalden sonra Selahaddin'in Kudüs'ü kurtarmaya ve fethe götüren sebepleri nedir?' diye soran Sağlam, o günden bugüne hiç gündemlerden düşmediğini, İslam tarihi ve insanlık tarihinin, bu fethin sebep ve sonuçlarını araştırmak ve bu konuda analizler yapmak, sonuçlar çıkarmak için çalıştığını vurgulayarak şunları ifade etti:

'Rıha'nın düşüşü bir sene sonra Kudüs'ün de düşmesine neden oldu'

Şanlıurfa'da 'Uluslararası Selahaddin ve Kudüs Paneli' yarın düzenlenecek
Şanlıurfa'da 'Uluslararası Selahaddin ve Kudüs Paneli' yarın düzenlenecek
İçeriği Görüntüle

'Bu vesileyle biz üç sembolü burada bir araya getirmiş bulunuyoruz. Birincisi Kudüs ki içinde Mescid-i Aksa'yı barındırıyor; Müslümanların ilk kıblesi, yeryüzünde inşa edilen ikinci mescit ve uğruna sefere çıkılacak, namaz kılmak için sefere çıkılacak üç mescitten biri olan Mescid-i Aksa. İkinci sembolümüz, bunu fetheden Selahaddin. Üçüncü sembolümüz de Şanlıurfa, yani Rıha. Rıha'nın Kudüs'te ve Kudüs'ün fethinde önemli bir yeri olduğunu biliyoruz. Haçlılar, Birinci Haçlı Seferi'nde yola çıkarken ilk düşen şeylerden bir tanesi maalesef o zamanki Rıha'ydı. Rıha'nın düşüşü maalesef bir sene sonra Kudüs'ün de düşmesine neden oldu. Aynı şekilde Kudüs'ün Selahaddin tarafından fethine götürecek olan o süreç de aslında İmadeddin Zengi tarafından, Allah ondan razı olsun, Kudüs'ün Haçlıların işgalinden kurtarılmasıyla başladı.'

'Urfa'nın kurtuluşu aslında Kudüs'ün kurtuluşunun bir kapısı olduğunu değerlendirebiliriz'

İslam tarihçilerinin, o zamanki Rıha olarak bilinen Şanlıurfa'nın kurtuluşu hakkında ifadelerini aktaran Sağlam, 'Şanlıurfa'nın kurtarılmasına kadar İslam orduları hep pasif durumdaydı. Hep saldırıya uğrayan taraftı. Ama Rıha'nın kurtulmasıyla artık İslam orduları zafere doğru, fethe doğru ve işgalden topraklarını kurtarmak için saldırıya doğru bir hamle başlattı. Yani Urfa'nın kurtuluşu aslında Kudüs'ün kurtuluşunun bir kapısı olduğunu değerlendirebiliriz.' değerlendirmesinde bulundu.

Amaçlarının sadece bir fetih ve zafer kutlaması olmadığını ifade eden Sağlam, 'Bizim amacımız, Kudüs işgal altındayken Müslümanların sessiz kalmaması ve işgalden kurtulması için çareler ve çözümler aramaktır. Biz Müslümanlar olarak Kudüs'ü tekrar işgalden kurtarmak için neler yapabiliriz? Nasıl yol izleyebiliriz? Selahaddin'in ve zenginlerin izlediği yolu nasıl günümüze uyarlayabiliriz? İnşallah bunun yol ve yöntemlerini arayacağız. Amacımız sadece yılda bir böyle bir salon toplantısıyla bu işi kutlamak değil. Bu arada sürekli Kudüs'ün işgal altında olduğunu gündemde tutmak, ümmeti bu konuda uyanık tutmaktır.' diye konuştu.

Sağlam, 'İnşallah nasıl ki Kudüs'ün fethine giden yol Şanlıurfa'nın Haçlılardan kurtarılmasıyla başladı, inşallah bu üçüncü fetih ve zaferi de Şanlıurfa'dan yürüyerek zafere götürene kadar biz bu işi gündemde tutup bunu ümmetin önünde bir sorun ve çözülmesi gereken bir mesele olarak tutmaya devam edeceğiz Allah'ın izniyle.' diye ekledi.

11. ve 12. yüzyılda, yani Kudüs işgal altındayken İslam ümmetinin siyasi ve sosyolojik durumu ile günümüz İslam dünyasının siyasi ve sosyolojik durumunun birbirine yakın olduğuna işaret eden Sağlam, 'Biz ümmet parçalanmış, dağınık bir durumdayken Selahaddin ümmeti nasıl bir araya getirdi? Ve ümmetin yönünü nasıl Kudüs'e ve Mescid-i Aksa'ya yöneltti? Bunun araştırılmasını ve bu konuda günümüze de yol ve yöntemleri taşımak için inşallah bu çalışmaları sürdüreceğiz.' dedi.

'Mescid-i Aksa'nın siyonistler tarafından işgal altında bulunması ümmetin uykusunu kaçırması lazım'

İslam tarihinde, Kudüs işgal altındayken Nureddin Mahmud Zengi'nin hiç gülmediğinin, hiç tebessüm etmediğinin aktarıldığını hatırlatan HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı İshak Sağlam, 'Ki bu, Selahaddin Eyyubi'ye de adım atılan dönemdi. Kudüs işgal altındayken hiç gülmedikleri ve tebessüm etmedikleri söyleniyor. Kudüs gibi bir mescit, Müslümanların ilk kıblesi, yeryüzünde inşa edilen ikinci mescit olan Mescid-i Aksa'nın siyonistler tarafından işgal altında bulunması ümmetin uykusunu kaçırması lazım. Bir gününü boş geçirmemesi lazım ki bu yükten, bu zilletten ümmet nasıl kurtulur? Bunun yol ve yöntemlerini araştırmak lazım. Bizim bu çalışmalarımız inşallah bu yol ve yöntemleri arama ve bulma çalışmaları olacaktır.' değerlendirmesinde bulundu. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA