Mardin’in Artuklu ilçesinde bulunan Tarihi Çarşı’da uzun yıllardır marangozluk ve inşaat ustalığı yapan 71 yaşındaki Suphi Duyan, çocuk yaşta başladığı marangozluk mesleğini, hayatını, ustalarından gördüğü ahlakı, ticaret anlayışını ve hayat felsefesini İLKHA muhabirine değerlendirdi.

Çocuk yaşta başladığı meslek hayatında ustalarından aldığı ahlak, edep ve çalışma disiplininin kendisini bugünlere taşıdığını belirten Duyan, gençlere önemli nasihatlerde bulunarak, hayatın anlamına dair dikkat çekici değerlendirmeler yaptı.

71 yaşındaki Suphi Duyan, mesleğe 7-8 yaşlarında çırak olarak başladığını belirterek şunları söyledi: “7-8 yaşındayken bu mesleğe başladım. Çırak olarak bu çarşıya geldim. Farklı ustaların yanında çalıştım. Hepsi de iyi insanlardı. Bana işi öğrettiler, ticareti öğrettiler. Ana dilim Arapça. Kürtçe ve Türkçe dillerini de öğrendim. Beni akrabamızın yanına verdiler. Ustam çok iyi bir insandı. Ona sürekli dua ediyorum. Ustam, yeteneği olan çocuklara dikkat ederdi. Elinden geldiğince işi bana öğretti. Ardından belli bir aşamaya geldim. Marangozluk mesleği o zamanlar çökmeye başladı. Ben de inşaata gittim. Marangozluğa yakın olan kalıpçı mesleğinde 35 sene çalıştım.”

Dindar bir ailede yetiştiğini belirten Duyan, eski yaşantı ile bugünkü yaşantıyı karşılaştırarak, “Ailem, dindar bir aileydi. Harama karşı, dinlerine bağlı bir şekilde hayatlarını idame ettiler. Bizler de bu yönde büyütüldük. Ayrıca eskiden çoğu yerde olduğu gibi mahalle sakinleri de dinlerine bağlı bir şekilde yaşardı. Şimdiki gençler gibi değil. Misal, eskiden bir genç komşusunu görünce, bir öğrenci öğretmenini görünce kenara çekilirdi. Sevgi vardı, saygı vardı eskiden. Şu an gençleri bitirdiler, yazık oluyor. Günümüzde bayanlar ellerinde sigara ile dolaşıyor. Eskiden öyle bir şey asla yoktu. Bu bölgede bu tür şeyler görülmüyordu. Hatta eskiden namaz kılmayana kız bile verilmezdi. Kız istemeye gidildiğinde, damada sorulan ilk soru ‘Namaz kılıyor musun?’ sorusu olurdu. Eğer kılmıyorsa kızı vermezlerdi. Günümüzde ise kız isteme esnasında ‘Dairesi var mı, arabası var mı?’ gibi sorular sorulmakta. Rızkı veren Allah’tır. Kişi yeter ki mücadele etsin. Gençleri bu uğurda bitirdiler.” şeklinde konuştu.

“Ustam, her işe başladığımızda ‘Bismillah’ dememizi isterdi”

Ustasından öğrendiklerini aktaran Duyan, “Ustamız bizleri kalp kırmadan, güzel bir dille eğitiyordu. Bizlere bir iş verdiğinde o işin üstünde duruyordu. Bize sürekli şu nasihatte bulunurdu: ‘Biz işi yaptığımız zaman önce kendimiz o işi beğeneceğiz. Ondan sonra müşteriye beğendireceğiz.’ Sürekli Allah’tan yardım dilememizi isterdi. Aynı zamanda her işe başladığımızda ‘Bismillah’ dememizi söylerdi.” dedi.

Duyan, iş ahlakı hakkında da konuşarak, “Yaptığımız iş el emeğidir. Dolayısıyla işimizi özenli yapmalı ve yapılan ürünleri aşırıya satmaktan kaçınmalıyız. Şimdikiler ise 10 liraya aldığı bir ürünü başka yere 20 liraya satarak yüzde yüz kâr ediyor. Bu nerede görülmüş bir şey? O kâr hırsızlık gibidir. Dinimizde yüzde yüz kâr haram olarak kabul edilmektedir. Ürünü alan ister fakir ister zengin olsun fark etmez. Kişi vicdanlı hareket etmelidir. Sadece dünya hayatı için çalışanlar ziyandadır. Kendilerine kötülük yapıyorlar. Fazla kazanç diğer dünyada pek işlerine yaramaz.” ifadelerini kullandı.

“Ne zaman ki Allah’a itaat ettim, o gün benim için bayramdır”

Hayata bakışını paylaşan Duyan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu an 71 yaşına bastım. Şu ana kadar hayattan hiçbir şey anlamadım. Ne zaman ki Allah’a itaat ettim, o gün benim için bayramdır. Yemek, içmek, mal, mülk bunlar hep geçici şeylerdir. Eğer o gün Allah’a ibadet etmişsem, aileme güzelce bakmışsam benim için en güzel gündür. Ve hep bugünün hesabını yarın nasıl vereceğimi düşünerek geçiriyorum. Çünkü bu dünya geçici, asıl baki olan diğer dünyadır. Sabahın erken saatlerinde dükkânı ‘Bismillah’ diyerek açıyor, Allah’a tevekkül ediyoruz. Bunu ailemizden ve ustalarımızdan böyle gördük. Gelen müşteriyi de mümkün mertebe güzel yüzle karşılıyoruz.”

“Gençlerin lüks hayatı, sahte hayatı kendilerini bir yerlere götüremez”

Tarihçi Erdem: İbrahim Anlaşmaları işgali meşrulaştırma sürecidir
Tarihçi Erdem: İbrahim Anlaşmaları işgali meşrulaştırma sürecidir
İçeriği Görüntüle

Gençlere nasihatlerde bulunan Duyan, “Şimdi gençlerin kendilerine çeki düzen vermeleri lazım. Eğlence hayatı, internet hayatı onlara gerçekten zarar veriyor. Bu tür hayatı idame eden kişi, bir bakmış 30 yaşına gelince ne evlilik yapmış ne de iş kurmuş oluyor. Ben 19 yaşında evlendim, 22 yaşında bir oğlum oldu. Oğullarım okudu, bir yerlere geldiler. Ancak günümüzde bir gence ‘Hayatın nasıl geçiyor?’ denildiğinde ‘Takılıyoruz’ cevabını verenler oluyor. Böyle olmaz. Biz hep yarın vereceğimiz hesabı düşünüyoruz. İnsan hep tefekkür etmeli. Dolayısıyla gençlerin lüks hayatı, sahte hayatı kendilerini bir yerlere götüremez. Kişi yolun sonunda pişman olacak ama o pişmanlık bir fayda sağlamayacak. Mardin’de marangoz ustası olarak toplamda 3 kişi kaldık. Ömrümüz yettiğince işimi sürdüreceğim. Başka yapacağımız bir şey de yok. Allah’a çok şükür.” şeklinde ifade etti.

Yarım asrı aşkın emekle ayakta duran Suphi Duyan, hem mesleğini yaşatmaya hem de gençlere ahlak, emek ve sorumluluk bilinci kazandırmaya çalıştığını belirterek, ömrü yettiğince marangozluğa devam edeceğini söyledi. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA