Kulak çınlaması, her yaştan bireyde görülebilen ve günlük yaşamı olumsuz etkileyebilen yaygın sağlık sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilen bu durum, bazı kişilerde uyku düzenini bozarken dikkat ve yaşam kalitesini de düşürebiliyor. Erken dönemde yapılacak değerlendirme ise altta yatan nedenin belirlenmesi ve uygun tedavinin planlanması açısından önem taşıyor.
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op.Dr. Zeynep Sayar, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, kulak çınlamasının tek başına bir hastalık olmadığını, birçok kulak ve sistemik rahatsızlığın belirtisi olabileceğini belirtti.
Sayar, kulak çınlamasında tedavinin altta yatan nedene göre planlandığını ve spesifik bir ilaç tedavisinin bulunmadığını ifade etti.
Kulak çınlamasına yol açan başlıca faktörler nelerdir?
Kulak çınlamasının (tinnitus), yüzde 90'ında dışarıda herhangi bir ses gelmediği hâlde kişinin kafa ve kulağında uğultu, çınlama ve hışırtı duyma durumu olduğunu belirten Sayar, 'Bu duruma tinnitus denilir. Bazen başka kişiler tarafından da duyulan kulak çınlaması olabilir. Kulak çınlaması tek başına bir hastalık değildir. Bazı hastalıkların belirtisi olabilir. Bu durumda iki sebep vardır. Kulaktan kaynaklı ve sistemik sebepler öne çıkıyor. KBB polikliniğinde en sık görülen sebep kulak kiridir. Orta ve iç kulak enfeksiyonları, travmalar, ani işitme kayıpları ve yüksek sese maruziyet olabilir.' diye belirtti.
'Yüksek ses, ilaçlar ve kronik hastalıklar çınlamayı tetikliyor'
Yüksek sese maruziyet kronik bir rahatsızlık olabildiğini vurgulayan Sayar, 'Kişinin devamlı yüksek sesli bir yerde çalışıyor olması gibi nedenlerdir. Ani işitme kayıpları, baş dönmesiyle birlikte iç kulağın şişmesine bağlı durumlar olabilmektedir. Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar, iç kulaktaki işitme sistemine zarar vererek kulak çınlamasına neden olabilir. Yaşa bağlı işitme kayıpları çınlamaya sebep olmaktadır. Çene eklemi bozuklukları çınlamaya etkiliyor. En sık görülen metabolik sebeplerdir. Metabolik sebepler arasında diyabet, tiroid, vitamin eksikliği, kansızlık, demir eksikliği, hipertansiyon, beyin, böbrek ve damar hastalık durumları olabilir.' dedi.
Kulak çınlamasında tanı süreci nasıl ilerliyor?
Kulak çınlaması tanısında hastadan ayrıntılı bir anamnez öykü alındığını ifade eden Sayar, 'Meslek ve hastalıkları sorgulanıyor. 'Uzun süreli hastanede yatmasını gerektiren durumlar oldu mu? Yüksek dereceli antibiyotikler kullanıldı mı? Ani ve yüksek sese maruziyeti var mı?' diye sorgulanıyor. Ayrıntılı bir şekilde kulak burun boğaz muayenesi yapılır. Daha sonra işitme testlerine geçiliyor. İşitme testi yaptıktan sonra da tedavide sonuca gitme açısından duyduğu sesin frekansı ve şiddeti belirlenmeye çalışılacak. İşitme kaybı tek taraflı ve çınlama var ise mutlaka MR çekilmesi gerekli olacaktır.' şeklinde konuştu.
'Kulak çınlamasında ilaç tedavisi yoktur'
Hastanın sebebine yönelik tedaviyle başlandığını aktaran Sayan, 'Vitaminsizlik, diyabet ve tansiyon gibi hastalıklar varsa düzeltmeye gidilecek. Sigara, alkol ve kafeinden uzak durulacak. Düzenli bir uykuyu kesinlikle öneriyoruz. Çınlama hastaları çok fazla rahatsız ediyor. Uyku düzenini bozabiliyor. Çınlamanın negatif etkilerini azaltıcı bir takım psikoterapi yöntemlerini öneriyoruz. İşitme kaybı varsa işitme cihazlarını öneriyoruz. Çünkü cihaz hastanın çınlamasını bastırıyor. Kulak çınlamasında spesifik ilaç tedavisi yoktur. Erken başlangıçlı çınlamalarda, iç kulağa giden kan akımını artırıcı ilaçlar alınabilir.' diye konuştu. (İLKHA)





