İzmir’de son günlerde etkili olan yağışların ardından pazarcı esnafı zor günler geçiriyor. Esnaf, yağışların hem ürün tedarikini zorlaştırdığını hem de satışları ciddi şekilde düşürdüğünü ifade ediyor. Açık pazar yerlerinin yetersizliğine dikkat çeken esnaf, kapalı pazar alanlarının bir an önce yapılmasını talep ediyor.
Esnaf, artan mazot ve gübre fiyatlarının da maliyetleri yükselttiğini, bunun da doğrudan tezgâh fiyatlarına yansıdığını belirtti.
Emrah Çakır
“Kapalı pazar yeri istiyoruz”
Esnaflardan Emrah Çakır, kapalı pazar yeri eksikliğinin en büyük sorunlardan biri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Şu anda kapalı pazar yeri olmadığı için çok sıkıntı çekiyoruz. Kapalı pazar yeri istiyoruz. Müşteriler, açık olunca tercih etmiyor. Yağışlar olduğu için istediğimiz zaman mahsul oluşmuyor. Bir de ihracat olduğu için fiyatlar yüksek. Ürün geç oluştuğu için ve ayrıca ihracat olduğu için vatandaşa indirimli şekilde yansıtamıyoruz. Kapalı bir ortam olsa müşteriler gelir, işlerimiz artar. Yağmurda işlerimiz azalıyor. Bunu da belediyenin yapması gerekiyor. Maliyetler yüksek, şu an kış dönemi olduğu için her şey seradan geliyor ve bu da fiyatlara yansıyor. Bunun önlemi de çiftçiye ve üretime destek vermektir.”
Erhan Çalıkılıç
“Yağmur ve maliyetler işleri yarıya düşürdü”
Erhan Çalıkılıç ise yağışların ve artan maliyetlerin doğrudan etkilediğini ifade ederek, “İster istemez bizleri etkiliyor. Yağmur sebebiyle, savaşın da etkisiyle maliyetler yüksek oluyor. Mazot olsun, diğer giderler olsun, ister istemez yansıyor ve zam oluyor. Yağmurdan dolayı işler yarı yarıya düşüyor. Pazarlarımız açık, kapalı olmasını istiyoruz. Bu şekilde devam etmesini istemiyoruz, yeni bir düzen istiyoruz. Fiyatlar da savaştan dolayı artış gösteriyor.” diye konuştu.
Halit Akgün
“Ürün az geliyor, fiyat artıyor”
Diğer bir esnaf Halit Akgün, yağışların ürün arzını düşürdüğünü belirterek şöyle konuştu:
“İster istemez yağış olduğunda, özellikle çileği söylersem, tarlada olduğu için toplanamıyor. Toplanamadığı için piyasaya az ürün giriyor. Bu da arz-talep dengesini etkileyerek fiyatların artmasına neden oluyor. Geçen hafta Çağla Badem'de de aynı durumu yaşadık. O bölgede fırtına ve yağmur vardı, az gelince fiyatlandı. Yağmurlu havalarda pazar yerlerimiz modern ve kapalı olmadığı için müşteri talebi de düşüyor. Mazotun yüksek olması da ayrı bir etken. Sebze haline ve tarlaya gidip gelirken maliyetler artıyor. Bu da ister istemez sıkıntı oluşturuyor. Vatandaştan tepki alıyoruz ama yine de hayatımızı idame ettiriyoruz."
Eyüp Yağan
“Tezgâhlarımızı kendi imkânlarımızla koruyoruz”
Eyüp Yağan ise pazar yerlerindeki altyapı eksikliğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bizleri çok etkiliyor. Şu anda burada gördüğünüz çatıyı kendi imkânlarımızla yaptık. Belediyenin yapması gerekirken biz yapıyoruz. Mallarımızı yağmurdan korumaya çalışıyoruz. Aydın’da çilek piyasasını etkileyen en büyük etken yağmur. Yağmurdan dolayı çilek toprağa batıyor ve zarar görüyor. Kapalı pazar yeri ile açık pazar yeri arasında çok fark var. Yağışlarda müşteri sayısı yarı yarıya düşüyor.”
Hasan Cengiz
“Çiftçi zararını bu yıl gördü”
Hasan Cengiz ise üreticilerin büyük zarar gördüğünü ifade ederek, “Çarşamba ve cuma günü pazara çıktık, mahsullerin yarısını sattık, yarısını satamadık. Bu durum halka da yansıyor çünkü pazara gelmiyorlar. Biz üretici olduğumuz için faydasını seneye göreceğiz ama zararını bu sene çok gördük. Seralarımız su içinde kaldı, sel bastı. Çiftçi olarak zor günler yaşadık. Mazot fiyatları sürekli artıyor. 50 kiloluk gübre bin 500-2 bin TL olmuş, yetiştiremiyoruz. Nakliye maliyeti ürünün önüne geçti. Bu da halka yansıyor. Vatandaş tepki gösteriyor ama bizi de anlamalarını istiyoruz.” diye konuştu.
Özlem Sezgin
“Yağışlar hem üretimi hem satışı zorlaştırıyor”
Özlem Sezgin de ürün temininde yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek şunları dile getirdi:
“Yağmurlar çok olduğu için köyden mal getirmekte zorlanıyoruz. Tarlalar su altında kaldı. Mahsulleri getirmekte zorlanıyoruz. Fiyat artışları çok fazla, mazot yüksek. Burada satış yapmakta da zorlanıyoruz. Müşterilerle karşı karşıya geliyoruz. Yağışlı havalarda işlerimiz daha da zorlaşıyor. Tezgâhımızın üstüne kendi imkânlarımızla çatı yaptık. Tarla su altında kalınca maliyetler yükseliyor.” (İLKHA)

